Aile Mahkemesinin 2013/135 esas-2014/515 karar sayılı dosyasında tarafların karşılıklı açtıkları Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı boşanma davaları görülmekte iken kadının zina nedenine dayalı olarak başka bir boşanma davası daha açtığı, bu dosyanın da taraflar arasında görülmekte olan ... 2. Aile Mahkemesinin 2013/135 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği ve bu dosyada verilen hükmün temyizi üzerine; Dairemizin 29.06.2015 gün ve 2014/25198 esas. 2015/13802 karar sayılı ilamıyla kadının birleşen zina sebebine dayalı boşanma davası hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmediğinden bahisle hükmün bozulmasına, tarafların asıl ve karşı boşanma davaları ve ferilerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür....
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar vermek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davada zina sebebine dayalı boşanma istemi ile terk hukuki sebebine dayalı boşanma isteminin reddine, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma isteminin kabulüyle tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine karar verilmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkek eşin kadına karşı açtığı zina hukuki nedenine dayalı boşanma davasını ispat edemediği, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri taraflardan beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının, ........
Kanunu’nun 166/1. maddesi gereğince kabulü ile tarafların TMK 166/l.maddesi uyarınca boşanmalarına, kadının zina, erkeğin pek kötü ve onur kırıcı davranış sebebine dayanan boşanma talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ortak çocuk ergin olduğundan velayeti ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, ortak çocuğa bağlanan nafakanın ergin olması nedeniyle kaldırılmasına, taraflar eşit kusurlu olduğundan tarafların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, verilen karar taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince, davalı-karşı davacı erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı-karşı davalı kadının kusur tespiti ile lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmemesine yönelen istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının tümüyle kaldırılmasına, kadının zinaya dayalı boşanma talebi ile erkeğin pek kötü ve onur kırıcı davranış sebebine dayalı boşanma taleplerinin ayrı ayrı reddine,...
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacıların şirket ortağı olduğunu, şirketin büyük ortağı olan ... tarafından dava dışı ...’e pay devri yapıldığını, aile şirketine aile dışından birisinin ortak yapıldığını, ...’nun resmi eşi ... olduğunu, ... ile ... arasında ... tarafından açılan zina nedeniyle boşanma davasının devam ettiğini, ...'un ...'...
DAVA Davacı kadın vekili dava ve cevaba cevap dilekçesinde;tarafların 1980 yılında evlendiklerini, bu evliliklerinden ergin üç çocuklarının bulunduğunu, davalının T.G. isimli kadınla eşini aldattığını ve halen birlikte yaşadıklarını, davalının bu kadından U.E. isimli çocuğunun olduğunu ve bu çocuğu tanıma yoluyla nüfusuna kayıt ettirdiğini, davalının iddialarının gerçek olmadığını ve kabul etmedikleri gibi davalının affedilmesinin söz konusu olmadığını beyanla, davalının zina eylemi nedeniyle tarafların boşanmalarına, müvekkili yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 500.000,00 TL maddî ve 500.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, ortak çocuğun velâyetinin kendisine verilmemesi, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden; davalı-karşı davacı mirasçısı tarafından ise katılma yoluyla; davalı-karşı davacı müteveffa erkeğin kusurlu olduğunun tespitine yönelik kurulan hüküm yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava; kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası, karşı dava ise; erkek tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesinde düzenlenen zina hukuki nedenine dayalı boşanma davasıdır. Yargılama sırasında davalı-karşı davacı erkek ...'...
(MK.185/III) Bu yükümlülüğün ihlali halinde diğer eş TMK 161 maddesine dayalı olarak zina nedenine dayalı boşanma davası açar ve bu davada MK 174/2 maddesinde düzenlenen manevi tazminat isteminde bulunabilir. Böyle bir boşanma davası açarak eşinden tazminat alan kişinin manevi zararı karşılanmış demektir. Boşanma davası açmayan eş, sadakat yükümlülüğüne uymayan eşi affetmiş demektir. Affeden eş manevi tazminat isteminde bulunamaz. Diğer yandan boşanma davası açmakla birlikte hangi sebeple olursa olsun eşinden bu nedenle manevi tazminat istemeyen eşin durumuda aynıdır. Davalı eş ile ilişkide olan 3. kişinin durumuna gelince; boşanma davasıyla eşinden manevi tazminat alan davacı manevi tazminatın "tekliği ve bölünmezliği" ilkesi gereğince 3. kişiden tazminat isteyemeyeceği gibi bu tazminatı "sadakat" yükümlülüğü olan eşinden istemeyen, istemeyi ihmal eden davacı elbetteki 3. kişiye yönelemez....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı-karşı davalı kadının geçimsizliğin meydana gelmesinde evliyken başka erkeklerle sevgili gibi mesajlaşmalar ve konuşmalar yaparak güven sarsıcı eylemlerde bulunduğu, bu haliyle tam kusurlu bulunduğu, tam kusurlu eşin de boşanma davası açamayacağı gerekçesiyle, davacı-karşı davalı kadının boşanma davasının reddine; davalı-karşı davacı erkek tarafından her ne kadar 4721 sayılı Kanun'un 161 inci maddesindeki zina nedenine dayalı boşanma talep edilmiş ise de, zina nedenine dayalı boşanma kararı verilebilmesi için davalının evlilik sürerken eşi dışındaki karşı cinsten biriyle cinsel ilişkiye girdiğinin inandırıcı delillerle kesin olarak kanıtlanmasının gerektiği; her ne kadar tanık olarak dinlenen tarafların ortak kızları tarafından davacı-karşı davalı kadının telefon görüşme ve mesaj kayıtlarında başka erkeklerle evli bir kadına yakışmayacak şekilde görüşmeler yaptığı beyan edilmiş ise...
dava dilekçesinde bildirdiklerine ilave olarak zina hukuksal nedenine dayalı boşanma olarak ıslah etmiştir....


