Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları isteyebilecekleri günden başlayarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür" şeklindedir. Kooperatif üyeliğinden ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatların tamamını değil, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1.maddesi ve anasözleşmenin 15/1.maddesi gereğince, ayrıldığı yıl sonu bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiye kalan miktarı talep hakkını haiz olup, ayrıldığı yıl sonu bilançosunun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ayın sonunda bu alacak temerrüt ihtarına gerek kalmaksızın muaccel olur ve talep edilebilir hale gelir....
Her ne kadar iş sözleşmesi imzalansa da Doktor, Doçent ve Profesör kadrolarına 2547 sayılı kanunun 24 ve 26. maddeleri uyarınca atama tasarrufu ile getirilmektedirler. Özellikle 22.01.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7100 sayılı kanun ile 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’nda değişiklikler yapılmış, yardımcı doçentlik, okutmanlarla ilgili 32. madde kaldırılmıştır. 31. madde de kadrosu bulunan ancak öğretim üyesi (profesör, doçent) atanamayan öğretim elemanları yerine öğretim görevlisi atanabilecekleri ve bu öğretim görevlileri ile süreli sözleşme yapılacağı belirtilmiştir. Atama tasarrufu olması nedeni ile sözleşme kurulması veya sözleşmenin feshinin akademik yön kabul edilmesi daha isabetli olacaktır. Keza Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 23/2 maddesi uyarınca; Vakıf Yükseköğretim Kurumlarında görev alacak olan akademik ve idari personelin çalışma esasları 2547 sayılı Kanunda devlet üniversiteleri için öngörülen hükümlere tabidir....
, işten ayrılma kodunun değiştirilmesi ile işçilik alacakları ve işsizlik maaşı gibi haklarından mahrum kaldığı gibi (29) nolu kod ile çıkarılması sonrası (“Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranış nedeni ile fesih ”) bugün ve gelecekte zarar göreceğini, davalı tarafın yapılan işlemlerde kötü niyetli olduğunu, müvekkili hakkında bildirilen işlen ayrılma kodunun hatalı ve yanlış olduğunun tespiti ile kötü niyet tazminatı alacağını talep ve dava etmiştir....
B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, firma nezdinde davacıya sendikal ayrımcılık yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, iddiaların gerçeği yansıtmaktan uzak, soyut, haksız ve asılsız iddialar olduğunu, hiçbir çalışana karşı sendikal ayrımcılık yapılmadığını, sendikal faaliyetleri engelleyici herhangi bir girişimde bulunulmadığını, işyerinde sendikaya üye olması nedeni ile tek bir işçinin iş akdinin dahi feshedilmediğini, iş akdine ve iş kurallarına uygun olarak çalışan hiçbir işçinin iş akdine hiçbir şekilde son verilmediği gibi işyerinde sendikal faaliyetleri önlemeye yönelik herhangi bir eylemde de bulunulmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur....
B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, firma nezdinde davacıya sendikal ayrımcılık yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, iddiaların gerçeği yansıtmaktan uzak, soyut, haksız ve asılsız iddialar olduğunu, hiçbir çalışana karşı sendikal ayrımcılık yapılmadığını, sendikal faaliyetleri engelleyici herhangi bir girişimde bulunulmadığını, işyerinde sendikaya üye olması nedeni ile tek bir işçinin iş akdinin dahi feshedilmediğini, iş akdine ve iş kurallarına uygun olarak çalışan hiçbir işçinin iş akdine hiçbir şekilde son verilmediği gibi işyerinde sendikal faaliyetleri önlemeye yönelik herhangi bir eylemde de bulunulmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur....
B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, firma nezdinde davacıya sendikal ayrımcılık yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, iddiaların gerçeği yansıtmaktan uzak, soyut, haksız ve asılsız iddialar olduğunu, hiçbir çalışana karşı sendikal ayrımcılık yapılmadığını, sendikal faaliyetleri engelleyici herhangi bir girişimde bulunulmadığını, işyerinde sendikaya üye olması nedeni ile tek bir işçinin iş akdinin dahi feshedilmediğini, iş akdine ve iş kurallarına uygun olarak çalışan hiçbir işçinin iş akdine hiçbir şekilde son verilmediği gibi işyerinde sendikal faaliyetleri önlemeye yönelik herhangi bir eylemde de bulunulmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur....
Ancak; Kasten işlemiş olduğu suçtan hapis cezası ile mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, TCK'nın 53. maddesi gereğince sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda TBMM üyeliğinden veya devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan, velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, sanığın hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş ise de; 24.11.2015 tarihli ...'...
Hakkında limited şirket ortaklığından haklı nedenle ayrılma ve ayrılma akçesi ödenmesi talepli belirsiz alacak davası açıldığı, davanın derdest olup duruşmasının 22/09/2021 gününe bırakılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 2021/444 esas sayılı dava dosyası ile Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasındaki davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, Ankara Asliye ... Ticaret Mahkemesi dosyasında mahkememiz dosyası davalısı tarafından şirket ortaklığından çıkma ve ayrılma akçesi ödenmesi talepli dava açıldığı anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Mahkememizin 2021/444 esas sayılı dosyasının Ankara .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyası ile aralarındaki fiili ve hukuki irtibat nedeni ile HMK. 166. maddesi gereğince birleştirilmesine Yargılamanın Ankara .......
Anayasa’nın 31. maddesi düzenlemesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümleri ve özellikle kadroların akademik yönden belirlenmesi, sözleşmelerin onaya tabi tutulması dikkate alındığında, vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanlarının idari sözleşmelerle çalıştığının kabulü gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarında hareketle 2013 yılında, Vakıf Üniversitesi ile öğretim elemanı arasındaki uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğuna karar vermiştir(Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 09.12.2013 gün ve 2013/34603 E, 2013/28476 K). Somut uyuşmazlıkta, Vakıf Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak çalışan davacının Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi idari sözleşme ile çalıştığı, uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK.un 114 ve 115. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile davanın usulden reddi yerine esastan karar verilmesi hatalıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen alacak davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 23.11.2015 günlü ve 2014/8854 Esas, 2015/7524 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinden ayrıldığının mahkeme kararı ile belirlendiğini ödediği aidat, 3. kişilerce gönderilen haciz ihbarnameleri sebebiyle yapılan ve toplu konut kredisi için yapılan ödemelerin iade edilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 17.000,00 TL. ayrılma payının 11.09.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş 06.09.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile vergi dairesine yapılan ödemeler ve kredi ödemeleri olmak üzere talebini 16.000,00 TL. arttırarak toplam 33.447,02 TL.ye çıkarmıştır....


