de kurulu) galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduklarının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 24.01.2013 gün 2012/11005-2013/818 sayılı ilamı ile, davacıların vakıf evladı olduklarının tespitine ilişkin kararın onanmasına, ancak galle fazlasına müstehaklığın tespiti yönünden vakıflardaki galle şartlarını inceleyen detaylı rapor alınması gerektiği yönünden bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın tekrar kabulüne karar verilmiş ancak Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 17.02.2015 gün 2014/22171-2015/2312 sayılı ilamı ile ilk bozma nedeni gibi tekrar bozulmuş, bu kez mahkemece bozmaya uyularak alınanan rapor ve ek rapor doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespitine ilişkindir....
Diğer taraftan işyerinde bazı ayrılan işçilere işverence tazminat ödendiği olgusu da dikkate alındığında belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan davacıya oluşan ikale nedeni ile kıdem tazminatı ödenmelidir. Belirli süreli olması ve davacının ikaledeki talebinin kıdem tazminatı ve özlük hakları ile sınırlanması nedeni ile ihbar tazminatı isteminin reddi doğru ise de kıdem tazminatının yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır….” gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. Direnme Kararı: 12. Ankara 21. İş Mahkemesinin 30.05.2017 tarihli ve 2017/74 E., 2017/470 K....
İcra Müdürlüğü 2012/8254 E sayılı dosyasından icra takibi yaptıklarını, takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında taleplerinin kabul edildiğini, kararın kesinleştiğini, bu karar ve işten ayrılma bildirgesinde belirtilen ayrılma nedeni de dikkate alındığında iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı neden olmadan feshedildiğinin sübuta erdiğini, ihbar tazminatının ödendiğini, iş sözleşmesi feshinden sonra davacının 1 yıl iş aradığını, herhangi bir kazanç elde edemediğini, davalıya ait iş yerindeki çalışmasına güvenerek konut kredisi kullandığını, işten çıkarılması nedeni ile ekonomik olarak sıkıntılı bir süreç yaşadığını, Borçlar Kanunu gereğince davalının iş sözleşmesi gereği aylık 15.000,00 TL den 8 aylık ücret tutarı olan 120.000,00 TL yi ödemesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını iddia ederek bakiye süre ücret alacağı hakkının hüküm altına alınmasını talep etmiştir....
Esas sayılı icra takip dosyası ile 350.000,00-TL asıl alacak, 12.000,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 362.000,00-TL üzerinden yapmış olduğu icra takibine kooperatif tarafından yapılan itiraz nedeni ile yapılan itirazın iptaline yönelik dava olduğu, davacının davalı kooperatife üye iken 01/02/2019 tarihinde Ankara Sincan 4....
maddesi gereğince; hüküm fıkrasında yer alan TCK.nun 53. ve 58. maddelerinin uygulanmasına ilişkin parağrafların hükümden çıkartılarak yerine, "Sanığın, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; TCK'nin 53/1. maddesi gereğince; a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tâbi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasî hakları kullanmaktan, c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasî parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tâbi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek...
Ancak davacıya ait aidatların ödenmemesi üzerine kooperatif tarafından davacıya ihtar çekilmiş, ihtar sonucunda davacı kooperatife başvurarak aidatları ödeyemeyeceğini belirterek kooperatif üyeliğinden ayrılmıştır. Öyle olunca, davalı tarafından aidatların ödenmemesi nedeniyle davacının aidatları ödeyerek üyeliğini devam ettirebilme imkanı varken ayrılma yolunu tercih etmiştir, BK.98 maddesinin 2.fıkrası yollaması ile akti ilişkilerde uygulanması gereken aynı kanunun 44.maddesi hükmü tazminatın takdirinde gözönünde bulundurularak, davacıda zararın artmasında müterafik kusurlu olduğundan BK.44. maddesi hükmüne göre uygun bir indirim yapılması gerekirken talep edilen tüm tazminat üzerinden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak hukukuna ilişkin davada ... 1. Asliye Hukuk ile Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 02.10.2006 tarihinde açılan vakıf taviz bedelinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. H.Y.U.Y.’nın 1 ve devamı maddeleri uyarınca, taşınmazın aynına ilişkin davalarda görevli mahkeme taşınmazın dava tarihindeki değerine göre belirlenir. Dosya kapsamından, dava değeri 1.680.00.- YTL. olarak gösterilip dava açılmıştır. H.Y.U.Y.'nın 8. maddesinde 21.07.2004 gün ve 5219 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklik gözetilerek dava değeri 5.490.00.- YTL.'yi geçmeyen görülmekte olan davada uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince ......
Belli günde davalı kooperatif vekili Av. .... ile davacı vekili Av. ....'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR - Davacı vekili, müvekkilinin 2010 yılı Haziran ayında kooperatif üyeliğinden ayrıldığını, üyelikten ayrılma tarihine kadar yaptığı ödemelerin tahsili kapsamında 48.620,00 TL asıl alacak ve 2.017,73 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 50.637,73 TL'nin tahsili amacıyla davalı kooperatif aleyhinde icra takibi başlattığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili talep ve dava etmiş, 12.12.2013 tarihli oturumda, icra takip tarihine kadar işlemiş faize ilişkin isteminden feragat etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir....
İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, kooperatifin yapılan takibe itiraz ettiğini, haksız yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış, açılan davanın reddini talep etmişlerdir. Dosya içerisinde İzmir ... İcra Müdürlüğü .... sayılı takip dosyası, davacının istifa dilekçesi ve kooperatif genel kurul toplantı tutanakları getirtişmiş, kooperatif defterleri ve genel kurul tutanakları da incelenmek üzere bilirkişiden rapor alınmıştır. Dava; kooperatif ortaklığından ayrılan, davacının iade alacağının, tahsili amacıyla yapılan, icra takibine itirazın iptali davasıdır. Davacı 03/03/2011 tarihinde kooperatif yönetim kuruluna hitaben yazdığı dilekçe ile M11 blok No:31 numaralı dükkana ait, üyeliğinden istifa ettiğini belirtmiş, yönetim kurulu ise, 07/04/2011 tarihli kararı ile istifasını kabul etmiştir....
Sokak, ... kain, tapuda 866 ada, 185-186-187 parsel sayılı taşınmazların müvekkillerinin dedesi ... adına kayıtlı iken ölümünden sonra müvekkilleri adına intikali sırasında tapu kaydında görülen "186 ve 187 nolu parsellerde ..., 185 nolu parselde ..., ..." vakıf şerhleri nedeni ile davalı kuruma ihtirazı kayıtla taviz bedeli olarak 131.160,00TL ödemek zorunda kaldıklarını, ancak davalı kurumun dava konusu taşınmazların evveliyatında tapusu vakfa ait taşınmazlar olmadığını bildiği halde müvekkillerinden haksız olarak taviz bedeli aldığını, tapu kaydında görülen vakıf adı ile dava konusu taşınmazların bir ilgisi olmadığını iddia ederek, müvekkillerinden tahsil edilen 131.160,00TL'nin 19.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve davalı kuruma gönderilen ihtarname masrafı olarak 482,42TL'nin yasal faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir....


