WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Hastanesi’ne gelip kendisini abisi... olarak tanıtıp hastaneye yatış yaptığı bu şekilde üzerine atılı resmi belgesi düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın tüm aşamalarda “bizzat kendisinin giderek diğer sanık doktorlara muayene olduğuna” ilişkin istikrarlı savunmaları ile üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmaksızın suçta kullanılan abisine ait sağlık karnesinin başkasına ait olduğunun görevlilerce basit bir denetim sonucunda kolaylıkla tespit edilmesinin mümkün olduğu, sanığın eyleminin aldatma özelliğinden yoksun olması nedeniyle hile boyutuna ulaşmadığı, ayrıca siroz hastası olan sanığın ağır ve muhakkak bir tehlikeden korumak amacıyla, başkasına ait sağlık karnesini kullandığının anlaşılması karşısında, unsurları itibariyle oluşmayan resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan bu gerekçeyle verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir....

Adliyesi’ne giriş yaptığı sırada, kapıdaki polis memurlarına amcasının oğlu olan ... ismini verdiği, bu isimle yapılan sorguda şahsın yakalamasının olduğunun anlaşılması üzerine sanığın gerçek kimlik bilgilerini söylediği olayda, yakalama tutanağının sanığın gerçek kimlik bilgileri ile düzenlenmiş olması ve ... adına düzenlenmiş bir belge bulunmaması nedeniyle TCK'nin 206/1. maddesinde tanımlanan “resmi belgenin düzenlenmesinden yalan beyanda bulunma” suçunun oluşmadığı; sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturduğu gözetilmeden, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan mahkûmiyete hükmolunması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak sanığın eylemine uyan 5326 sayılı...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma, nüfus cüzdanında sahtecilik HÜKÜM : Yalan beyanda bulunma suçundan; 765 sayılı TCK'nun 343/2. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası, Nüfus cüzdanında sahtecilik suçundan; 765 sayılı TCK'nun 350/2. maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası, TCK'nun 71. maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası, 95/2, 40. maddeleri 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “memura kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak ve nüfus cüzdanında sahtecilik ” suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının kesici son işlem olan 02.03.2006 mahkumiyet karar tarihinden temyiz inceleme...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma HÜKÜM : Mahkumiyet 1- 5237 sayılı TCK'nun 206. maddesinde düzenlenen ve doktrinde "fikri sahtecilik" olarak adlandırılan "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma" suçunun oluşabilmesi için, kişinin açıklamaları üzerine oluşturulan resmi belgenin, bu beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gereklidir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece kişinin (sanığın) beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise bu maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma HÜKÜM : Mahkumiyet 1-Gediz Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2010 tarihli 2008/258 esas sayılı talimat yazısına istinaden Ümraniye 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, tanık sıfatıyla beyanının alınması için mağdur... adına davetiye çıkarıldığı, sanık ...'un olay tarihinde Ümraniye 2. Asliye Ceza Mahkemesine müracaat ederek kendisini ... olarak tanıttığı, beyanının alınması amacıyla celse açıldığı, kimlik tespiti sırasında memur tarafından sanıktan kimliğini ibraz etmesi istendiğinde sanığın kendisine ait kimliği ibraz etmesiyle gerçek kimliğinin anlaşıldığı ve bu şekilde sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu işlediğinin iddia olunması, sanığın savunmasında suçlamayı kabul etmeyerek mağdur ...'ın arkadaşı olduğunu, evinin adliyeye yakın olması nedeniyle arkadaşı...'...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve yalan beyanda bulunma HÜKÜM : - 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan hükümlülük ve müsadere; yalan beyanda bulunma suçundan idari para cezası ile cezalandırılması Gereği görüşülüp düşünüldü: I- 5326 sayılı Yasaya aykırılık nedeniyle verilen idari para cezasına yönelik incelemede; İdari para cezası tayinine ilişkin karar Kabahatler Kanunu'nun 29. maddesi gereğince itirazı kabil olup temyiz olanağı bulunmadığından, sanığın isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince oybirliğiyle (REDDİNE), mercide yanılma nedeniyle CMK.nun 264. maddesi gözetilerek istemin itiraz olarak kabulüyle gereğinin mahallinde yerine getirilmesine, II- 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık ve resme belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma HÜKÜMLER : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 206/1. maddelerine uyan nitelikli hırsızlık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçlarının gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırlarına göre; aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili dava zamanaşımının suç tarihi olan 16/03/2008 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümleri katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik incelemede, Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun, üzerine atılı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nevi itibariyle, TCK'nın 66/1-e ve 66/2. maddelerine göre hesaplanan 5 yıl 4 aylık dava zamanaşımının, suça sürüklenen çocuğun sorgusunun yapıldığı 16/05/2014 tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, resmi evrak tanzimi sırasında yalan beyanda bulunma ... Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar ...,... 'ye yüklenen hırsızlık ve yalan beyanda bulunmak suçlarının, sanık ...'a yüklenen hırsızlık suçunun ve sanık ...'a yüklenen yalan beyanda bulunmak suçunun gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 16.03.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ...,......

Asliye Ceza Mahkemesi) SUÇ : Hırsızlık, sahte kimlik kullanma, kimlik bilgilerine ilişkin memura yalan beyanda bulunma Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I- Sanık hakkında sahte kimlik kullanma ve kimlik bilgilerine ilişkin memura yalan beyanda bulunma suçlarından kurulan hükmün temyiz incelemesinde, Sanığa atılı sahte kimlik kullanma ve kimlik bilgilerine ilişkin memura yalan beyanda bulunma suçları için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre; 765 sayılı TCK'nın 102/4, 104/2 maddesinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 07.09.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'...

UYAP Entegrasyonu