Köyü çalışma alanında bulunan 113 ada 7 parsel sayılı 4943,27 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2 paylı olarak ... ve ... adına, 111 ada 2 parsel sayılı 13.397,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tek katlı ahşap ev ve odunluk ve arsası vasfıyla hibe nedeniyle ... adına tespit edilmiştir. 2.Davacı ... dava dilekçesinde; taşınmazların öncesinde bir bütün olarak babası ... tarafından Mayıs 1970 tarihli ve 8 yıl süreli senet ile köy halkınından ... ile yaptığı para faizsiz, tarla icarsız sözleşmesi ile zilyet etmeye başladığını, 8. yılın sonunda parası kendisine ödenmediği için sözleşme gereğince taşınmazın kendisine kaldığını, tespit tarihine kadar kendilerinin zilyet ve tasarrufunda olduğu halde aradan yol geçirilerek iki parça halinde davalılar adına tespit edildiğini öne sürerek tespitin iptali ile taşınmazların adına tescilini istemiştir II. CEVAP 1. Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur. III....
Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 29/03/2018 gününde oy birliği ile karar verildi....
un tüm haklarına halef olduğunu, taşınmaz belini ödediklerinden beridir müvekkillerini taşınmaza zilyet olduğunu, taşınmaz üzerinde davalı borçları için ipotekler bulunduğunu, taşınamz üzerindeki takyidatların kaldırılmadığını, taşınmaz üzerindeki ipoteklerin davalı ... İnşaat A.Ş.nin yaptığı sözleşmeden sonra konulduğunu belirterek, cebri icra yoluyla satışın durdurulmasını, ilk sözleşmenin yapıldığı tarihten sonraki taşınmaz üzerindeki takyidatların kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... İnşaat San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilini dava dışı ... ile ... Konut Satım Sözleşmesi yaptığını ve taşınmazı tapuda ...'a devrettiğini, müvekkilinin sorumluluğunun ...'a karşı olduğunu, müvekkili ile davacı arasında hiçbir anlaşma yapılmadığını, müvekkilinin dava dışı ...'a karşı sorumluluğunu yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir....
A R A R Davacı vekili, müvekkilinin 1249 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalılar tarafından taşınmaz üzerine iki katlı kargas bina inşa edildiğini belirterek davalıların el atmasının önlenmesine taşınmaz üzerinde bulunan binanın yıkılmasına karar verilmesini talep etmiştir Davalılar vekili, taşınmaz üzerine yapılan iki katlı binanın davacının bilgisi ve rızası dahilinde yapıldığını belirterek davanın reddi gerektiğini, ayrıca dava konusu binanın değerinin tespiti ile belirlenen bedelin davacı tarafından mahkeme veznesine depo edilmesine ve taraflarına ödenmesine kadar hapis hakkı kullandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir....
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde “sınırlaması yapılan Devlet Ormanının dış ve iç sınırlarına bitişik olmayan Devlet Ormanları hakkında orman kadastro komisyonunca herhangi bir karar verilmiş olmayacağından ve bu gibi Devlet Ormanlarının orman kadastrosu yapılmamış sayılacağından” hükmünün karşıt anlamından, davalı taşınmazın tahdit hattına yakın olması nazara alınarak, tahdit sırasında durumu incelenerek orman olmadığı belirlenerek, tahdit dışında bırakıldığına göre, artık taşınmazın orman olmadığı hususunun kesinleştiği, dosyadaki ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde 30 yaşlarında 820 adet limon ağacının bulunduğu, imar ve ihya koşullarının oluştuğu, tanık beyanlarına göre de 50-60 yıldan beri zilyet edildiğinin belirlendiği bütün bu olgular karşısında taşınmaz üzerinde 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17, Medenî Kanunun 713. maddesinde aranan zilyetlik koşulları oluştuğundan, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde hataya...
Yukarıda sözü edildiği üzere ferağa icbar suretiyle tescil ancak tapuda kayıtlı bir taşınmaz için istenebileceğinden ve tapuda kayıtlı olmayan bir taşınmazda sadece zilyetliğin devri söz konusu edilebileceğinden davacıların dayandığı sözleşme hüküm ve sonuç meydana getirir. Yapılan bu açıklamalara göre mahkemece 22.11.1955 günlü sözleşmenin hukuki durumu değerlendirilip tartışılarak bunun sonucuna uygun bir hüküm kurulması yerine tapusuz taşınmazın satış vaadi sözleşmesi geçerliymiş gibi önceki tarihli sözleşmeye dayanılmak suretiyle davanın reddi doğru değildir. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 14.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.05.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Halka ve arkadaşlarının 26.06.1997 tarihli dilekçe ile 140 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kendilerinin zilyet olduğu, tutanağın beyanlar hanesine zilyet olduklarının yazılması iddiası ile ... aleyhine açtıkları kadastro tespitine itiraz dosyasına Orman Yönetiminin; çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde bulunduğu, zilyetlik şerhi yazılamayacağı, tutanağın beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin silinmesi istemiyle davaya katıldığı, Üsküdar Kadastro Mahkemesinin 1997/104-2000/4 sayılı ilamıyla kişilerin davasının reddine, orman yönetiminin davasının kabulü ile 140 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesindeki Tarhan ...’ın zilyet olduğu yönündeki şerhin silinmesine, diğer yönleri itibari ile tutanağın kesinleştiğinden tespit gibi tesciline karar verildiği ve bu karar temyiz incelemesinden geçerek 24.12.2001 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmakta olup bu konularda taraflar arasında da uyuşmazlık bulunmadığı, Üsküdar Kadastro Mahkemesinin 8.9.1997...
KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
a Milli Emlak Müdürlüğü tarafından alınarak satışının yapıldığını, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (4706 sayılı Kanun) gereği hazine arazisi olan taşınmazın yalnızca hissedarlara satılabileceği, davacının taşınmazda hissedar olmadığı, bu haliyle taşınmaz dahili davalılara satıldığından zilyetlik iddiasında bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....


