WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hisse devir sözleşmesi tarihinde kooperatife tescil talebinin iletildiği tarihte hisse üzerindeki usulsüz haciz bulunmadığını, bu nedenle hacizlerden ari tespitin reddinin hatalı olduğunu, anılan icra takibinde ilgili kişi olabilmeleri için ancak davanın kabulü ile üye kaydımızın yapılması sonrasında mümkün olacağını, mahkeme tarafından hacizli tespit kararı geçersiz işlemin hukuki sonuç doğurmasına yol açacağını, hacizli üyelik tespiti hisse üzerindeki usulsüz haczin devir alan tarafından ödenmesi sonucunu doğuracağını, davalı kooperatifin başkanı aracılığıyla davranışlarının dürüstlük kuralına da aykırı olduğunu, aynı zamanda avukat olan kooperatif başkanı ...'...

Şikâyette bulunan kişinin icra dairesinin işlemini iptal ettirmekte veya düzelttirmekte hukuki yararı vardır diyebilmek için o işlemin doğrudan doğruya o kişinin kendi hukuki durumuna ilişkin olması ve zararına bulunması gerekir (Kuru, s.106). 22. Kimlerin şikâyet yoluna başvurmakta hukuki yararının bulunduğu 2004 sayılı Kanun’da belirtilmediğinden hukuki yarar her somut olayda ayrıca tespit edilmelidir. Aksi ispatlanmadıkça alacaklı veya borçlunun şikâyet konusu yolsuz işlemi iptal ettirmekte hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir. Hukuki yararın şikâyetin ileri sürülmesi sırasında mevcut olması ve korunmaya değer yani güncel bir yararı bulunması gereklidir (Hakan Pekcanıtez, Cemil Simil, İcra-İflas Hukukunda Şikayet, ..., 2017, s.232-234). 23. Uyuşmazlığın çözümünde haciz işleminin açıklanmasında fayda vardır. 24....

Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, bu davalı harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamıştır.Diğer davalı tasfiye memurunun sorumluluğuyla ilgili olarak yapılan incelemede, ihyası istenen şirketin tasfiyesinin 26/10/2018 tarihinde tamamlandığı anlaşılmıştır. -----İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı takip dosyasının ve-----İcra Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dava dosyasının açılış tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından sonraya ilişkin olduğu, bu durumda davalı tasfiye memurunun dava açılmasına sebebiyet vermediği tesbit edilmekle, bu davalı da harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulmaksızın, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin kendilerine usulüne uygun tebliğ edilmediğini, takibi haricen öğrendiğinden ve 7 günlük itiraz süresini kaçırdığını, yaptıkları itirazın süresi dışında olması nedeniyle reddedildiğini, ret kararına karşı Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile usulsüz tebligat olması nedeniyle memur işlemini şikayet talepli dava açtıklarını, davanın reddedildiğini, kararı istinaf ettiklerini, dosyanın halen istinafta olduğunu, müvekkilinin vergi mükellefi olup ikinci el araç ticareti ile uğraştığını, %1 KDV oranı üzerinden aldığı aracı %1 KDV ile sattığını, %18 KDV ile aldığı aracı %18 KDV ile sattığını, yedek anahtarın ise araç satışı sırasında davacıda olmadığının davalı tarafından bilindiğini, icra takibinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Davacı, davalı tarafından------- takip dosyası üzerinden hakkında kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, kendisinin takip alacaklısını tanımadığını, bu şahıstan ------gibi bir miktarı borç almasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mal varlığında bu tarih öncesi ve sonrasında bir artış olmadığını, senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmayıp taklit edildiğini, yazıların da başka bir kişi tarafından doldurulduğunu belirterek, senetten ötürü borçlu olmadığının tespitine, takibin ve usulsüz olarak tebliğ edilen ödeme emrinin iptaline, davalının %40 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı ise davacıyı ve ailesini -----yıldır tanıdığını, aynı muhitte oturdukları için tanıştıklarını, davacının hali hazırda ikamet ettiği 4 katlı binayı arsa vasıflı olarak satacağını söylediğini, kendisinin de yatırım amaçlı olarak dolar ve altın bazında birikmiş parası bulunduğunu, söz konusu arsayı 800.000,00 TL.ye almak istediğini söylediğini...

in bu mevcut durumunun, davacının atın bakımını ağır biçimde ihmal etmesinden kaynaklandığını ve atın ekonomik olarak değerinin bitme noktasına taşıdığını, davacı tarafın atının usulsüz olarak elde edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin canlı at ihraç ve ithal eden kişi olduğunu, müstahsil makbuzu ile satın aldığı atları yurtdışına götürdüğü gibi, yutdışından da at getirme yetkisine haiz olduğunu, davacı tarafın bu işlemler sebebiyle ve geçmişten gelen borçları sebebiyle müvekkiline toplam 8.000 Euro borcunun biriktiğini, davacı tarafın müvekkiline borcu olduğunun telefon mesajlaşmalarıyla belli olduğunu, davacı tarafın borçlarını ödememesi üzerine atın varış noktasında ödemedeki bu aksaklığa bağlı olarak bekletmeler yaşandığını, müvekkilinin ücretini almadığı için nakliye işlemini tamamlayamadığını, müvekkilinin ücretini almadığı hizmeti vermek zorunda olmadığını, taraflar arasında borç doğurucu bir anlaşma var ise herkesin üzerine düşen edimi yerine getirmesi gerektiğini...

gerçek depodan sanal depoya çıkış yapmak suretiyle usulsüz işlemler yapmış ve şirketi büyük zarara uğratmıştır, biz patronun da olduğu ortamda bu durumu tespit ettik, kendisine de söylediğimizde ----- bu şekilde yaptığını itiraf etmiştir, bunun üzerine şirket tarafından ---- hakkında tutanak tutuldu ve işten çıkartıldı ve hakkında suç duyurusunda bulunuldu, ayrıca yapmış olduğu usulsüz işlemler nedeniyle şirketin zararı çıkarıldı, hatırladığım kadarıyla 1 milyonun üzerinde bir zarar meydana gelmiştir....

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaçak elektrik tutanağının mevzuata uygun ve eksiksiz olarak tutulduğunu, kaçak elektrik tüketimini gerçekleştiren kişinin tespit mahallinde hazır bulunmaması, imzasının bulunmaması tutanağın geçerliliğini etkilemeyeceğini, kaçak kullanımın 31/10/2022 ile 04/12/2022 tarihleri arasında meydana geldiğini, dolayısıyla kaçak elektrik faturasının mevzuata uygun olarak hesaplandığını, müvekkili şirketin icra takibi başlatmak için itiraz süresini beklemeye ilişkin bir yükümlülüğünün bulunmadığını, usulsüz tebligata ilişkin olarak, tebliğ işlemini öğrenen muhatabın tebliği öğrendiği tarihten itibaren 7 gün içinde şikayet yoluna başvurması gerektiğini, davacı tarafça tebligatın usulsüz olduğunu gösteren ve kaçak elektrik kullanmadığına dair hiçbir somut veya yazılı bir delil sunulmadığını beyan etmekle, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir....

Dairemizin 23.11.2015 tarih, 2015/16847 Esas ve 2015/29012 Karar sayılı ilamı ile; borçluya 103 davetiyesi tebliğ işleminin usulsüz olduğu, buna göre kendisine 27.02.2014 tarihinde kıymet takdir raporu tebliğ edilen borçlunun 04.03.2014 tarihli şikayetinin yasal 7 günlük sürede olduğu kabul edilmiş ve; 1)İİK'nun 82/1-12. maddesinde düzenlenen meskeniyet iddiası yönünden; taşınmaz üzerindeki ipoteğin ödeme nedeniyle bir başkasına devrinin zorunlu olarak kurulup kurulmadığına ilişkin sonuca etkili olmadığı, bu sebeple mahkemece, taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteğe dair ipotek akit tablosu, resmi senet ve kredi sözleşmesi ilgili bankadan istenilip, yapılacak inceleme sonucunda ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre hüküm tesisi gereği; 2)İİK'nun 82/1-4. maddesi uyarınca kendisinin ve ailesinin geçimi için zorunlu tarım arazisi iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayeti yönünden ise; 137 ada...

edildiğinini iddia ettikleri hesap kat ihtarı müvekkilinin hiçbir zaman oturmadığı, ikamet etmediği, muhtarlıkta kaydı olmadığı ve çalışmadığı, karşı yan bankaya kesinlikle adresi olarak bildirmediği müvekkilinin adresi olmayan bir iş merkezinin muhtarlığına yasal ve geçerli bir tebligatın sonuçlarına sahip olmayan yok hükmünde ve usulsüz tebligat vasfına haiz olduğunu, usulsüz tebligat ile kat ihtarının tebliğ edildiğini ve bu ihtara cevap verilmediği yönünde gerçek dışı iki iddiada bulunduğunu bu kat ihtarına dayanak alacağın iddia ettiğini, kat ihtarına karşı karşı kat ihtarının taraflarına icra dosyası içinde görülür görülmez hemen ertesi gün yasal süresi içinde noterden cevap verildiğini, ... 5....

UYAP Entegrasyonu