WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık, resmi memura yalan beyanda bulunma ... Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I) Sanık ...'ya yüklenen hırsızlık suçu bakımından yapılan incelemede ; Onaysız fotokopiden ibaret soruşturma evrakı esas alınarak karar verilmesi; Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA; II) Sanık ...'ya yüklenen memura yalan beyanda bulunma suçu bakımından yapılan incelemede; Sanık ...'ya yüklenen memura yalan beyanda bulunma suçunun gerektirdiği cezanın türü ve süresine göre 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin, karar tarihi olan 29/11/2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması; Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'...

ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA II- Sanık hakkında yalan beyanda bulunma suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince: Sanığın eylemine uyan 765 sayılı 343/2 maddesindeki kimliği hakkında yalan beyanda bulunma suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 07.02.2005 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... 'ın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 31.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik, Yalan Beyanda Bulunma HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; A-Sanık ... hakkında yalan beyanda bulunma suçu yönünden kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde; Sanık hakkında yalan beyanda bulunma suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre, temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, B-Sanık ... hakkında dolandırıcılık ve sanık ... hakkında nüfus cüzdanında sahtecilik suçu ile dolandırıcılık yönünden kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde; Suç tarihi olan 12.08.2004’ten karar tarihine kadar 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde...

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma Hüküm : 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesi uyarınca ortadan kaldırma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç adının "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma" yerine "iftira", suç tarihinin ise "14.04.2005" yerine "27.12.2005" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir. Sanık hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına dair verilen karar usul ve kanuna uygun bulunduğundan, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 03.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Ağır Ceza Mahkemesi Suçlar : a) Uyuşturucu madde ticareti yapma ( Her iki sanık hakkında ) b) Resmi evrak düzenlenmesi sırasında kimliği konusunda memura yalan beyanda bulunma ( Sanık ... hakkında ) Hüküm : Mahkûmiyet b) Kimliği konusunda memura yalan beyanda bulunma suçundan kurulan hükmün onanması Dosya incelendi GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : A) Sanık ... hakkında resmi evrak düzenlenmesi sırasında kimliği konusunda memura yalan beyanda bulunma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesi....

ı kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), B- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kimliği hakkında yalan beyanda bulunma suçları yönünden; Atılı suçlar için kanunda öngörülen cezaların üst sınırı itibari ile 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddesine göre belirlenen 7 yıl 6 ay olan uzatılmış dava zamanaşımı süresinin, suç tarihi olan 28.05.2004 tarihi de dikkate alındığında, temyiz incelemesinden önce 28.11.2011 tarihinde dolduğu anlaşıldığından, hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, ancak bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nun 322.maddesi gereğince, sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kimliği hakkında yalan beyanda bulunma suçlarından açılan kamu davalarının ZAMANAŞIMI NEDENİYLE 765 sayılı TCK.nun 102/4,104/2 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca AYRI AYRI DÜŞÜRÜLMESİNE, 27/11/2012 gününde oybirliği ile karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ...'nin, eltisi olan ...'nin kimlik belgesini kullanarak muayane ve tedavi olup işlem yaptırmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda; Üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmaksızın suçta kullanılan kimliğin başkasına ait olduğunun görevlilerce basit bir denetim sonucunda kolaylıkla tespit edilmesinin mümkün olduğu, sanığın eyleminin aldatma özelliğinden yoksun olması nedeniyle hile boyutuna ulaşmadığı, bu nedenle olayda nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçlarının unsurları oluşmadığından sanık hakkında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir....

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, Şikayet dilekçesinde haciz tutanağında yalan beyanda bulunma suçundan şikayette bulunulduğunun anlaşılması karşısında, yalan beyanda bulunma suçunun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken ,sanığın usulüne uygun mal beyanında bulunmadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmesi sonuç itibariyle doğru olduğundan şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 18.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Asliye Ceza Tarihi : 26.01.2010 Numarası : 2008/181 - 2010/19 Suç : 1- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma 2- Adli belge düzenlenmesi sırasında kimliği ile ilgili yalan beyanda bulunma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığa atılı “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” ve “Adli belge düzenlenmesi sırasında kimliği ile ilgili yalan beyanda bulunma” suçları için suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 404/2. ve 343/2. maddelerinde belirlenen cezaların süresi itibariyle, anılan Kanunun 102/4. ve 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı, suç ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiğinden, hükümlerin BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, sanık hakkındaki davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 09.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma Hüküm : TCK'nın 206, 35, 53, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyanda bulunduğu ve suçun tamamlandığı gözetilmeden, teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır....

UYAP Entegrasyonu