Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; defter ve belgelerinin istenilmesine ilişkin yazının şirketin iş yeri adresine tebliğe çıkarılması üzerine düzenlenen adres tespit tutanağında, mükellef/bilen kişi/muhtar imzasının bulunmadığı, aynı adrese ikinci kez yapılan tebligatta, adreste bulunamama, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması durum ve nedenlerine ilişkin herhangi bir tespit yapılmadığı, davacı şirketin kanuni temsilcisinin yerleşim yeri adresine çıkarılan tebligata ilişkin adres tespit tutanağında ise, yine mükellef/bilen kişi/muhtar imzasının bulunmadığı, aynı adrese ikinci kez çıkarılan tebligata ilişkin herhangi bir tespit tutanağının da düzenlenmediği dikkate alındığında, defter ve belge isteme yazısı davacı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden verilen süre içerisinde ibraz etmemeden söz edilemeyeceği, bu nedenle davacı şirketin vergi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında ve kesilen...
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Asıl davada, davacılar vekili; davalının sürücüsü olduğu motorsiklet ile, kusurlu biçimde, karşıdan karşıya geçiş yapamaya çalışan davacı ...'a çarpmasıyla oluşan kazada, davacının ağır biçimde yaralanıp hayati tehlike geçirdiğini, 2 kez beyninden ve 1 kez kolundan ameliyat olduğunu, tedavi sürecinin hala devam ettiğini, davacı ...'...
Davacı dava dilekçesinde; davalının ormanda kesim yaparken kesilen ağacın düşmesi sırasında kopan kablo nedeniyle uğradığı maddi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tazminini istemiştir. Davalı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece istemin kabulüne karar verilerek, hüküm altına alınan maddi tazminat miktarlarının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dava konusu edilen ve mahkemece benimsenen zarar haksız fiilden kaynaklandığına göre, hüküm altına alınan tazminat miktarlarının yasal faiz yerine avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmesi doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirecek nitelikte olmadığından 6100 sayılı HMK nın geçici 3.maddesi uyarınca, uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK.' nun 348/V11. maddesi uyarınca, kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir....
Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2016 tarihli iddianamesi ile dava açıldığı, sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyetine dair verilen kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2020/13288 E. 2020/15700 K. sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği, bu kez 11.02.2016 tarihinde temyiz incelemesine konu aynı tür bir başka eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanığın ilk eyleminden sonra, aynı gün yakalanması nedeniyle fiili kesintinin gerçekleştiği, sanığın bir hafta süre sonra yenilenen suç kastıyla ikinci eylemini gerçekleştirdiği gözetildiğinde fiili nedenle kesilen temadiden sonra sanığın gerçekleştirdiği her bir eylemin yeni bir suç işleme kararının icrası kapsamında ortaya çıktığından bağımsız ve ayrı bir suçu oluşturması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; iddianamede talep edilmediği halde, sanığa 5271 sayılı CMK'nın 226....
Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2016 tarihli iddianamesi ile dava açıldığı, sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyetine dair verilen kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2020/13288 E. 2020/15700 K. sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği, bu kez 11.02.2016 tarihinde temyiz incelemesine konu aynı tür bir başka eylemi gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanığın ilk eyleminden sonra, aynı gün yakalanması nedeniyle fiili kesintinin gerçekleştiği, sanığın bir hafta süre sonra yenilenen suç kastıyla ikinci eylemini gerçekleştirdiği gözetildiğinde fiili nedenle kesilen temadiden sonra sanığın gerçekleştirdiği her bir eylemin yeni bir suç işleme kararının icrası kapsamında ortaya çıktığından bağımsız ve ayrı bir suçu oluşturması nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; iddianamede talep edilmediği halde, sanığa 5271 sayılı CMK'nın 226....
Uyuşmazlık, karar düzeltmeye karşı yeniden bir kez daha karar düzeltme isteminde bulunulup bulunulamayacağına ilişkindir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 442. maddesi uyarınca aynı karar aleyhine bir defadan fazla karar düzeltme yoluna gidilemeyeceği gibi Yargıtay'ca verilmiş karar düzeltme isteminin reddine ya da kabulüne ilişkin kararlara karşı da karar düzeltme yoluna gidilemez. Dairemizin, karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararında maddi hata da bulunmayıp davacının ikinci kez karar düzeltme istediği anlaşıldığından, yukarıda açıklanan gerekçeyle ikinci karar düzeltme istemine ilişkin dilekçenin reddine karar verilmelidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının ikinci kez yaptığı karar düzeltme isteminin kanunda bu şekilde bir yasa yolu düzenlenmediğinden REDDİNE 04/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Buna göre, aynı döneme ilişkin ve aynı konuda olduğu anlaşılan dava konusu ihbarnamelerin Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2020/3509 sayılı dosyasında esasının incelendiği, davalı idarenin ikinci kez konusu ve içeriği aynı olan ihbarnameleri düzenlemek suretiyle davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından Vergi Dava Dairesince dava konusu ihbarnamelerin iptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum....
Davacı yüklenici eksik ödenen iş bedeli ile haksız kesilen cezaların iadesini talep etmektedir.Mahkemece yargılama sırasında iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan ... tarihli ilk bilirkişi raporunda sözleşmeye konu olan proje dışı imalâtlar toplamının 31.640,00 TL olduğu rapor edilmiş, bilahare alınan ... tarihli ikinci bilirkişi raporunda ilave iş bedelinin 10.257,00 TL, yükleniciden kesilen teknik personel cezası 5.500,00 TL ve işin %80 oranının altında tamamlanmasından doğan fark alacağının 1.034,35 TL olduğu rapor edilmiş ve mahkemece ikinci bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Taraflar arasında ... tarihinde imzalanan sözleşmenin 8.2.1. maddesinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi (YİGŞ) sözleşmenin eki olarak kabul edilmiştir....
Genel not ortalaması ikinci kez 100 üzerinden 65’in altına düşen öğrencinin ikinci anadal diploma programından kaydı silinir. (5) İkinci anadal lisans programına devam eden öğrenciye mezuniyet diploması ancak devam ettiği birinci anadal diploma programından mezun olması halinde verilebilir. (6) Çift anadal ikinci diploma programında öğrenim gören öğrencinin anadal programında almış olduğu ve eşdeğerlikleri kabul edilen dersler, not çizelgesinde gösterilir. (7) (Değişik:RG-18/3/2016-29657) Anadal diploma programından mezuniyet hakkını elde eden ancak ikinci anadal diploma programını bitiremeyen öğrencilerin öğrenim süresi ikinci anadal diploma programına kayıt yaptırdığı eğitim öğretim yılından itibaren 2547 sayılı Kanunun 44 üncü maddesinin (c) fıkrasında belirtilen azami süredir. (8) Çift anadal programından iki yarıyıl üst üste ders almayan öğrencinin ikinci anadal diploma programından kaydı silinir....
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; davacının 13.07.1997 tarihinde pres operatörü olarak çalıştığı işyerinde elini prese kaptırması neticesinde %12,1 oranında malul kaldığı, iş kazasının gerçekleşmesinde %20 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, 30.10.2015 tarihli hesap raporunda maddi tazminat alacağının 10.897,85 TL olarak tespit edildiği, davacı tarafın dava dilekçesinde 1.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminat isteminde bulunduğu, davacı tarafın 12.02.2012 tarihinde tazminat talebini ıslah ettiğini beyan ederek aynı tutarda tazminat talebinde bulunduğu ve 13.06.2013 tarihinde ise davayı ikinci kez ıslah ederek 5.000 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, davalı şirket vekilinin süresi içerisinde zamanaşımı def’ini ileri sürdüğü mahkemece ıslahın zamanaşımına uğraması nedeniyle dava dilekçesindeki istemle bağlı kalınarak karar verildiği anlaşılmaktadır....


