B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacı tarafından işyerinde sendikal ayrımcılık yapıldığı iddiası ile 6356 sayılı yasanın 25/3-4 maddesi uyarınca açmış olduğu sendikal tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle davacının iş bu davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkil firmada çalıştığını, müvekkil firma nezdinde davacıya sendikal ayrımcılık yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, iddiaların gerçeği yansıtmaktan uzak, soyut, haksız ve asılsız iddialar olduğunu, müvekkil firmada hiçbir çalışana karşı sendikal ayrımcılık yapılmadığını, müvekkil tarafından sendikal faaliyetleri engelleyici herhangi bir girişimde bulunulmadığını, işyerinde sendikaya üye olması nedeni ile tek bir işçinin iş akdinin dahi feshedilmediğini, müvekkil tarafından iş akdine ve iş kurallarına uygun olarak çalışan hiçbir...
B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacı tarafından işyerinde sendikal ayrımcılık yapıldığı iddiası ile 6356 sayılı yasanın 25/3-4 maddesi uyarınca açmış olduğu sendikal tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle davacının iş bu davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkil firmada çalıştığını, müvekkil firma nezdinde davacıya sendikal ayrımcılık yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, iddiaların gerçeği yansıtmaktan uzak, soyut, haksız ve asılsız iddialar olduğunu, müvekkil firmada hiçbir çalışana karşı sendikal ayrımcılık yapılmadığını, müvekkil tarafından sendikal faaliyetleri engelleyici herhangi bir girişimde bulunulmadığını, işyerinde sendikaya üye olması nedeni ile tek bir işçinin iş akdinin dahi feshedilmediğini, müvekkil tarafından iş akdine ve iş kurallarına uygun olarak çalışan hiçbir...
B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacı tarafından işyerinde sendikal ayrımcılık yapıldığı iddiası ile 6356 sayılı yasanın 25/3-4 maddesi uyarınca açmış olduğu sendikal tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle davacının iş bu davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkil firmada çalıştığını, müvekkil firma nezdinde davacıya sendikal ayrımcılık yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, iddiaların gerçeği yansıtmaktan uzak, soyut, haksız ve asılsız iddialar olduğunu, müvekkil firmada hiçbir çalışana karşı sendikal ayrımcılık yapılmadığını, müvekkil tarafından sendikal faaliyetleri engelleyici herhangi bir girişimde bulunulmadığını, işyerinde sendikaya üye olması nedeni ile tek bir işçinin iş akdinin dahi feshedilmediğini, müvekkil tarafından iş akdine ve iş kurallarına uygun olarak çalışan hiçbir...
B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacı tarafından işyerinde sendikal ayrımcılık yapıldığı iddiası ile 6356 sayılı yasanın 25/3-4 maddesi uyarınca açmış olduğu sendikal tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle davacının iş bu davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkil firmada çalıştığını, müvekkil firma nezdinde davacıya sendikal ayrımcılık yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, iddiaların gerçeği yansıtmaktan uzak, soyut, haksız ve asılsız iddialar olduğunu, müvekkil firmada hiçbir çalışana karşı sendikal ayrımcılık yapılmadığını, müvekkil tarafından sendikal faaliyetleri engelleyici herhangi bir girişimde bulunulmadığını, işyerinde sendikaya üye olması nedeni ile tek bir işçinin iş akdinin dahi feshedilmediğini, müvekkil tarafından iş akdine ve iş kurallarına uygun olarak çalışan hiçbir...
B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacı tarafından işyerinde sendikal ayrımcılık yapıldığı iddiası ile 6356 sayılı yasanın 25/3-4 maddesi uyarınca açmış olduğu sendikal tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle davacının iş bu davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkil firmada çalıştığını, müvekkil firma nezdinde davacıya sendikal ayrımcılık yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, iddiaların gerçeği yansıtmaktan uzak, soyut, haksız ve asılsız iddialar olduğunu, müvekkil firmada hiçbir çalışana karşı sendikal ayrımcılık yapılmadığını, müvekkil tarafından sendikal faaliyetleri engelleyici herhangi bir girişimde bulunulmadığını, işyerinde sendikaya üye olması nedeni ile tek bir işçinin iş akdinin dahi feshedilmediğini, müvekkil tarafından iş akdine ve iş kurallarına uygun olarak çalışan hiçbir...
Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, müdahalenin men'i, ecrimisil ve kal' istemlerine ilişkindir. ... 9. Sulh Hukuk Mahkemesince, kira sözleşmesi süresi sona erdikten sonra fesih hakkı kiraya veren vakfa aittir. Davacı dernek cami ve müştemilatına ilişkin tasarruf yetkisi, el atmanın önlenmesi ve sözleşmenin sona ermesi nedeniyle fuzuli işgalden dolayı alacak/tazminat talebi genel hükümlere tabi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. ... 10....
Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile 23.984,97 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; talebin işveren tarafından ödenen paya ilişkin olduğu, sözkonusu payın vakıf senedi uyarınca vakfın geliri olduğu ve ayrılma halinde işçiye iade edilecek kalemlerden olmadığı gerekçesiyle, istinaf isteğinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden kararla davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili temyize gelmiştir....
Maddesi uyarınca açılan, kooperatif üyeliği sona eren davacının kooperatif varlığı üzerindeki alacak istemine ilişkin çıkma payı alacağı davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının kooperatif üyeliğinden hangi tarihte ayrılmış olarak kabul edilebileceği ve buna göre dava tarihi itibariyle muaccel olmuş bir alacağın varlığı olup olmadığı , varsa miktarı hususlarındadır. Dosyası içerisine davacı vekili tarafından Kooperatif kayıtları, ihraç kararı, kooperatif üyeliğinden istiafa dilekçesi, istifa red yazısı, ihtarnameler sunulmuş, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Değişi iş sayılı dosyaları celp edilmiş, ...inin Ana sözleşmesi ile Genel Kurulu tutanaklarının suretleri getirtilmiştir. Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ......
Vakıf Yükseköğretim Kurumlan Yönetmeliği'nin 23/2. maddesi uyarınca "Vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alacak olan akademik ve idari personelin çalışma esasları 2547 sayılı Kanun'da devlet üniversiteleri için ön-görülen hükümlere tabidir. Bu personelin aylık ve diğer özlük hakları ba-kımından ise, 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanır"....
Anayasa’nın 31. maddesi düzenlemesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümleri dikkate alındığında, özellikle kadroların akademik yönden belirlenmesi, sözleşmelerin onaya tabi tutulması dikkate alındığında, vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanlarının idari sözleşmelerle çalıştığının kabulü gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarında hareketle 2013 yılında, Vakıf Üniversitesi ile öğretim elemanı arasındaki uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğuna karar vermiştir(Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 09.12.2013 gün ve 2013/34603 E, 2013/28476 K). Somut uyuşmazlıkta, Vakıf Üniversitesinde öğretim elemanı olarak çalışan davacının Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi idari sözleşme ile çalıştığı, uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğu anlaşıldığından, davanın 6100 sayılı HMK.un 114 ve 115. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile usulden reddi yerine esastan karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir....


