WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Bir tapu kaydının taşınmaza aidiyetinin kabulü için en az 3 sınırın ayırdedici ve sabit nitelikleriyle taşınmazı kapsaması ve bu sınırların taşınmaz çevresinde bulunması zorunludur. Tapu kaydının tek hududunun taşınmaza uyması kaydın çekişmeli taşınmaza ait olduğunun kabulüne imkan vermeyecektir. Somut olayda; mahalli bilirkişiler ve tanıklarca dayanılan tapu kaydının yalnızca bir hududu bilinebildiğine göre, tapu kaydının dava konusu taşınmaza aidiyetinden söz edilemez. Diğer yandan, asıl davanın davacıları aynı zamanda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine de dayanmış olup Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesinde; ''Zilyet,taşınmaz malı kayıt malikinden veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini, onların beyanı veya herhangi bir belge ile veya bilirkişi veyahut tanık sözleriyle ispat ettiği ve ayrıca en az on yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet bulunduğu takdirde zilyet adına tespit edilir'' denmektedir....

Öte yandan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 995 inci maddesinde, “İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır. İyiniyetli olmayan zilyet, yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanların tazmin edilmesini isteyebilir. İyi niyetli olmayan zilyet, şeyi kime geri vereceğini bilmediği sürece ancak kusuruyla verdiği zararlardan sorumlu olur.” hükmü yer almaktadır. 4. Zilyetliğinin haksız olduğunu bilen veya gerekli özeni sarf etmiş olsa bunu öğrenebilecek olan zilyet iyi niyetli zilyet olmayıp, kötü niyetli zilyettir. 5. İyi niyetli olmayan zilyet hak sahibi için de yapılması zorunlu olan giderlerin karşılığını isteyebilir. Ancak yararlı ve lüks giderleri isteyemez....

Mahallesi bulunan yaklaşık 13 dönüm yüzölçümündeki taşınmazı eklemeli olarak, 40 yılı aşkın süredir ... sıfatıyla çekişmesiz ve aralıksız zilyet ettiği, yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla, taşınmazın adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Mahkemece gerçek kişinin davasının kısmen kabulüne, ... bilirkişisi ... ...’ın krokili raporunda (A) ile gösterilen 1198 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı ... adına tesciline, krokide (B) ile gösterilen 11053 m2 ve (C) ile gösterilen 836 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar yönünden davacı lehine imar ihya ve zilyetlik yoluyla kazanma koşulları oluşmadığından bu taşınmazlara yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili ile davalı HAZİNE vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taşınmazın bulunduğu ......

Taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların taşınmaza yönelik beyanları soyut ve birbirinden farklı olup taşınmaza kimin zilyet olduğu anlaşılamamakta, tanıkların keşif ve duruşma sırasında verdikleri beyanlar birbiri ile örtüşmemektedir. Öte yandan her ne kadar ... mirasçıları arasında müdahalenin men'ine yönelik açılmış olan ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1981/51 Esas, 1982/61 Karar sayılı dosyası mahkemece güçlü delil olarak değerlendirilmiş ise de bu kararın 8. Hukuk Dairesi'nin 1983/9040-10959 Esas-Karar sayılı ilamıyla taksime ilişkin araştırmaya yönelik bozulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece muris ... mirasçılarının kim olduğu belirlenmeden, beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeden ve taşınmaza ait somut ve maddi olaylara dayalı beyanlar alınmadan soyut beyanlara dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi ve araştırmaya yönelik bozulan bir dosyanın terekenin taksimi yönüyle güçlü delil olarak kabul edilmesi hatalıdır....

Mahallesi bulunan yaklaşık 13 dönüm yüzölçümündeki taşınmaza eklemeli olarak, 40 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla çekişmesiz ve aralıksız zilyet olduğu, yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla taşınmazın adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Davalı Hazine ise, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını savunmuştur. Mahkemece dava konusu yerin kesinleşen orman tahdidi içinde iken, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca Hazine adına orman sınır dışına çıkarılan yer olduğu ve makiye tefrik edilmediği bu gibi yerlerin imar ihya ve zilyetlik yoluyla kazanma olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taşınmazın bulunduğu ......

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 80.70 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 06.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....

in de imzasının bulunduğu kadastro tespitine esas tutanakta davaya konu taşınmazın tamamının davalının ceddinden intikalen ve taksimen 20 yılı aşkın bir zamandır malik sıfatıyla zilyet ve,tasarrufta bulunularak fasılasız kullanıldığı ve davalıya intikal ettiğinin tespit edildiği,bu durumda öncelikle kadastro tutanağında yer alan... ile mahkemece beyanına başvurulan kişinin aynı kişi olup olmadığı tespit edilerek,aynı kişi olması halinde beyanları arasındaki çelişki giderildikten sonra oluşacak durum ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. 2-Bozma sebebine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, SONUÇ:Yukarıda (1) bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent uyarınca davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 2.3.2010 gününde oybirliğiyle karar...

Davacı tarafından itirazın iptali talep olunan Meriç İcra Müdürlüğü 2009/273 Esas sayılı takip dosyasında; 11.05.2009 tarihli takip talebi ile tapu kaydı iptal olunan taşınmaz için ödenen 4.000 TL kapora, 5.500 TL nakit ödeme ve 17.12.2003 ödeme tarihli 2.500 TL meblağlı bononun, icra kanalı ile tahsili nedeniyle ödediği 4.500 TL ve 1.087,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.087,39 TL'nin davalıdan tahsili talep edilmiştir. Hal böyle olunca, somut olayda alacağın likit ve belirli olmadığı, yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu talebin kabulü doğru görülmemiştir....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu taşınmaz üzerinde kişisel hak sahibi olduğu, davalıların dava konusu taşınmaza yönelik elatma fiilinin hakka dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri İstinaf dilekçesinde; Müvekkilerinin 40 yıldır taşınmazda zilyet olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, Mahkemece zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, Davacı tarafça yanlış taşınmazın ecrimisil bedelinin ödendiğini, Hazineye işgal tazminatı ödenmesinin mülkiyet hakkı kazandırmayacağını, Tanıklarını taşınmaz başında dinlenmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C....

KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA , 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,54,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL'nin temyiz eden ...'dan alınmasına,...

UYAP Entegrasyonu