WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Davalı üçüncü kişi vekili, duruşmada ki beyanında tarafların tacir olmadığını İİK 44. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece toplanan delillere göre: vergi levhası ekranında borçlu adresinin sorgulanmasında aynı adreste 3. kişinin de aynı tarihlerde faaliyette bulunduğunun görüldüğü, Mahkemenin 2011/873 Esas sayılı dosyasının 16.04.2013 tarihli celsesinde 3. kişinin hazır olup borçludan işyerini devraldığını beyan ettiği, aile şirketleri şeklinde mağazaların sürekli el değiştirmesi, birbirini takip eden tarihler ve evraklar nazara alındığında alacaklıdan mal kaçırılmaya çalışıldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak iddiasının reddi” davası niteliğindedir....

Dava, İİK'nun 99.maddesine dayalı olarak alacaklının açtığı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Somut olayda,17/01/2014 ve 20/01/2014 tarihlerinde yapılan hacizlerde icra müdürlüğünce davacı alacaklıya İİK madde 99 uyarınca istihkak davası açmak üzere 7 günlük süre verildiği, daha sonra haczedilen mallar hakkında değerlerinin tespiti için dosyanın bilirkişiye verilmesi nedeniyle, alacaklı vekiline istihkak iddiası için icra tetkik mercine müracaat süresinin dosyanın bilirkişi tarafından icra müdürlüğüne tesliminden itibaren başlatılmasına karar verildiği anlaşılmıştır....

Davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır. O halde davacı alacaklının İİK 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yaran bulunmadığından, 6100 sayılı HMK nın 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi ile karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesinde yer alan "...(2) Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur..." düzenleme gözetilerek davalı 3. kişi yararına maktu vekaelt ücreti takdiri gerekirken, davanın esastan reddi ile davalı yararına nispi vekalet icreti takdiri hatalı olmuştur....

Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; dava konusu haczin davacı 3. kişinin şube adresinde ve borçlunun yokluğunda yapıldığı, borçlunun tebligat adresinin haciz adresinden farklı olduğu, davacı ile borçlu şirket ortakları aynı soyismi taşımaları ile akraba olsalar da şirketler arasında bağlantıyı gösterir belge sunulamadığı, organik bağ bulunmadığı, icra müdürlüğünce haczin 97/a maddesine göre yapılmasının doğru olmadığı, İİK 99. madde gereğince davanın alacaklı tarafından açılması gerektiği ancak mevcut delillere göre dava İİK 97. maddeye göre açılmış ise de ispat külfetinin yerdeğiştirmesine neden olmayacağı, alacaklı tarafından mahcuzların borçluya ait olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, mahcuzların davacıya aidiyetine hacizlerin kaldırılmasına yasal şartlar oluşmadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

A R A R Alacaklı vekili; 19/09/2017 tarihinde borçlunun talimatta bildirilen adresinde uygulanan hacizle ilgili olarak istihkak iddiasında bulunulması üzerine, İİK 99. maddesi uygulanarak taraflarına istihkak davası açmak üzere süre verilmesine ilişkin kararın 06/10/2017 tarihinde öğrenildiğini, İİK 97. maddesi uygulanması gerekirken, İİK 99. maddesinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, şikayetin kabulü ile kararın kaldırılmasına, İİK 97. maddesi uygulanarak takibin devamına, istihkak iddiasında bulunan 3.şahsa istihkak davası açmak üzere süre verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, haciz yapılan adresin ödeme emrinin tebliğ adresinden farklı bir adres olduğu, haciz esnasında borçlunun haciz mahallinde olmadığı, bu nedenle haczin üçüncü kişinin huzurunda yapıldığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, alacaklı vekilince İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. ......

Şikayet; ilgili haciz işleminin İİK 99. madde kapsamında yapılan bir haciz olması konusunda karar verilmesini talep ederiz.” ifadelerinin yer aldığı, Mahkemece, davayı niteleme görevinin hakime ait olduğu, buna göre davacının davasının haczedilmezlik şikayeti ve İİK 99. maddeye göre işlem yapılmasına yönelik şikayet olduğu belirlenerek şikayetlerin reddine karar verildiği, kararın temyiz edildiği ve halen kararın kesinleşmediği tespit edilmiştir. Tüm bu bilgiler ışığında; özellikle temyize konu dava dosyasındaki talep sonucu ile usulden ret kararına dayanak ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin dosyasındaki talep sonucunun değerlendirilmesi neticesinde, temyize konu davanın bir istihkak davası, ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2013/1109 Esas, 2015/137 Karar sayılı dosyasının ise haczedilmezlik şikayeti ve İİK'nun 99. maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik şikayet dosyası olduğunun kabulü gerekir....

İcra mahkemesince, dosyada ki mevcut duruma göre icra müdürlüğünün İİK 97. maddesi uyarınca, prosedürün işletilmesi talebinin reddi ile, İİK 99. maddesine göre işlem yapılması gerektiğinden bahisle, dosyanın icra müdürlüğüne gönderilmesine dair karar verilmesi mümkündür. Somut olayda, Mahkeme gerekçesinde mevcut duruma göre İcra Müdürlüğünün İİK 97. maddesi uyarınca prosedürün işletilmesi talebinin uygun olmadığına, İİK 99. maddesine göre işlem yapılması gerektiğine dair bir kabul bulunmamasına rağmen, İİK 97/6. maddesine aykırı olarak 3. kişi yerine alacaklı tarafa dava açmak üzere süre verilmesi doğru görülmemiştir. 3-İİK’nun 97. maddesinin 3. fıkrası: "Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan 36'ncı maddede gösterilen teminat alınır.” ve 4. fıkrası ise; “Teminatın cins ve miktarı mevcut delillerin mahiyetine göre takdir olunur." hükmünü içermektedir....

Dairemizin 17.11.2016 tarih 2016/ 20079 E. 2016/ 15770 .... sayılı ilamı ile; temyize konu kararın, İİK 363. maddesi kapsamına girmeyip kesin nitelikte bulunduğundan temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, davacı alacaklı vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur. Dava, alacaklının memur muamelesini şikayeti ile terditli olarak açtığı İİK’nun 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Mahkemece davacının şikayet talebinin reddine karar verildiğine göre 2. (terditli) talep hakkında da karar verilmesi gerekmektedir. İstihkak davalarına İİK.nun 97/11. maddeleri hükmünce genel hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır....

Bu durumda, davalı 3. kişi bankanın 03.08.2015 tarihli haciz müzekkeresine karşı, takip borçlusunun kendisinden olan alacağı üzerinde rehin hakkı bulunduğuna dair beyanı, İİK'nun 96/1 uyarınca istihkak iddiası niteliğinde olup, mahkemece eldeki davanın İİK 99. maddesi uyarınca istihkak iddiasının reddi davası olarak görülüp sonuçlandırılması gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 28.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada alacaklının haczin İİK’nın 96-97 inci maddesine göre yapılması talebine ilişkin şikayet ile birleşen davada alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK’nın 96, 97 ve 99. maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup üçüncü kişinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....

UYAP Entegrasyonu