WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, sahtecilik, yalan beyanda bulunma HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü: Sanığa yüklenen hırsızlık, sahtecilik ve yalan beyanda bulunma suçlarının gerektirdiği cezaların, türü ve süresine göre 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 21.03.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz talepleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"KARAR Irza geçme (iki kez) ve zorla kaçırıp alıkoyma (iki kez) ve kimliği hakkında yalan beyanda bulunma suçlarından sanık ...'nın yapılan yargılaması sonunda; sanığın mağdure ... ...'e yönelik atılı zorla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçme eylemlerinin reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma ve reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçlarını oluşturduğu kabul edilerek reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan beraatine, reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan şikâyet yokluğu nedeni ile kamu davasının düşürülmesine, sanığın mağdure ...'a yönelik reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma, ırza geçme ve kimliği hakkında yalan beyanda bulunma suçlarından mahkûmiyetine dair İzmir 11....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, yalan beyanda bulunma HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır....

in ise resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu işlediklerinin iddia olunduğu somut olayda; Üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmaksızın suçta kullanılan sağlık karnesinin başkasına ait olduğunun görevlilerce basit bir denetim sonucunda kolaylıkla tespit edilmesinin mümkün olduğu, sanıkların eyleminin aldatma özelliğinden yoksun olması nedeniyle hile boyutuna ulaşmadığı, bu nedenle olayda dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunun unsurları oluşmadığından sanıklar hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

nin ayrıca resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu işlediklerinin iddia edildiği somut olayda; Üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmaksızın suçta kullanılan sağlık karnesinin başkasına ait olduğunun görevlilerce basit bir denetim sonucunda kolaylıkla tespit edilmesinin mümkün olduğu, sanıkların eyleminin aldatma özelliğinden yoksun olması nedeniyle hile boyutuna ulaşmadığı, bu nedenle sanıklar hakkında unsurları oluşmadığından dolandırıcılık ve sanık ... hakkında ayrıca resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 08/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma, başkasına ait kimlik veya kimlik belgelerini kullanma HÜKÜM : TCK 157/1, 31/3, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca maddeleri uyarınca mahkumiyeti Sanık hakkında dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma ve başkasına ait kimlik veya kimlik belgelerini kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükümleri O yer Cumhuriyet savcısı ve Nüfüs Müdürlüğü temsilcisi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1-Karacasu Nüfus Müdürlüğünün temyiz itirazlarının incelenmesinde, Nüfus müdürlüğü temsilcisinin, yüzüne karşı tefhim olunan 19/02/2015 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 22/05/2015 tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-O yer Cumhuriyet savcısının...

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında yalan beyanda bulunma, mağdurlar ..., ..., ..., ... ve ...'a karşı işlediği dolandırıcılık, yakınanlar ... ve ... karşı işlediği hırsızlık suçları nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; Sanık hakkında lehe yasa değerlendirmesi yapılırken yakınanlar ..ve .... ile yakınanlar .. ve ....'a karşı işlenen dolandırıcılık suçları yönünden anılan Yasanın 245/1. maddesi yerine, adı geçen Yasanın 158/1-f; yalan beyanda bulunma suçu bakımından ise aynı TCK'nın 267/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 206/1. madde ve fıkrasıyla mukayese yapılması sonuca etkili görülmemiştir. Mağdurlar ..., ..., ..., ... ve ...'...

gözetilmeden hem başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" hem de "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma" suçlarından ayrı hükümler kurulması,Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama, yalan beyanda bulunma Hüküm : Sanık ... hakkında: 765 sayılı TCK'nın 459/2-son,72; 647 sayılı Kanunun 4; 765 sayılı TCK'nın 343/1, 647 sayılı Kanunun 4; 765 sayılı TCK'nın 72. maddeleri uyarınca mahkumiyet Sanık ... hakkında:765 sayılı TCK'nın 459/2-son,72; 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca mahkumiyet. Taksirle yaralama suçundan sanıkların ve yalan beyanda bulunma suçundan sanık ...'ın mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanıkların taksirle yaralama ve yalan beyanda bulunma suçlarından mahkumiyetlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemler 765 sayılı TCK'nın 459/2. ve 343/1. maddelerinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suçlar aynı Kanunun 102/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma HÜKÜM : Mahkumiyet Değişen suç vasfına göre sanığa yüklenen “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 25.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi...

UYAP Entegrasyonu