reddini istemiş, karşı davanın kabulü ile tarafların zina, haysiyetsiz hayat sürme ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesine ve erkek yararına yasal faizi ile birlikte 100.000,00 TL maddî, 600.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. 2.... erkek vekili 20.09.2022 tarihli duruşmada davanın terditli olduğunu öncelikle zina, mümkün olmazsa haysiyetsiz hayat sürme ve mümkün olmazsa evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma talep ettiklerini belirtmiştir....
DAVA Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalı erkeğin N.Ö. isimli bir kadınla imam nikahı kıydığını, kadınla ve ortak çocuklarıyla ilgilenmediğini, şiddet uyguladığını, kadına ters ilişki tekliflerinde bulunduğunu belirterek, öncelikle zina nedeniyle, aksi kanı halinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, ortak çocukların velâyetinin annesine verilmesine, ortak çocuklar Lokman ve Sare yararına ayrı ayrı aylık 2.000,00'er TL tedbir, iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 2.000,00 TL tedbir, yoksulluk nafakası ile 500.000,00 TL maddî, 500.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme: Uyuşmazlık açılan boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikteki geçimsizlikte kusurun kimden kaynaklandığı, erkek lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminatın yasal koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarları, zina hukuki sebebi ile açılan kadının birleşen boşanma dava dosyasında erkeğin zinasının gerçekleşip gerçekleşmediği, kadının sunduğu deliller yönünden eksik araştırma ve eksik inceleme yapılıp yapılmadığı, hukuka aykırı bir delilin hükme esas alınıp alınmadığı noktasında toplanmaktadır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı, 194 üncü, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 161 inci maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar...
CEVAP 1.Davalı-karşı davacı kadın vekilinin boşanma davasına verdiği 15.02.2016 tarihli cevap ve karşı boşanma dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin erkek tarafından, şahsi eşyalarının alınmasına dahi izin verilmeden aldatıldığı ileri sürülerek müşterek evden kovulması nedeniyle ailesinin yanına sığındığını, müvekkilinin o tarihten itibaren eşinin tehdit ve hakaretlerine maruz kaldığını, ortak çocuğu almaya gittiklerinde annesi ile birlikte eşi ve eşinin kardeşinin fiziksel şiddetine maruz kaldıklarını, müvekkilinin başka bir erkekle cinsel birliktelik yaşamadığını, yaşanılan olaylar nedeniyle çöküntü yaşadığından ve kendisine destek verecek kimsenin olmaması nedeniyle bahsi geçen kişiyle arkadaşlık kurduğunu, ancak bunun arkadaşlıktan öte boyuta geçmediğini, hiçbir şekilde eşinin hayatına kastetmediğini, liken hastalığı nedeniyle doktor tarafından yazılan ve davacı tarafça zehir olduğu ileri sürülen ilacın müvekkilince yıllardır kullanıldığını, geçimsizlikte müvekkiline yüklenebilecek...
DAVA 1.Davacı kadın vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; erkeğin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, evliliğin kendisine yüklediği manevi görevleri yerine getirmediğini, küfürlü konuştuğunu iddia ederek; tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, çocuk yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile yasal faizi ile birlikte 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata, dilekçede belirtilen ziynet alacağının aynen iadesine aksi taktirde şimdilik yasal faizi ile birlikte 2.000,00 TL bedele hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davacı kadın vekilinin 31.10.2019 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava dilekçelerinde boşanma sebebini evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayandırdıklarını ancak davalarını bütünüyle ıslah ettiklerini, tarafların öncelikle zina hukuki nedenine dayalı olarak boşanmalarını mümkün...
DAVA 1.Davacı-davalı kadın vekili dava ve karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; erkeğin, hakaret ve küfür ettiğini, fiziksel şiddet uyguladığını, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve .. isimli kadınla birlikte yaşadığını iddia ederek; zina hukuki nedeniyle, mümkün olmaz ise evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocukların velayetin annelerine verilmesine, ortak çocukların her biri yararına aylık 750,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına kadın yararına aylık 750,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddî, 150.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II....
(MK.185/III) Bu yükümlülüğün ihlali halinde diğer eş TMK 161 maddesine dayalı olarak zina nedenine dayalı boşanma davası açar ve bu davada MK 174/2 maddesinde düzenlenen manevi tazminat isteminde bulunabilir. Böyle bir boşanma davası açarak eşinden tazminat alan kişinin manevi zararı karşılanmış demektir. Boşanma davası açmayan eş, sadakat yükümlülüğüne uymayan eşi affetmiş demektir. Affeden eş manevi tazminat isteminde bulunamaz. Diğer yandan boşanma davası açmakla birlikte hangi sebeple olursa olsun eşinden bu nedenle manevi tazminat istemeyen eşin durumuda aynıdır. Davalı eş ile ilişkide olan 3. kişinin durumuna gelince; boşanma davasıyla eşinden manevi tazminat alan davacı manevi tazminatın "tekliği ve bölünmezliği" ilkesi gereğince 3. kişiden tazminat isteyemeyeceği gibi bu tazminatı "sadakat" yükümlülüğü olan eşinden istemeyen, istemeyi ihmal eden davacı elbetteki 3. kişiye yönelemez....
Davacı taraf her ne kadar öncelikle özel boşanma sebebi olan zina nedeni ile boşanma davası açmış ise de; davacı bu davasında delil olarak davalının kendisine gönderdiğini mesaj kayıtlarına dayanmıştır. Mesaj içerikleri ve mesajın 28.04.2017 tarihinde gönderilmesi dikkate alındığında dava tarihi ve daha önce feragat ile sonuçlanan davada dikkate alınarak MK.nun 161/2 maddesinde yer alan altı aylık hak düşürücü süre geçtiğinden zina nedenine dayalı olarak açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı yine MK.nun 162 nci maddesi kapsamında hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma talebinde de bulunmuş ise de; bu boşanma sebebi özel ve mutlak bir boşanma sebebi olup, davranışlarının yeterli ağırlığının olması, doğrudan karşı tarafın kişiliğine yönelik hakaretin tecavüz kastıyla yapılın ağır derecede olması gereklidir....
nedeniyle boşanmalarına, tarafların zina nedeniyle boşanmalarına karar verildiğinden erkeğin pek kötü veya onur kırıcı davranış ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma talepleri hususunda karar verilmesine yer olmadığına, sosyal inceleme raporu içeriği, çocuğun anne yanında kalıyor olması gerekçeleri ile, müşterek çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile çocuk arasında kişisel ilişki tesisine, tarafların sosyal ekonomik durumları, çocuğun yaşı, ihtiyaçları dikkate alınarak çocuk için 750,00 TL tedbir ve 1.000,00 TL iştirak nafakasına, kişilik haklarına saldırı nedeniyle erkek lehine 25.000,00 TL manevî tazminata, maddî tazminat talebinin reddine ve kadının boşanma davasının ise sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir....
İlk Derece Mahkemesinin İkinci Kararı İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2021/115 Esas, 2021/441 Karar sayılı kararı ile; davacı-davalı kadının evlilik birliği içinde başka bir erkekle cinsel birliktelik yaşadığı, kadının zina eylemini öğrendikten sonra davalı-davacı erkeğin eşine şiddet uyguladığı, evlilik birliğinin devamı sırasında yedi kez işten çıkışının olduğu, sürekli bir işinin olmadığı ve evin ihtiyaçlarını karşılamadığı, evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet veren olaylarda davacı-davalı kadının ağır kusurlu, davalı-davacı erkeğin ise hafif kusurlu olduğu gerekçesi ile davacı-davalı kadın tarafından açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, davalı-davacı erkeğin pek kötü ve onur kırıcı davranış nedenine dayalı boşanma talebinin reddine, zina nedenine dayalı boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, davacı-davalı kadın yararına takdir...


