"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, ... Köyü, ... tepesi mevkiinde buluanan taşınmaza yönelik davalı ...'nın Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davacı açtığını, mahkemece davacı yararına zilyetlik şartlarının oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiğini ve hükmün onanarak kesinleştiğini, dava konusu olan taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tapuya tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece açılan davanın kısmen kabulü ile fenni bilirkişi ......
in kullanımındadır" şerhi yazılarak tutanak düzenlendiği, itiraz üzerine komisyonca dava konusu 109 ada 184 parsel sayılı taşınmaz için davalı ... kullanımında olduğu, 109 ada 197, 198 ve 114 ada 181 parsel sayılı taşınmazların ise davalı ... kullanımda olduğu şerhi yazılarak davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiği, davacı ... ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adının kullanıcı olarak yazılması istemi ile eldeki davayı açtığı, yargılama sırasında, davacı ... ...’in vefat etmesi nedeni tereke temsilcisi ile davaya devam edildiği, dava konusu taşınmazların, 24.12.2013 ve 07.11.2013 tarihlerinde, lehlerine kullanım şerhi bulunan davalılar ... ve ...’e 6292 sayılı Kanun uyarınca satıldığı, davacının 27.12.2017 tarihli celse de şerhe ilişkin davanın konusuz kaldığı davaya zilyetlik tespit yönünden devam edilmek istendiğini belirttiği, Mahkemece de zilyetliğin tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır....
Davacı ..., irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak 129 ada 29 parsel aleyhine tapu iptali ve tescil davası açmış, müdahil ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya müdahil olmuş ve davalının sınırlarını her yıl genişlettiği iddiasında bulunmuştur. Mahkemece dava konusu taşınmaza komşu 129 ada 28 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağı ile dayanak belgeleri getirtilmemiş, bu taşınmazın maliklerinin kim olduğu, buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın sınır uyuşmazlığından kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz....
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritaları, arazi kadastro paftası ile makiye ayırma tutanaklarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli taşınmazın tamamının 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken, 1952 yılında makiye ayrıldığı, 1963 ve 1970 yıllarında yapılan genel arazi kadastrosunda ise orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1981 yılında orman sınırları içinde aplike edilerek, 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu işlemin 06.04.1981 tarihinde ilan edilerek 06.04.1982 tarihinde kesinleştiği, 2. madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların 310 parsel sayısıyla 30.06.1992 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edildiği belirlenerek, ... tefrik komisyonunun yasada öngörülen sayı ve nitelikte elemanı bulunmadığı...
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne dair yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Dava, TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkindir. Dava konusu edilen taşınmaz bölümü, 2002 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında dere yatağı vasfında olması nedeniyle tespit harici bırakılan yerlerdendir. Davacı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik hukuki nedenine dayanarak tescil isteğinde bulunmuştur....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava, kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Yargıtay Büyük Genel Kurulunun işbölümüne dair 23.01.2020 tarihli ve 2020/1 sayılı Kararı ile davanın niteliği gereği temyiz inceleme görevi Yargıtay 16. Hukuk Dairesi tarafından yapılmış; bu karara karşı HUMK’nun 440. maddesi gereği karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun işbölümüne ilişkin 02.07.2021 tarihli ve 2021/211 sayılı Kararı uyarınca davanın niteliğine göre temyiz inceleme görevi Dairemize ait ise de; işbölümünü düzenleyen Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 2020/1 ve Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 2021/211 sayılı Kararın ortak hükümler başlığı altında 3. madde gereğince karar düzeltme istemlerinin temyiz incelemesini yapan Daire tarafından yapılması gerektiğinden dosyanın Yargıtay 1. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 07/10/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Kadastro tespitine itiraz davalarında tesbit ve taşınmazın zilyedi adına tescil edilebilmesi için tesbit tarihine kadar çekişmesiz ve aralıksız 20 yıllık zilyetlik süresinin dolması gerekir. Çekişmeli taşınmaz 1956 baskı tarihli memleket haritasında kısmen yeşil renkli çalılık, makilik ve fundalık alan olarak gözüktüğüne göre, 1966 yılında yapılan kadastro tesbit tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı süre dolmamıştır. Tesbit tarihinden sonra taşınmazın üzerindeki çalılık, makilik ve fundalık bitki örtüsünün kaldırılması, davacı yararına bir hak sağlamaz. Taşınmazın kısmen yeşil renkli bölümü üzerinde 766 sayılı Kanunun 33, 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddelerinde yazılı imar-ihya ve zilyetlikle kazanma süre ve koşulları gerçekleşmemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 112 ada 6, 7 ve 117 ada 4 parsel sayılı sırasıyla 5.959,97, 2.233,96 ve 12.148,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 112 ada 6 ve 7 parseller emlak kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği; 117 ada 4 parsel ise vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ... irsen intikal, paylaşma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tereke adına tescil istemi ile dava açmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu Mehterler Köyü çalışma alanında bulunan 131 ada 6 parsel sayılı 21561,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla eşit hisselerle davalılar ... ve ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, davalıların taşınmaz üzerinde zilyetliklerinin bulunmadığı ve çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir....
Dava, iddianın ileri sürülüş şekli ile Dairemizin bozma ilamında da açıklandığı üzere, terditli olarak ,asli talebinin, TMK'nin 713/2. fıkrasında yer alan “ … maliki 20 yıl önce ölmüş …” hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil; bu talebin kabul edilmemesi halinde ise TMK'nin 724. maddesi kapsamında temliken tescil istemine ilişkindir. 1.TMK'nin 713/2. fıkrasında yer alan “ … maliki 20 yıl önce ölmüş …” hukuki sebebine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil talebi yönünden; 3402 sayılı Kadastro Kanunun 33/3.maddesine göre genel hüküm niteliğindeki 18/2.maddesi gereği orta malları, hizmet malları, ormanlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup da bir kamu hizmetine tahsis edilen yerler ile kanunları uyarınca Devlete kalan taşınmaz mallar, tapuda kayıtlı olsun olmasın kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemez. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 588. maddesi gereğince; sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığının veya ona düşen miras payının...


