Maddesinin 3. fıkrasında ”Vasiyet alacaklısı, yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı, vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini, vasiyet konusu bir davranış ise bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın giderilmesini dava edebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda davacı, mirasbırakan tarafından düzenleme şeklinde vasiyetname ile kendisine vasiyet edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Dava, vasiyetnamenin açılmasına (okunmasına) ilişkin olmayıp, vasiyetnamenin tenfizi yani yerine getirilmesine ilişkindir. Vasiyetnamenin tenfizine ilişkin davalar yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı açılması gereken davalar olup, çekişmesiz yargı işi değildir. 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davada, tapu iptali ve tescil talebinde bulunulduğuna göre, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir....
Noterliğinin 01/04/2009 tarih ve 2502 yevmiye numaralı vasiyetnamesinin tenfizi ile; davaya konu ... ili ... ilçesi ... köyü ... mevkii 5144 parselde bulunan 50/548 arsa payla zemin kat 2 numaralı bağımsız bölümünün muris adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya ve kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda; vasiyetnamenin tenfizi talep edilmektedir. Vasiyetnamenin tenfizi davasında, davanın kabulüne karar verilebilmesi için, diğer şartların yanı sıra vasiyetnamenin ayakta kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekir. TMK.nun 595 maddesi gereğince; mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hakimine teslimi zorunlu olup, vasiyetname teslimden başlayarak bir ay içinde açılır ve ilgililere okunur. Vasiyetname usulünce açılıp, okunma kararının kesinleşmesinden sonra vasiyetnamenin iptali için 1 yıllık hak düşürücü süre işlemeye başlar....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Vasiyetnamenin Tenfizi-Vasiyetnamenin İptali Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 23.7.2009 gün ve 11029-14892 sayılı ilamiyle ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü; Mirasbırakan Mehmet, 2.10.2002 tarihli noterde düzenleme şeklinde hazırlanan vasiyetnamesinde; kızı Eser'i "aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi" sebebiyle mirasçılıktan çıkarmış, 23.5.2006 tarihinde ölmüştür. Mirasçılıktan çıkartılan Eser dışındaki mirasçılar 31.5.2006 tarihinde açtıkları davayla; vasiyetnamenin tenfizini (yerine getirilmesini), mirasçılıktan çıkartılan Eser ise 16.6.2006 tarihinde açtığı "karşılık dava" ile, mirasçılıktan çıkartılma (ıskat) tasarrufunun ipTalini istemiştir....
Dava, vasiyetnameye tenfiz görevlisi atanması ilişkin olmayıp, vasiyetnamenin tenfizi yani yerine getirilmesine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra açılan davada, tapu iptali ve tescil talebinde bulunulduğuna göre, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 15/10/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Davada, vasiyetnameye konu taşınmazın vasiyet alacaklısı davacı adına tescili, vasiyetnamenin tenfizi talep edilmektedir. Hemen belirtelim ki; Hukuk Genel Kurulu'nun 13.02.1991 gün, 648-65 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, vasiyetnamenin tenfizi diye adlandırılan davalar, bir ayni hakkın tesisi için değil, yalnızca Sulh Hukuk Mahkemesi'nce açılan vasiyetnamenin, TMK.nun m.595 ve izleyen maddelerinde (MK.nun 535 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tebliği işlemlerinin tamamlanmasından ve gerekli yasal sürelerin geçmesinden sonra, herhangi bir itiraza uğramadığı ve iptalinin istenmediği bu nedenle de kesinleşmiş olduğunun tesbiti içindir. Diğer bir anlatımla "Vasiyetnamenin tenfizi, vasiyetnamenin açılıp itiraza uğramadığı veya yapılan itirazların sonuçsuz kaldığının tesbitinden ibarettir. Bu tesbit başlı başına ayni bir hakkın geçirimini sağlamaz....
Mah. ............mevkiinde bulunan .........Blok .......... nolu ............ arsa paylı üçüncü kat mesken vasıflı taşınmazı ve taşınmaz içerisindeki bilumum ev eşyalarını müvekkiline bıraktığını; vasiyetnamenin, Elazığ 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/166 E.-565 K.sayılı ilamı ile açıldığını ileri sürerek; vasiyetnamenin tenfizi ile vasiyetnamede yazılı taşınmazın muris adına olan tapu kaydının iptaline ve davacı adına tesciline, taşınmaz içerisindeki bilumum ev eşyalarının da vasiyetnamede belirtildiği şekilde tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılardan F.. Ö.. tarafından temyiz edilmiştir. Vasiyetnamenin yerine getirilebilmesi için her şeyden önce vasiyetnamenin açıldığının ve iptali için yasada öngörülen sürenin geçtiğinin belirlenmesi gerekir....
Noter noterliğinin 26/06/2014 tarih ve 3175 yevmiye nolu vasiyetnamesi ile ... ili, Merkez ilçesi, ... köyünde kain 3, 28, 35,43,56,57,182,183,186,187 ve 192 parsel nolu taşınmazlardaki miras payını ve hiselerinin tamamını müvekiline bıraktığını, dava konusu vasiyetnamenin açılıp okunarak 17/03/2015 tarihinde kesinleştiğini, murisin vasiyetnamesi gereği muayyen mal vasiyeti uyarınca taşınmazlardaki vasiyet edilen payın müvekkili adına intikalı ve tescili için gerekli işlemlerin yapılabilmesi için vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesini istemiştir. Dava, vasiyet alacaklısı belgesi istemine ilişkin olmayıp, vasiyetnamenin tenfizi yani yerine getirilmesine ilişkindir....
Dava, vasiyetnemenin açılması (okunmasına) ilişkin olmayıp, vasiyetnamenin tenfizi yani yerine getirilmesine ilişkindir. Her nekadar dava hasımsız olarak açılmış ise de, vasiyetnamenin tenfizine ilşkin davalar, yükümlülüğünü yerine getirmeyen vasiyet yükümlüsüne karşı açılması gereken davalar olup, çekişmesiz yargı işi değildir. 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonra, 04.04.2013 tarihinde açılan bu davada, tapu tescil talebinde bulunulduğuna göre, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK’nin 21. ve 22. maddeleri gereğince Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 03.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda; davalılardan ...n ve ...n vasiyetnamenin açılması davasında vasiyetnameyi kabul etmediklerini ve süresi içinde yargı yoluna başvuracaklarını bildirmişler, temyize konu eldeki davada da, davalılar tenfizi talep olunan vasiyetnameyi kabul etmediklerini bildirmişlerdir. Hal böyle olunca, mahkemece; vasiyetnamenin iptali davası açılması halinde sonucunda verilecek hüküm, vasiyetnamenin yerine getirilmesine ilişkin bu davanın sonucunu etkileyecek nitelikte olduğundan bir yıllık iptal davası açma süresi (TMK.559 md.) beklenmeli, açılmış dava olup, olmadığı araştırılıp saptanmalı, açılmış dava varsa sonucu beklenmeli, bundan sonra, oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir....
Davada; davacının, muris tarafından düzenlenen ve itiraza uğramayan iki vasiyetnamenin yerine getirilmesine (tenfizine) yönelik talepte bulunduğu anlaşılmaktadır. Vasiyetnamenin tenfizi davası, vasiyetnamenin açılıp, itiraza uğramadığı veya yapılan itirazların sonuçsuz kaldığının tespit edilmesine ilişkin olup, vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesi başlı başına ayni bir hakkın geçirimini sağlamamaktadır. Kendisine belirli bir mal vasiyet edilen vasiyet alacaklısı TMK'nun 600/1. maddesi gereğince vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona, yoksa yasal veya atanmış mirasçılara karşı kişisel istem hakkına sahip olur....


