Mahkemece, haciz yapılan adresteki işyerinin vergi levhasının üçüncü kişiye ait olduğu, borçluya ait işyerinin vergi levhasının üçüncü kişi adına olmasının muvazaalı işlem olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve istihkak iddiasının reddine karar verilmiş, hüküm davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir Dava, alacaklının İİK 99. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. 1.HMK'nin 297. maddesinde, hükmün hangi hususları kapsayacağı sayılmış olup, anılan maddenin 2. fıkrasında, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Somut olayda aynı takip dosyasında 05.02.2015 tarihinde; "... Mah, ... Cad. No:45/D ... " adresinde yapılan hacizde üçüncü kişi ...; "... Mah. ... Blv. No:27/A ... " adresinde yapılan hacizde ise diğer üçüncü kişi ... istihkak iddia etmiştir....
K A R A R 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalılar ...,.....ve ......'ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Uyuşmazlık, İİK.'nun 99. maddesine dayalı alacaklının 3. kişininin istikkak iddiasının reddi istemine ilişkindir. İstihkak davaları İİK.'nun 97/11 ve HUMK.'nun 512. maddeleri gereği genel hükümlere göre görülür ve 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 16. maddesi ile 1 sayılı tarifedeki nispi esas üzerinden harca tabidir. Hal böyle olunca mahkemece alacak tutarı ile haczedilen dava konusu malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden %054 oranında hesaplanacak nispi karar ve ilam harcı alınması gerekirken, davalının maktu harçla sorumlu tutulması usul ve yasaya da aykırı isede, temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın kamu düzenine ilişkin bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılması gerektirmediğinden HUMK.'...
Bu maddeye dayalı olarak borçlunun veya ipotek alacaklısının şikayette bulunma hakkı vardır. Takip dosyasında taraf olmayan üçüncü kişinin ise, İİK'nun 83/c maddesine göre haczedilmezlik şikayetinde bulunması mümkün değildir. Somut olayda, şikayetçi icra takibinde taraf olmadığı gibi, ipotek alacaklısı olduğuna ilişkin bir iddiası da bulunmadığına göre, İİK'nun 83/c maddesine dayanarak haczin kaldırılmasını isteyemez. Şikayetçi, haczin kaldırılmasını ancak istihkak davası açarak talep edebilir ise de, istihkak davası açtığı da anlaşıldığından başvurunun istihkak davası olarak nitelendirilmesi de mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, takipte taraf olmayan üçüncü kişinin şikayetinin yukarıda açıklanan nedenlerle reddi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir....
İnceleme konusu Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar, alacaklının İİK. 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkin olup, yukarıda sözü edilen Yargıtay Büyük Genel Kurulu İş Bölümü kararına göre, belirgin biçimde Dairemizin inceleme alanı dışında kalmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin görevi içine girmektedir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 60. maddesi gereğince dosyanın görevli Yargıtay 8. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 23/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İnceleme konusu Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar, alacaklının İİK. 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkin olup, yukarıda sözü edilen Yargıtay Büyük Genel Kurulu İş Bölümü kararına göre, belirgin biçimde Dairemizin inceleme alanı dışında kalmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin görevi içine girmektedir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 60. maddesi gereğince dosyanın görevli Yargıtay 8. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 23/09/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, somut olay bakımından İİK 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin aksinin davacı üçüncü kişi tarafından mı yoksa davalı alacaklı tarafından mı ispat edilmesi gerektiği, burada varılacak sonuca göre istihkak iddiasının kanıtlanıp kanıtlanamadığı noktasında toplanmıştır. Genel ispat kuralını düzenleyen 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 97/a ve 99. maddelerinde ise alacaklı ve üçüncü kişiler yararına bazı yasal karinelere yer verilmiştir. Kanun’un 97/a maddesi ile, “…Bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur....
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; Vergi Dairesinden gelen yazıda istihkak iddia eden ...'ın 24.09.2013 tarihinde haciz yapılan adreste faaliyete başladığının belirtildiği, takibin dayanağı çekin keşide tarihinin 09.11.2013 olduğu, istihkak iddia eden ... tarafından, takibin dayanağı borcun doğumundan önce 24.09.2013 tarihinde işe başlandığı, haciz yapılan işyerinde borçluya ait herhangi bir belgeye veya evraka rastlanılmadığı, ayrıca davacı tarafından haczedilen menkullerin .//.. borçluya ait olduğuna dair yeterli ve inandırıcı bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklı tarafından İİK'nun 99. maddesi uyarınca istihkak iddiasının reddi talebiyle açılmıştır....
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; dava konusu malın 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu gereğince takip dışında tutulmasına 1.6.2007 tarihinde karar verildiğinden ve verilen bu karar kesinleşmiş olduğundan davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece 3.3.2011 tarihli ek kararla temyiz talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; ek karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacaklı tarafından İİK 99.madde gereğince açılmış 3.kişinin istihkak iddiasının kaldırılması istemine ilişkindir. İcra Mahkemesinin istihkak davası yargılaması sonucunda verdiği nihai kararlar tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde temyiz edilebilir (İİK 363/1). Tefhimden itibaren temyiz süresinin başlayabilmesi için kısa kararın HUMK'nun 297. maddesine uygun olması gerekmektedir....
Mahkemece bozma ilamına uyularak tefrik edilen bu dosyada iddia, savunma, toplanan delillere göre; haczin davacı 3. kişi şirket adresinde yapıldığı, davacı 3.kişi ile borçlu şirketin ayrı tüzel kişiliklere sahip olduğu, ortaklarının aynı olması nedeniyle davacı 3. kişinin mallarının haczedilemeyeceği alacaklının haciz yapılan otelde çalışmadığı gerekçesiyle esas davanın kabulüne 17.05.2007 tarihinde haczedilen menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına, davalı alacaklının kötü niyetli olmadığı anlaşıldığından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın reddine karar verilmiş hüküm davalı, birleşen davanın davacısı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince 3. kişi tarafından açılmış istihkak davası ile İİK 99. madde gereğince alacaklı tarafından açılmış istihkak iddiasının kaldırılmasına ilişkindir. Takibin dayanağı borç, davalı-davacı (alacaklı) ...'...
Dava, alacaklının İİK 99.maddesine göre açtığı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Mahkemece; borçlunun ilamsız icra takibine itiraz etmesi üzerine, takibin durduğu, ancak takip tarihinden sonra, ihtiyati haciz kararı alınarak bu karar doğrultusunda .... kişiye ait işyerinde haciz işlemi yapıldığı, borçlu vekili tarafından süresinde borca ve ferilerinin tamamına itiraz edildiği halde, alınan ihtiyatı haciz kararı uyarınca yapılan menkul haczinin geçerli bir haciz olmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. ... .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/10833 sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yolu ile takip başlatıldığı, borçlu vekili tarafından ........2012 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, alacaklı vekilinin talebi üzerine ... .......


