Yastığı Çıkmazında yer alan taşınmaz üzerinde davacıların uzun süredir zilyet olduklarını, davacılardan ...'in zamanında zilyetlik satış sözleşmesi ile taşınmazı ...'dan satın aldığını ve uzun süredir zilyetliklerini koruduklarını, müvekkillerinin 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) yararlanarak taşınmazı doğrudan satın alma hakkına sahip olduğunu belirterek taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkilleri adına bedelsiz olarak tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taşınmazın tapuda orman vasfıyla kayıtlı 2127 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükme karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, Beykoz 1....
Dosya kapsamında; davacının uzun yıllardır davaya konu taşınmaza zilyet olduğu daha önceki açılan davalarda sabit olsa da, mevcut davada 2006 yılında davaya konu taşınmaz üzerindeki ürünün, davalı tarafından toplandığı ispatlanamamıştır. Mahkemece sûbut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/01/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi....
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 5.3.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Davacı; 126 ada 9 parsel sayılı arsanın maliki ve zilyedi olduğunu, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan arazilerin ölçüm çalışmaları sırasında çalışmalardan haberdar olmadığı için ölçümün kendi adına değil de, sahibi olmadığından bahisle Hazine adına yapıldığını, taşınmazı satın aldığı 13.01.2001 tarihinden itibaren malik sıfatı ile zilyet olduğunu belirterek, tapu kaydının iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Dava, dava dışı idare ile davalı şirket arasında imzalanan ve davalı şirket lehine, dava dışı idarenin maliki olduğu 1385 parsel sayılı taşınmaz üzerinde irtifak hakkı tesisini içeren ön izin sözleşmesi ve eki niteliğindeki taahhütnamenin iptali istemine ilişkindir. Dava konusu 1385 sayılı parselin tapu kayıtları incelendiğinde dava dışı Hazineye ait taşınmaz olduğu tartışmasız olmakla, dosya kapsamındaki tüm belgeler ve tanık beyanları değerlendirildiğinde, davacının ecrimisil ödeyerek anılan Hazine taşınmazına zilyet olduğunun kabulü gerekmektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı, çekişmeli taşınmazın niteliğinin belirlenmesi ve taşınmaz üzerinde sürdürüldüğü iddia olunan zilyetliğin başlangıç tarihi ile ekonomik amaca uygun olarak sürdürülüp sürdülmediğinin tespiti için gerekli olan hava fotoğrafları getirtilip yöntemince uygulanmadığı açıklanarak; tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden...
Mahallesi çalışma alanında 2011 yılında yapılan kadastro sırasında, 292 ada 2 parsel sayılı 1.697,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle fındık bahçesi vasfıyla İhami Kara adına; 296 ada 9 parsel sayılı 10.340,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle fındık bahçesi vasfıyla, 297 ada 6 parsel sayılı 19.648,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle kargir bir katlı ev ve fındık bahçesi vasfıyla, 300 ada 10 parsel sayılı 3.062,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle kargir bir katlı ev ve fındık bahçesi vasfıyla ... adına; 296 ada 11 parsel sayılı 7.457,36 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle fındık bahçesi vasfıyla, 296 ada 13 parsel sayılı 1.786,06 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle ahşap bir katlı ev ve fındık bahçesi vasfıyla, 297 ada 2 parsel sayılı 2.502,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedenle kargir iki katlı...
İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde, “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.” Kadastro Kanunu’nun 15. maddesinde, “Tapuda kayıtlı taşınmaz malların malikleri veya bunların mirasçıları arasında, tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların ise ondördüncü madde gereğince belirlenen zilyetleri arasında taksim edildikleri belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanları ile sabit olduğu takdirde bu mallar taksim gereğince zilyetleri adına tespit olunur. Taşınmaz mal tapuda kayıtlı olsun veya olmasın, onun ayrılması mümkün bir kısmının veya belirli bir payının, bu Kanunda zilyet lehine kabul edilen sebeplerle iktisabı caizdir....
Taşınmaz mal tapuda kayıtlı olsun veya olmasın, onun ayrılması mümkün bir kısmının veya belirli bir payının, bu Kanunda zilyet lehine kabul edilen sebeplerle iktisabı caizdir. İştirak halinde mülkiyet hükümlerinin söz konusu olduğu hallerde, iştirakçilerinden biri veya birkaçının belirli bir taşınmaz maldaki hissesinin diğer iştirakçilere devir ve temliki; tapulu taşınmaz mallarda yazılı, tapusuzlarda ise her türlü delille ispat edilebilir. (Değişik son fıkra: 22/2/2005 – 5304/5 md.) Kadastrodan önce hissedarlar veya mirasçılar arasında ayırma veya birleştirme suretiyle taksime konu edilmiş ve sınırları doğal veya yapay işaret ya da tesislerle belirlenmiş taşınmaz malların, imar plânı bulunmayan yerlerde zeminde fiilen oluşmuş sınırlarına göre tespiti yapılır." 3. Aynı Kanun'un "Takyitler, sınırlı ayni haklar ve muhdesat:" başlıklı 19. maddesinde; "Tapuda kayıtlı taşınmaz malın zilyet lehine tespitinde, mevcut ve her türlü takyid ile sınırlı ayni haklar saklı tutulur....
KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Bakiye 368,30 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ......


