WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

un, kendisi dahil Gedikdere Köyünde yaşayan herkesin ... kiracısı olduğunu beyan ettiği, bu nedenle davacıların dava konusu taşınmazlarda asli zilyet, davalıların ise feri zilyet olduğunun kabulü gerektiği, davacı ... ve müştereklerinin dava konusu taşınmazlarda nizasız fasılasız 20 yılı aşkın bir süredir zilyet oldukları " gerekçesiyle, davacı ..., ... , ..., ... mirasçıları ve ...'ın davalarının kabulü ile çekişmeli 752, 772, 780 ve 784 parsel sayılı taşınmazların tespit tutanakları iptal edilerek her bir parsel toplam 13440 pay kabul edilmek suretiyle 6720 payının miras payları oranında ... mirasçıları adına, 3360 payının miras payları oranında ... mirasçıları adına, 3360 payının da ... adına tapuya tesciline, 784 sayılı parsel üzerindeki bina ve muhtesatın davalı ...'a ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve diğerleri vekili tarafından ve 784 parsel sayılı taşınmaza ilişkin muhdesat şerhi yönünden davacı ... ile ......

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, noterde re’sen düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. Kaynağını Türk Borçlar Kanunu'nun 29 uncu maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanunu'nun 237 inci maddesi ile Türk Medeni Kanunu'nun 706 ncı ve Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmî şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür....

KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 89,95 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

KARAR Açıklanan...sebeplerle; Temyiz...olunan...İlk...Derece...Mahkemesi...kararının...6100.......Kanun'un...Geçici...3...üncü...maddesi...yollaması...ile...1086.......Kanun'un...428...inci...maddesi uyarınca...BOZULMASINA, 1086.......Kanun'un...440/I...maddesi...gereğince...Yargıtay...ilamının...tebliğinden...itibaren...15...gün...içinde...karar...düzeltme...yoluna...başvurulabileceğine, Peşin...harcın...istek...halinde...temyiz...edenlere...iadesine, Dosyanın...İlk...Derece...Mahkemesine...gönderilmesine, 04.12.2023...tarihinde...oy...birliğiyle...karar...verildi....

Şöyle ki, davacı, 60 yıldır taşınmazı zilyet ettiğini ve taşınmazın murisinden intikal ettiğini iddia etmiştir. Davacının dava dilekçesinde belirttiği hususlar ile ilgili kesin süre verilerek davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeyle karar verilemez. 3....

Somut olayda dosya arasında yer alan bilirkişi raporları, mahallinde alınan beyanlar ve bilirkişi raporlarının ekinde yer alan görüntülerden; çekişmeli taşınmaz bölümünün umumi yol olmadığı, batısında yer alan umumi yolun devamında yer alan ve köylünün müşterek kullanımında olmayan "köy boşluğu" mahiyetinde olduğu, bu nitelikte bir yerin 3402 sayılı Yasa'nın 14. maddesi uyarınca iktisabı mümkün ise de, dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların davacının zilyetlik iddiasını ispata elverişli beyanlarının olmadığı, kaldı ki davacı tanıklarının beyanlarında dahi çekişmeli bölüm üzerinde sürdürüldüğü iddia olunan zilyetliğin "gübre dökmek ve odun yığmak" suretiyle tezahür ettiğinin anlatıldığı, bir an için davacının çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde zilyetliğinin var olduğu kabul edilse dahi, bu şekilde sürdürülen zilyetliğin ekonomik amaca uygun zilyetlik olarak kabulünün mümkün olmadığı, öte yandan bilirkişi raporlarına göre davacıya ait taşınmaz ile çekişmeli taşınmaz bölümünün toprak yapısı...

Bu nedenle, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde imar-ihyanın gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise hangi tarihte gerçekleştiği belirlendikten sonra davacının, bu tarihten dava tarihine kadar 20 yıl süreyle ekonomik amaca uygun zilyet olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Harita mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan raporda; 1948-1985 tarihli hava fotoğrafında çekişmeli taşınmazda tarımsal faaliyetin olmadığı, 1999 tarihli hava fotoğrafında ise taşınmaz üzerinde bağ çubuklarının ve meyve ağaçlarının bulunduğu belirtilmiş, ancak taşınmazda imar-ihyaya ve tarım arazisi olarak kullanıma ne zaman başlanıldığı açıklanmamıştır. Ziraatçı bilirkişi tarafından hazırlanan raporda ise, taşınmaz üzerinde sadece 2-3 yaşlarında muhtelif sayı ve çeşit ağaçların bulunduğu belirtilmiştir....

Hukuk Dairesinin 08.10.2020 tarihli ve 2017/616 Esas, 2020/4094 Karar sayılı ilamı ile; "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu açıklanarak davacı tanığının taşınmazın davalıya oturması için mirasbırakan tarafından verildiğine ilişkin beyanının göz ardı edildiği, tanık ve bilirkişilerin çekişmeli taşınmazın bir kısmını davacı bir kısmının davalıya verildiği, taraflarca zilyet edildiğine dair beyanları bulunmasına rağmen fen bilirkişisinden bu hususu açıklar mahiyette rapor alınmadığı, çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ve niteliğinin kesin olarak belirlenmediği, yeniden keşif yapılarak bu eksikliklerin giderilmesi gerektiği belirtilerek..." karar bozulmuştur. C....

Köyü çalışma alanında bulunan, dava konusu 118 ada 7 parsel ... taşınmaz, 9.249,26 metrekare yüzölçümü ile mera vasfıyla orta malı olarak tespit edilmiştir. 2.Davacı, dava konusu 118 ada 7 parsel ... taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, taşınmazın miras yolu ile kendisine intikal ettiğini, murisleri ile birlikte 60-70 yıldır zilyet olduklarını, 30 yıl kadar önce de taşınmaz üzerine ev yaptığını belirterek, tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir. 3.Asli müdahiller ..., ..., ... ve ... vekili, vekil edenlerinin dava konusu taşınmazı 90 yılı aşkın süredir kullandığını belirterek, davaya müdahale talebinde bulunmuştur. II....

Bu maddelerde düzenlenen davalar ile, zilyet; zilyetliğinin bir hakka dayandığını ispat külfetine katlanmadan yalnızca zilyetliğini öne sürerek, sulh mahkemelerinde dava açar ve bu mahkemelerde uygulanan basit yargılama usulünün sağladığı kolaylıklardan yararlanır. Zilyet, zilyetliğinin arkasında bulunan nesnel veya kişisel bir hakka dayandığında ise dava, bir hak davası niteliğini kazanır; o takdirde mahkemenin görevi, yalnız zilyetliğin korunması davasından farklı olarak, dava olunan şeyin değerine göre belirlenir. Diğer taraftan, ...'ye ait taşınmaz mal üzerine, izinsiz olarak, hafif yapı niteliğinde olmayan yapı kuran zilyetlerin, arsa maliki ...'den başka kişiler aleyhine açtıkları davalar, arkasında barındırdığı bir hakka dayanmakla, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 8/II-3. madde ve fıkrasında yazılı zilyetliğin korunması davası olmayıp, temelinde bir hak davasıdır....

UYAP Entegrasyonu