DAVA TÜRÜ :Tescil Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık ve hüküm * kazandırıcı zamanaşımına dayalı taşınmazın tapuya tescili istemine ilişkin olup inceleme görevi Yargıtay 8. Hukuk Dairesine aittir. S O N U Ç : Dosyanın görevli Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 18.12.2006 (Pzt.)...
Ancak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde, aynı çalışma alanı içerisinde belgesiz zilyetliğe dayalı olarak bir kimsenin sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar taşınmaz mal iktisap edebileceği öngörülmüştür. Dosya içerisinde bulunan Kadastro Müdürlüğü’nün 18.01.2011 tarihli yazısı ekinde gönderilen senetsiz defteri ve burada belgesiz zilyetlik yolu ile edinildiği belirtilen taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının incelenmesinde, aynı çalışma alanı içerisinde belgesiz zilyetlik yolu ile edinilebilecek taşınmaz miktarı kadar yerin davacı ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca belgesiz zilyetlik yoluyla edinilebilecek taşınmaz miktar sınırlaması göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 08.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davacı, zilyetliğe dayalı olarak çekişmeli taşınmaz bölümünü evvelki malikinden satın aldığını ve 20 yılı aşkın bir süredir kullandığını, TMK madde 713/1'deki iktisap şartlarının lehine oluştuğunu ileri sürerek adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacının, aynı dava dilekçesi ile aynı satın alma senedine dayalı olarak, aynı iddialarla açtığı tescil davasının, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/206 Esas, 2001/62 Karar sayılı kararı ile "taşınmazın tespit dışı bırakılma tarihi olan 1993 yılı ile davanın açıldığı 1999 yılı arasında yasanın aradığı 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap süresinin dolmadığı" gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 714. maddesinde "kazandırıcı zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında, kesilmesinde ve durmasında, Borçlar Kanunu'nun zamanaşımına ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır" hükmüne yer verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 154/2....
Mahkemece, çekişmeli 101 ada 90 parsel sayılı taşınmazın 23.06.2014 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu 101 ada 90 parsel sayılı taşınmaz, ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ... ve davacı tanıkları, çekişmeli taşınmaz bölümünün 30-35 yıldır tarım arazisi olarak kullanıldığını beyan etmişlerdir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., ....Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle 19.12.2013 tarihinde dava açmıştır. Dava konusu taşınmazın da içinde bulunduğu tescil harici taşınmaz bölümü 27.8.2014 tarihinde idari yoldan 855 parsel numarasıyla ham toprak vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., ... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava konusu edilen taşınmaz kısmının köy yolu içerisinde kaldığı ve yolun zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava, TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı tescil isteğine ilişkindir....
Dava konusu 45 ada 2 parsel sayılı taşınmaz 8.11.1957 tarihinde kesinleşen kadastro işlemleri sonucunda....kızı (1/3), Mehmet: İbrahim oğlu (1/3) (ibrahim evlatları .... ölüdür) adlarına tapuya tescil edilmiştir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde, yargılama aşamalarındaki beyanlarında, davada TMK'nun 713/2. maddesindeki hangi nedene dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunduğu açıkça belirtilmemiş, Mahkeme gerekçesinde de TMK’nun 713/2. maddesinde yazılı üç sebepten hangisine göre talebin değerlendirildiği ve hüküm kurulduğu anlaşılamamıştır. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir....
DAVA TÜRÜ : TESCİL KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacılar ... ve ... 18.08.2010 havale tarihli dava dilekçesinde; adlarına tespit ve tescil edilen 109 ada 46, 47 ve 48 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün kadastro tespiti sırasında yol olarak bırakıldığı iddiası ile yol olarak bırakılan bölümün kendi parsellerine ilave edilmek sureti tescili istemi ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir....
Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen bozma ilamı ile “davacı gerçek kişiler yararına 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı, ayrıca çekişmeli taşınmazın halen taşlık ve kayalık vasfında olup imar ihyanın da bulunmadığı" belirtilerek davacı ve müdahil gerçek kişilerin temyiz itirazları red edilmiştir. Söz konusu hüküm dayalı Hazinenin temyiz itirazları üzerine bozulmuştur....
orman sayılan yerlerden olmadığı ve tapu kaydının kapsamında kalmadığının belirlenmesi halinde bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması“ gereğine değinilmiştir....


