Şirketleri arasında organik bağ bulunduğuna dair kararın Yargıtay onama ilamı ile kesinleştiğini, üçüncü kişi tarafından sunulan deliller hacizden sonraki tarihli olup, her zaman düzenlenebilecek nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi nin 05.06.2018 tarihli ve 2018/31 Esas, 2018/1440 Karar sayılı kararı ile; Yargıtay tarafından onanmasına karar verilen Karamürsel İcra Mahkemesinin 2011/133 Esas, 2012/129 Karar sayılı kararı uyarınca borçlu Şirket ile ...... Makine Ltd.Şti arasında organik bağ bulunduğu, istihkak iddiasının muvazaalı olduğunun sabit olduğu, üçüncü kişinin mülkiyeti ispat için dava dışı ...... Makine Ltd....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi ve davalı alacaklı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili dava dilekçesi ile, Bursa 11.İcra Müdürlüğünün 2008/4311 Esas sayılı dosyasından, borçlu şirketin davacı bankada bulunan hesabındaki 16.500.95 TL'na haciz konulduğunu, oysa borçlunun davacı bankadan aldığı kredi nedeniyle borcu bulunduğundan, Kredi sözleşmeden doğan rehin ve hapis hakları gereğince borçlunun hesabında bulunan paranın, bankaya blokeli olduğunu belirterek, İİK’nun 96 ve devamı maddeleri gereğince hesaptaki para üzerine konulan haczin kaldırılması istenilmiştir. Davalı alacaklı vekili, hesap kat edilmeden rehin hakkının kullanılmayacağından haksız açılan davanın reddini savunmuştur....
Somut olayda, şikayetçi tarafından, haczedilen menkullerin, haciz işleminin yapıldığı tesisin ayrılmaz parçası oldukları iddia edildiği gibi, üçüncü kişi banka lehine rehinli/ipotekli oldukları da ileri sürülmüştür. Öte yandan; ilk derece mahkemesince takip dosyasındaki toplam alacağın ödendiği gerekçesi ile haczin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş ise de; şikayete konu İcra Müdürlüğünün 2017/993 Esas sayılı takip dosyasından yapılan 16/03/2018 tarihli dosya hesabı sonucu bakiye 47,71 TL borcun bulunduğu görülmektedir. O halde, bölge adliye mahkemesince, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda, İİK'nun 83/c maddesi kapsamında, işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istinaf talebinin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
plakalı araç üzerindeki haczin kaldırılması istemine ilişkindir.Mahkemece, 6183 sayılı Kanun'un 79. maddesi gereğince itiraz süresinin üzerinden 1 yıldan fazla zaman geçtiği, haciz yazısının davacı şirkete 14/05/2013 tarihinde tebliğ edildiği, tebliği alan kişinin de davacı şirketin sigortalı çalışanı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir ve bu karar dairemiz 08.03.2016 tarih ve 2016/4030 Esas ve 2016/3842 Karar sayılı ilamı ile davacının üçüncü kişi kabul edilerek davanın menfi tespit davası olarak nitelendirilerek işin esasına girilerek karar verilmesi için bozulmuş olup, bozma sonrası mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir....
GEREKÇE: Talep, bonoya dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, alacağın rehinle teminat altına alınıp alınmadığı ve ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. İhtiyati haciz isteyen tarafça, 21/12/2023 keşide, 12/07/2024 vade tarihli 26.000,000,00 TL bedelli bononun ödenmediğinden bahisle, ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece talep kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden tarafından, alacağın rehinle temin edildiği iddiasıyla ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir....
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre; haciz adresine ilişkin ticaret sicil, vergi kaydı ve kira sözleşmesinin davalı üçüncü şahıs adına olduğu,haczin davalı borçlunun yokluğunda 3.kişinin yetkilisinin huzurunda yapıldığı, kira sözleşmesinin takip tarihinden önce ve işyerindeki makinalara ilişkin olup haczedilen çöp torbası ve plastik malzemenin davalı 3.kişiye ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK 99 madde gereğince alacaklı tarafından davalı 3.kişinin istihkak iddiasının kaldırılması istemine ilişkindir....
Sonradan tapu iptal ve tescil kararına dayalı olarak taşınmazın maliki olan 3. kişinin, haczin kaldırılması için, Hukuk Genel Kurulu'nun 13.06.2001 tarih ve 2001/12-461 E. - 2001/516 K. sayılı kararı ve Dairemizin süreklilik arzeden içtihatları doğrultusunda genel mahkemede mülkiyet hakkına dayalı olarak dava açması gerekir. Bu nedenlerle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle şikayetin kabulü yönünde hüküm kurulması doğru değildir. SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 15.02.2023 tarih ve 2022/1404 E. 2023/390 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), ... 13....
KARŞI TARAFIN İTİRAZLARININ ÖZETİ: Karşı taraf ... vekili, talep eden ile müvekkili arasında herhagi bir borç ilişkisinin bulunmadığını, 01/10/2021 tarihli bononun ciro edildiği şahıs ile talep eden vekili tarafından dosyaya sunulan vekaletnamede vekil eden kişinin aynı olmadığını, ilgili vekaletname üzerinden yapılan iş ve işlemlerin kaldırılması gerektiğini, takibe dayanak senede bakıldığında ilkin alacaklının .......
Burada üçüncü kişinin fiilini üstlenen/taahhüt eden (garanti veren), bu yöndeki iradesini üçüncü kişinin temsilcisi sıfatıyla değil kendi nam ve hesabına yapmakta, başkasının fiilini kendi adına üstlenerek fiilin gerçekleşmemesi hâlinde oluşacak olan zarardan kaynaklanan sorumluluğu üzerine almaktadır. Bu sebeple fiili üstlenilen/taahhüt edilen üçüncü kişi sözleşmenin tarafı olmayıp sözleşmenin hukukî sonuçlarından üçüncü kişi değil, sözleşmelerin nisbîliği ilkesi gereği onun fiilini üstlenen/taahhüt eden sorumlu olur. Dolayısıyla üçüncü kişinin fiilini üstlenme/taahhüt niteliğindeki bir sözleşmenin bağlayıcılığı, fiili taahhüt edilen kişinin belirli bir yönde davranmayla yükümlü olmasına bağlı değildir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı üçüncü kişinin mütemmim cüz iddiasının ispat edilemediği, hukuki nitelendirmenin hatalı olmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde üçüncü kişi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Üçüncü kişi vekili, iflas kararının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerektiğini, mahcuzların müvekkiline ait menkullerin mütemmim cüz niteliğinde olduğunu, Mahkemece buna dair bir inceleme yapılmadığını belirterek şikayetin kabulüne karar verilmesini istemiştir. C....


