İcra Müdürlüğü'nün 2004/14935 esas sayılı dosyasına 155.376,14 TL vekalet ücreti alacağı olduğunun bildirildiğini, söz konusu vekalet ilişkisinin kapsamının sadece sıra cetveline konu alacağın tahsiline ilişkin olmayıp genel vekalet sözleşmesine dayandığını, sıra cetveline konu bedel için yapılan işlemler için vekalet ücreti alacağını sıra cetveline dahil edebileceğini ve bu nedenle sıra cetvelindeki Av. ...'ye ayrılan vekalet ücreti alacağının varlığına itiraz ettiklerini, bunun yanında .... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002/601 esas ve 2006/222 karar sayılı kararında söz konusu edilen 28.720,00 TL vekalet ücretinin... A.Ş. ile... A.Ş. lehine hükmedildiğini, Av. ... veya davacılar lehine hükmedilmediğini ileri sürerek, ... 12. İcra Müdürlüğü'nün 2004/14935 esas sayılı dosyasında yapılan 24.05.2012 tarihli sıra cetvelinde yer alan 28.720,00 TL vekalet ücretinin Av. ...'...
(Avukatlık Kanunu 174/2 maddesi) Avukatın bu ücret alacağı kapsamında, mahkemece, taraflar arasında sözleşme ile kararlaştırılan vekalet ücreti bulunmadığından, avukatlık kanunun 164. Maddesi gereğince % 10 oranı üzerinden vekalet ücreti alacağı ile karşı yan vekalet ücreti alacağı ayrı ayrı hesaplanarak yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak davacı talebi sözleşme vekalet ücreti açısından azil tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanacak vekalet ücreti alacağı olup, mahkemece davacının bu talebi aşılarak hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu husus talepten fazlaya hüküm verilemeyeceği yasal hükmüne aykırı olup bozma nedenidir. Yine, avukatlık yasasının 164/son maddesinde açıklanan ve aksine sözleşme olmadığında avukata ait olacağı kabul edilen ücret alacağı yargılama ve icra gideri niteliğinde olduğundan ancak dava ve takip sonuçlandığında miktarı belli olur ve bundan sonra müvekkil tarafından hasımdan tahsili mümkün hale gelir....
Mahkemece, “davanın kısmen kabulüne” ilişkin verilen ilk hüküm, davalıların temyizi üzerine Dairemizce, sair temyiz itirazları reddedilerek, “sözleşmeden doğan vekalet ücreti yönünden, sözleşmenin kurulduğu tarihte geçerli olan Avukatlık Kanunu hükümlerine göre, .... Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2001/479 esas sayılı davanın dava tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretinin belirlenmesi gerektiğinden bahisle” bozulmuş olup, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 1.557,32 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, davacı avukat tarafından açılan sözleşmeden doğan ve karşı taraf vekalet ücreti alacaklarının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece vekalet ücreti talebine konu olan .......
Davacı vekilince, yıllık izin ücreti alacağının tamamı yönünden de davacı lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmüşse de, davacı vekilinin 21.10.2013 tarihli dilekçesinde yıllık izin ücreti alacağının dava açıldıktan sonra ödendiği belirtilmiş ancak bu tarihten yaklaşık 2 yıl sonra 19.01.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle yıllık izin ücreti miktar olarak arttırılmıştır. Bu sebeple, davacı vekilinin bu yöndeki temyizi yerinde görülmemiştir....
Davacı avukat,davalıya vekaleten dava dosyası yürüttüğünü,davalının kendisini haksız olarak azlettiğini ileri sürerek,hak ettiği vekalet ücreti ve masraf alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine vaki davalının itirazının iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır.Mahkemece azlin haksız olduğu,alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının 109,90TL alacağının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiştir.Davacı tarafından,ödenmeyen vekalet ücreti ve masraf alacağı talep edilmiş,mahkemece sadece masraf alacağı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilerek vekalet ücreti alacağı yönünden ise,21.9.2012 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen vekalet ücreti alacağı değerlendirilmemiştir.Eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulamaz.Öyle olunca davacının vekalet ücreti alacağı yönünden de değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup...
Sicil Müdürlüğü lehine vekalet ücreti takdiri gerektiği halde, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş olması doğru görülmediğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; düşülen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasına 4. bent olarak “kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 500,00 TL maktu vekalet ücreti takdirine, davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin eklenmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 23.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Sayın çoğunluğun kabulü vergi mevzuatı ile uyarlık göstermediği gibi vekalet ücreti yargılamaya katılan avukata değil, kendisini avukatla temsil ettirmesinden dolayı yargılama gideri yapmak zorunda kalan sanığa verilmektedir. Zira, vekalet ilişkisi karşılığında avukata ücret ödemek zorunda kalan sanığın yaptığı bu ödeme CMK'nın 327. maddesinin emredici hükmü uyarınca kendisine iade edilmektedir. CMK'nın 324. maddesine göre de vekalet ücreti yargılama gideri kapsamında kalmaktadır. Bu gerekçelerle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı kadın tarafından açılan boşanma davası kabul edilmiştir. Davacı, davada kendisini vekille temsil ettirmiştir. Adli yardım bürosundan tayin edilen vekille temsil edilmesi davacı lehine vekalet ücreti takdirine engel değildir. Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken, yazılı gerekçe ile "vekalet ücreti konusunda hüküm kurulmasına yer olmadığı" yönünde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir....
İcra Müdürlüğünde 2001/1344-1393 E., 1401-1433 E., 1454-1466 E., 1481-1515 E. sayılı icra dosyalarını takip ettiklerini, bu takiplerden dolayı en az 10.000.000.000 TL vekalet ücreti alacaklarının bulunduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 10.000.000.000 TL vekalet ücreti alacaklarının tahsili için başlatmış oldukları icra takibine ise itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir....
E)Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Somut uyuşmazlıkta, reddedilen miktarlar takdiri indirim hariç 64 TL ulusal bayram genel tatil ücreti, 16 TL ücret, 1953 TL fazla mesai ücreti ve toplamda 2033 TL 2018 yılı maktu vekalet ücreti altında olmakla hükmedilecek avukatlık ücreti reddedilen miktarı geçemeyeceğinden davalılar lehine reddedilen 2033 TL kadar vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1236 TL vekalet ücretine hükmedilmesi, ayrıca, davalılardan Odak Şirketi’nin avukatı olmamasına rağmen hükümde hangi davalı olduğu belirtilmeksizin vekalet ücretinin “davalılara” verilmesine şeklinde hüküm kurulması hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir...


