Numaralı dosyası ile görülen "Vasiyetnamenin Açılması" davasında açıklandığını, söz konusu vasiyetnamenin açıklanması üzerine, bu vasiyetnameye karşı davalı ... tarafından, vasiyetnamenin iptali davası açıldığını, açılan davanın İskenderun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, yapılan yargılama sonucunda, murisin haklı sebepleri göz önünde bulundurularak, davanın reddine karar verilerek, davalı ...'ın mirastan ıskat işleminin kesinleştiğini, bu durumun kesinleşmesi üzerine, müvekkilleri tarafından İskenderun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ... E. Sayılı dosya ile "Vasiyetnamenin Tenfizi" davası açıldığını, dava halen derdest olduğunu, davalılardan ..., diğer davalı ...'ın mirastan ıskat edildiğini bilmesine ve bu yönde açılan davanın ... aleyhine sonuçlandığını bilmesine rağmen, muristen kalan şirket paylarının intikalinde, mirastan ıskat edilen kişiye de pay devri yaptığını, yapılan bu hatalı işleme karşı Mahkemenin ... E....
Asli müdahil tarafından verilen katılma talepli dilekçede, miras bırakan...’ın payının vasiyetin tenfizi kararı uyarınca vakıflarına kaldığını, katılma taleplerinin kabulü ile ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde, vasiyetnamenin tenfizine ilişkin tapuda herhangi bir işlem yapılmadığını, vakfın taraf ehliyetinin olmadığını, ortaklığın satış yoluyla giderilmesini talep etmiştir. İlk karar Yargıtay 6....
Öte yandan, davacı taraf, Noterde düzenlenen vasiyetnamenin tenfizi yoluyla çap kayıt maliki ... kızı ... ...’a ait 5/6 payın hükmen dosyada mevcut Sulh Hukuk Mahkemesinin tenfiz kararıyla 1993 yılında edinmiştir. Bir başka anlatımla, davacı, söz konusu parselden 5/6 pay maliki ... ...’a ait payı çaplı olarak vasiyetnamenin hükmen tenfizi yoluyla iktisap etmiştir. Bu nedenle, vasiyetnamede bulunan kişinin dava hakkını devir almamıştır. Öyle ise, TMK'nun 713/1-2. maddesine tutunarak eldeki davanın dinlenme olanağı yoktur. Kural olarak çap iktisap edenin hakkı çap kaydı ile sınırlıdır. Davacının bu hakkı kullanabilmesi için tenfiz kararının kesinleştiği tarihten itibaren yirmi yıllık sürenin (yasanın aradığı koşulların) gerçekleşmesi gerekir. Öyleyse başka bir neden incelenmeksizin davanın bu nedenle de reddi gerekir. Tüm bunlardan ayrı olarak, ana parsele revizyon gören tapu kayıtları getirilmiştir....
ın mensubu olduğu davalı şirket yönetim kurulunca hukuksuz davrandığını ve 07/02/2016 tarihli bu yönetim kurulu kararı ile murisin davalı şirkette sahip olduğu payların haksız ve mesnetsiz bir şekilde mirasçılarına dağıtıldığını, ve yapılan pay taksimatı sonucu oluşan yeni ortaklık yapısının davalı şirketin pay defterine kaydedildiğini, davalı yönetim kurulu tarafından yapılan pay taksiminin aykırı olduğunu, ... 3 Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E.sayılı dosyası üzerinden iptali istenen murisin tenfizi kabil olmayan vasiyetnamesi uyarınca mirasçılarına keyfi bir şekilde yapıldığını ve söz konusu vasiyetnamenin iptali talepli davanın halen derdest olduğunu, davalı şirketin henüz tenfiz edilmemiş ve uygulanması mümkün olmayan bir vasiyetname uyarınca murisin sahip olduğu şirket paylarını mirasçılara pay etme ve şirket pay defterine kaydetme kararı aldığını, murisin terekesi için temsilci olarak atanan Av. ...'...
Noterliğince düzenlenen 16.11.1962 tarih ve 44034 yevmiye numaralı vasiyetname ile İstanbul İmam ve Hatip Okuluna vasiyet ettiği, şayet vasiyetnamenin tenfizi sırasında mektebin herhangi bir sebep ile lağvedilmesi veya faaliyetten çekilmesi hâlinde bu kez İstanbul Gureba Hastanesi Vakfına terk ve vasiyet ettiği, ayrıca vefatı gününe rastlayan günlerde herhangi bir camide Kuran-ı Kerim okutulmasını da dile getirdiği, Trabzon Sulh Hukuk Mahkemesinin 1980/1148 E., 1981/457 K. sayılı tenfiz kararı ile 36/100 paya denk gelen ve sonradan 1/d kapı numarasını alan dairenin İstanbul İmam Hatip Lisesi tarafından istifade edilmek üzere Milli Eğitim Bakanlığına tahsisi suretiyle ... adına tapuya tesciline karar verildiği, vasiyet edenin son arzusunun malının hayır işinde kullanılması olduğu, bu arzusu çok kuvvetli olup İmam Hatip Lisesinin herhangi bir şekilde varlığını yitirmesi hâlinde bu kez Vakıf Gureba Hastanesi Vakfına devredilmesi şartını getirdiği, bu derece ulvi düşüncelerle vasiyet edilen...
Davalılar; dava konusu vasiyetnamenin açılması dosyasında vasiyetnameyi kabul etmediklerini, dava açacaklarını beyan ettiklerini, vasiyetnameden rücu edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; vasiyetnamenin yerine getirilebilmesi (tenfizi) için de her şeyden önce vasiyetnamenin açıldığının ve iptali için yasada öngörülen sürenin geçtiğinin belirlenmesi gerektiği, vasiyetnamenin açılmasına ilişkin ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/242 esas 2015/293 karar sayılı dosyasının henüz kesinleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, murise ait resmi vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir. Vasiyetnamenin tenfizi davasında, davanın kabulüne karar verilebilmesi için, diğer şartların yanı sıra vasiyetnamenin ayakta kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekir....
Davalı cevap dilekçesinde, mirasbırakanın yasal mirasçılarından birine gönderildiği anlaşılan vasiyetnamenin, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesince açılması istenmeden, vasiyetnamenin yerine getirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın vasiyetnamenin tenfizi davası olup, dosya kapsamından tenfizi istenen vasiyetnamenin açılıp okunmadığı, MK'nun 596.maddesi gereğince öncelikle vasiyetnamenin açılıp okunması akabinde MK'nun 600.maddesi gereğince tenfizinin talep edilmesi gerekeceği, dosya kapsamında vasiyetnamenin açılıp okunduğu hususunda bilginin bulunmadığı, vasiyetnamenin açılıp okunmasının vasiyetnamenin tenfizi davasının ön koşulu olduğu, bu ön koşul gerçekleşmediği gerekçesi ile dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir....
Hukuk Genel Kurulu'nun 13.2.1991 gün 648-65 sayılı kararında vurgulandığı üzere, vasiyetnamenin tenfizi diye adlandırılan davalar bir aynı hakkın tesisi için değil, yalnızca Sulh Hukuk Mahkemesince açılan vasiyetnamenin Türk Medeni Kanunun 596 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tebliğ işlemlerinin tamamlanmasından ve gerekli yasal sürelerin geçmesinden sonra, herhangi bir itiraza uğramadığı ve iptalinin istenmediği veya itirazların sonuçsuz kaldığının, bu nedenle de kesinleşmiş olduğunun tespiti içindir. Bu tespit başlı başına aynı bir hakkın geçirimini sağlamaz. Kendisine belirli bir mal vasiyet edilen kimsenin bu vasiyeti yerine getirmekle yükümlü olan varsa ona, yoksa yasal ve seçilmiş mirasçılara karşı açacağı istihkak davası ile malın kendisine teslimini istemesi gerekir (TMK.md.600). Vasiyetnamenin yerine getirilebilmesi için herşeyden önce vasiyetnamenin açıldığının ve iptali için yasada öngörülen sürenin geçtiğinin belirlenmesi gerekir....
Türk Medenî Kanununun 600. maddesinin üçüncü fıkrasında ”Vasiyet alacaklısı, yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı, vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini, vasiyet konusu bir davranış ise bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda davacı, mirasbırakan tarafından, 03.01.2012 tarih, 175 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetname ile kendisine vasiyet edilen taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Dava, vasiyetnemenin açılması (okunmasına) ilişkin olmayıp, vasiyetnamenin tenfizi yani yerine getirilmesine ilişkindir....
Hukuk Genel Kurulu'nun 13.2.1991 gün 648-65 sayılı kararında vurgulandığı üzere, vasiyetnamenin tenfizi diye adlandırılan davalar bir aynı hakkın tesisi için değil, yalnızca Sulh Hukuk Mahkemesince açılan vasiyetnamenin Türk Medeni Kanunun 596 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tebliğ işlemlerinin tamamlanmasından ve gerekli yasal sürelerin geçmesinden sonra, herhangi bir itiraza uğramadığı ve iptalinin istenmediği veya itirazların sonuçsuz kaldığının, bu nedenle de kesinleşmiş olduğunun tespiti içindir. Bu tespit başlı başına aynı bir hakkın geçirimini sağlamaz. Kendisine belirli bir mal vasiyet edilen kimsenin bu vasiyeti yerine getirmekle yükümlü olan varsa ona, yoksa yasal ve seçilmiş mirasçılara karşı açacağı istihkak davası ile malın kendisine teslimini istemesi gerekir (TMK.md.600). Vasiyetnamenin yerine getirilebilmesi için herşeyden önce vasiyetnamenin açıldığının ve iptali için yasada öngörülen sürenin geçtiğinin belirlenmesi gerekir....


