"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kimlik bilgileri hakkında yalan beyanda bulunmak Hüküm : 765 sayılı TCK'nın 343/2. maddesi gereğince mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığa atılı kimlik bilgileri hakkında yalan beyanda bulunma suçu için, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 343/2 maddesinde öngörülen cezanın süresi itibariyle, anılan Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen zamanaşımının, durma süreside nazara alınarak suç ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün BOZULMASINA, CMUK'nın 322. maddesi gereğince sanık hakkındaki bu eylemlerine yönelik davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 04.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma HÜKÜM : Mahkumiyet Yokluğunda kurulan hükmün sanık yerine vasisine tebliğ edildiği, temyiz hakkının kişiye bağlı hak olması nedeniyle vasiye yapılan tebligatın geçersiz olduğu ve sanığın öğrenme üzerine verdiği 15.07.2014 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede: Sanığa yüklenen “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma” suçunun, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nin 206/1. maddesinde öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibarıyla tabi olduğu, aynı Yasa'nın 66/1-e maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan mahkumiyet kararının verildiği 19.07.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık (değişen suç vasfına göre resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan) HÜKÜM : 1-Sanık ... hakkında TCK’nın 158/1-e, son, 168, 62, 50/1-a, 52/2. maddeler gereğince mahkumiyet 2-Sanık ... hakkında; TCK’nın 206/1, 62, 50/1-a, 52/2. maddeler gereğince mahkumiyet Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmü ile resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmü katılan vekili ve sanıklar tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanıkların, gerçek bir işyerinde fiilen çalışmadıkları halde kendilerini, bu işyerinde çalışmış gibi göstermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda, 1-Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik...
düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
a atılı nitelikli dolandırıcılık ve memura yalan beyanda bulunma suçlarının gerektirdiği cezaların miktar ve nev’ileri itibariyle tabi oldukları 765 sayılı TCK’un 102/4. maddesine göre hesaplanan beş yıllık asli dava zamanaşımının, sorgusunun yapıldığı 26/01/2005 tarihi ile temyiz inceleme tarihi arasında gerçekleştiği; diğer sanık ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Yalan beyanda bulunma HÜKÜM : 765 SK. 343/2, 59/2, 81/1-3 mad göre 5 ay 1 gün hpc 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “yalan beyanda bulunma” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle...
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kişi hüviyet ve sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma Hüküm : CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması ile 765 sayılı TCK'nın 343/2, 55/3, 59/2. Maddeleri ile 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca 960,00 - TL....
gibi, sanıkların hile teşkil eden eylemlerinin de bulunmadığı, somut olayda, işveren ile katılan kurum arasında idari ve hukuki bir ihtilaf bulunduğu, ayrıca, kurumun denetim olanığının ortadan kaldırılmamış olması nedeniyle de resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunun da yasal unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kişi hüviyet veya sıfatına ilişkin yalan beyanda bulunma Hüküm : 765 sayılı TCK'nın 343/2, 59/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığa atılı resmi bir varaka tanzimi esnasında kendisinin veya başkasının hüviyet ve sıfatı yahut mezkur varaka ile sıhhati ispat olunacak sair ahval hakkında memurine karşı yalan beyanatta bulunma suçu için suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 343/2. maddesinde belirlenen cezanın süresi itibariyle, anılan Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı, suç ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiğinden, hükmün BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda; 2003 yılında işlemiş olduğu hırsızlık suçları nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve yürütülen sanık ...'in polislerce yakalanması üzerine mağdura ait kimlik bilgilerini beyan etmesi şeklinde gerçekleşen eylemde, TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı ve hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir....


