Köşkdereli davalı üçüncü kişi şirket lehine istihkak iddiasında bulunma hak ve yetkisine sahip olmadığından, geçerli bir istihkak iddiasının varlığından söz etmek mümkün değildir. Davalı 3. kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nin 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içinde yapılmış başkaca bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır. O halde davacı alacaklının İİK 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, 6100 sayılı HMK'nin 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 12/02/2015 tarihli haciz sırasında herhangi bir istihkak iddiasında bulunulmamış olup, davacı 3. kişi vekilinin icra dosyasına sunmuş olduğu, 17/02/2015 tarihli dilekçe içeriğinde istihkak iddiasında bulunduğu, bu nedenle İcra Müdürlüğünce istihkak iddiasına karşı itirazların sunulması hususunda İİK 96 maddesi gereğince alacaklı ve borçluya tebligat yapılması hususundaki kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı 3. kişi vekili tarafından masraf verilmediği için istihkak iddiasının alacaklı ve borçluya tebliğ edilmediği, istihkak prosedürü tamamlanmadığı için, 12/02/2015 tarihinde haczedilen malların iadesi yönündeki talebin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, karar şikayet eden vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Şikayet edenin İİK 97-99 maddelerinin uygulanmasına yönelik temyizi yönünden; İcra Mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği...
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; dava konusu haczin borçlunun tebligat adresinde yapılmadığı, borçlu ile davalı 3. kişi arasındaki akrabalık bağı ve işyeri devri bulunmasına rağmen takip konusu borcun kredi kartından kaynaklanan şahsi borç olması nedeniyle İİK 44 ve BK 179. maddenin uygulanamayacağı, haczin 3. kişinin adresinde ve huzurunda yapıldığından mülkiyet karinesinin 3. kişi yararına olup aksinin davalı alacaklı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK 99 ve devamı maddeleri gereğince alacaklı tarafından açılmış 3.kişinin istihkak iddiasının kaldırılması istemine ilişkindir....
Mahkemece somut olayın özelliğine göre ispat külfetinin kime ait olduğu değerlendirilerek ve taraf delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2- Öte yandan istihkak iddiası üzerine, İcra Müdürlüğü'nce İİK 97. maddesinde belirtilen prosedür uygulanıp dosya İcra Mahkemesi'ne gönderilmediğinden, alacaklının açtığı istihkak iddiasının reddi davasında sadece davanın reddine veya kabulüne karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, re'sen takibin devamına yönelik karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı 3. kişinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,taraflarca HUMK'nun 388/4....
Anılan karara istinaden alacaklı vekilinin talebi ile İcra Müdürlüğü 7.1.2021 tarihli kararı ile, alacaklı vekiline 30.10.2019 tarihli İİK 99 maddesi gereğince 3. kişi şirket adresinde yapılan 23.10.2019 tarihli hacze ilişkin olarak İİK 99 maddesi gereğince 7 gün içinde istihkak davası açmak üzere süre verilmesine karar verilmiştir. İİK’nin 99. maddesinde: “Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine İcra Mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde İcra Mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır....
Dava, İİK 99 v.d. maddelerine göre açılmış taşınır haczinden kaynaklanan istihkak iddiasına ilişkindir. İcra dosyasının incelenmesinde; İcra Müdürlüğünün 23/02/2015 tarihli kararı ile İİK'nin 99. maddesi hükmü gereğince davacı alacaklıya dava açmak üzere 7 günlük süre verildiği ve davanın iş bu karar tarihinden itibaren yedi gün içerisinde açıldığı görülmektedir. Bu koşullarda Mahkemece, davanın yasal süresi içinde açıldığı nazara alınarak toplanacak delillerin sonucuna göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, süresinde açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir....
Hukuk Dairesi, 28.12.2020 tarih ve 2020/1436 E. 2020/3067 K. sayılı kararı ile özetle; “Yargıtay 8.HD nin 2018/8821 E-2018/13498 K sayılı kararında açıklandığı üzere, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkına dayalı olarak ileri sürdüğü istihkak iddiasına alacaklı tarafın itiraz etmesi üzerine takibi yapan İcra Müdürlüğü’nce icra dosyası takibin devamı veya ertelenmesi konusunda karar verilebilmesi için hemen bağlı bulunduğu İcra Mahkemesine gönderilir. İcra Mahkemesince, dosyadaki mevcut duruma göre İcra Müdürlüğünün İİK 97. maddesi uyarınca, prosedürün işletilmesi talebinin reddi ile, İİK 99. maddesine göre işlem yapılması gerektiğinden bahisle dosyayı İcra Müdürlüğüne gönderilmesine dair karar verilmesi mümkündür. Haciz adresinin ödeme emri tebliğ adresi olmadığı, haciz sırasında borçlunun hazır olmadığı, mülkiyet karinesinin istihkak iddiasında bulunan 3....
Kişinin istihkak iddiasının reddi gerektiği gerekçesi ile 2004 sayılı İİK' nın 97. Maddesine dayalı istihkak davasının reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Bilindiği üzere; Yargıtay'ın bozma ilamına uyulmasına karar verildiği takdirde, mahkeme artık bu uyma kararı ile bağlıdır. Mahkeme bozma kararına uygun yeni bir karar vermek zorundadır. Çünkü bozmaya uyma kararı ile bozma yararına olan taraf açısından usule ilişkin kazanılmış hak doğmuş olur. Somut olayda, Mahkemece uyulan bozma ilamında davanın alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkin olduğu ve davanın kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmesine karşın bozmanın aksine İİK' nın 97. Maddesine dayalı istihkak davasının reddine karar verilmesi hatalı olmuş,bozmayı gerektirmiştir....
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delilere göre, dava konusu haciz adresinin borçlunun takip konusu bonolarda bildirdiği adres olduğu, baba-oğul olan davalıların aynı işi yaptığının Vergi dairesi Müdürlüğünün yazısından anlaşıldığı, tanık beyanıyla davalı 3.kişinin, borçlu ve dava dışı diğer oğlu ile birlikte çalıştığının ifade edildiği, İstanbul 2.İcra Müdürlüğünün 2010/22288 sayılı takip dosyasından 10.8.2010 tarihinde aynı adrese hacze gidildiği bu haciz sırasında istihkak iddiasında bulunulmadığı, dava konusu haczin borçlunun adresinde yapıldığının sabit olduğu gerekçesiyle davacının İİK 99 maddeye dayalı istihkak davasının kabulüne, takipte 3.kişinin iddiasının kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delilere göre, dava konusu haciz adresinin borçlunun takip konusu bonolarda bildirdiği adres olduğu, baba-oğul olan davalıların aynı işi yaptığının Vergi dairesi Müdürlüğünün yazısından anlaşıldığı, tanık beyanıyla davalı 3.kişinin, borçlu ve dava dışı diğer oğlu ile birlikte çalıştığının ifade edildiği, İstanbul 2.İcra Müdürlüğünün 2010/22288 sayılı takip dosyasından 10.8.2010 tarihinde aynı adrese hacze gidildiği bu haciz sırasında istihkak iddiasında bulunulmadığı, dava konusu haczin borçlunun adresinde yapıldığının sabit olduğu gerekçesiyle davacının İİK 99 maddeye dayalı istihkak davasının kabulüne, takipte 3.kişinin iddiasının kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir....


