WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.05.2010 tarihli 2009/293 esas ve 2010/194 sayılı kararı ile hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığı ihlal suçlarından hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz hakkının bulunduğu açıklanarak tebligat yapılması ve temyiz talebi var ise dosyasına eklenip Dairemize gönderilmesi ile ayrıca sanık ...'ın, hakkında kurulan 12.05.2010 tarihli 2009/293 esas ve 2010/194 sayılı ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararına karşı 10.01.2011 tarihinde tebligatın usulsüz olduğundan bahisle temyiz talebinde bulunduğundan; adı geçen sanık ile ilgili de ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi yönündeki iade kararı üzerine sanık ... hakkında temyiz talebi ile ilgili ek tebliğname düzenlenmiş ise de; sanık ...'e açıklamalı tebligatın en son bildirdiği ... İlçesi'ndeki adresi yerine doğrudan mernis adresine tebligat yapıldığının anlaşılması karşısında; mahkemesince sanık ...'e, ... 1....

Karar sayılı dosyası üzerinden usulsüz tebligat şikayetinde bulunulmuş, mahkeme tarafından şikayetin kabulü ile tebligatın usulsüz yapıldığı tespit edilmiş ve öğrenme tarihi itiraz tarihi olarak değiştirildiğini, söz konusu karar 25/05/2018 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiğini, yapılan söz konusu itiraz kısmi bir itiraz olup müvekkil tarafından davacıya karşı borçlu olunan miktar kabul edilmiş ve ödemesi gerçekleştirildiğini, Davacı tarafın haksız ve fahiş olan diğer taleplerine karşı ise itiraz edilmek suretiyle takip bu yönüyle durdurulduğunu, yapılan bu kısmi kabul ve ödeme davacı tarafın da kabulünde bulunmakta olduğunu, Müvekkil tarafından borçlu olunan miktarın ödemesi gerçekleştirilmiş olup bakiye kısıma dair müvekkilin davacıya karşı bir borcu bulunmadığını, söz konusu borç ilişkisi üzerinden 5 yılı aşkın bir süre geçmiş olması nedeniyle zaten borç talebi zaman aşımına uğradığını, davacı tarafça müvekkil aleyhine başlatılan icra takibine karşı, yasal borç miktarı dosya...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre, tebligat bilinen en son adrese yapılır. Tebligat yapılamaması halinde, adrese daha önce tebligat yapılmamış ise Tebligat Kanunu'nun 21., daha önce tebligat yapılmış ise 35. maddesine göre tebligat yapılması gerekir. 35.maddeye göre tebligat yapılabilmesinin bir diğer koşulu ise kişinin adres kayıt sisteminde başkaca yeni adresinin de tespit edilememesidir....

borçlu şirketin 2014 yılı kasım ayından itibaren aynı adreste faal olduğu halde taşındığından bahisle tebligatın iade edilip TK’nun 35. maddesine göre tebligat yapılmasının da usulsüz olduğunu ileri sürerek, usulsüz tebligat şikayetinde bulunduğu ve tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 22.02.2016 olarak düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece ödeme emrinin iptaline karar verildiği görülmektedir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde, tebligatın vekile yapılması zorunlu ise de; somut olayda; şikayete konu Büyükçekmece 3....

Tebligat Kanunu’nun 35. madde hükmünce, kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır. Somut olayda davalıya gönderilen tebligat, adresten taşındığı gerekçesiyle bilâ tebliğ iade olunmuştur. Davalı tüzel kişiliğin ticaret sicilindeki adresi araştırılarak bu adrese mahkeme kararının gönderilmesi, tebliğ olunamadığı takdirde TK’nın 35. madde hükmünce tebliğin tamamlanması gerekirken, adres araştırması yapılmadan kararın kesinleştirilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, mahkemenin ....03.2012 tarihli ek kararının kaldırılması gerekmiştir. ...-Davalı ticaret siciline kayıtlı tüzel kişiliği bulunan limited şirkettir....

.” düzenlemesi ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği dikkate alındığında; somut olayda sanığın yokluğunda verilen hükmün öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adresin bilinen en son adres olduğu kabul edilerek tebliğ edilmesi gerektiği halde; MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanununun 21/2. maddesi gereğince 11/04/2014 tarihinde yapılan tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın temyizinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek tebliğnamedeki temyiz isteğinin süre yönünden reddi yönündeki düşünceye iştirak edilmemiştir....

(HGK 05/06/1991 1991/12-258 E, 1991/344 K) Tebligat usulsüz ise borçlu veya vekilinin mahkemeye verdiği dilekçede yanlışlıkla gecikmiş itiraz ibaresini kullanmış olması önemsizdir. Zira hukuksal nitelendirmeyi yargıç resen yapar. Bu durumda yargıç dilekçeyi Tebligat Yasasının 32. maddesine dayalı tebligat usulsüzlüğü şikayet başvurusu olarak incelemelidir. Mahkeme tebligatın usulsüzlüğüne yönelik şikayeti kabul ederse borçlunun usulsüz tebligatı öğrendiğini bildirdiği tarihin tebliğ tarihi olarak tespitine karar verir. (12. HD 2005/24651-2006/938) Somut olayda ödeme emri tebliği usulüne uygun olmadığından, gecikmiş itirazın koşulları oluşmamıştır. Usulsüz tebliğin öğrenme tarihinin belirlenerek tebliğ tarihinin bu tarih olarak belirlenmesi gerekirken gecikmiş itirazın reddine karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, cezaların türleri, süreleri ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca 16/05/2012 tarihinde tebliğ edilen hükmü, süresinden sonra 21/11/2012 tarihinde temyiz etmişse de; tebligat tarihinde ... ...i Cezaevinde başka suçtan tutuklu olduğu, bu nedenle tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, öğrenme üzerine yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Duruşmalardan bağışık tutulma talebi bulunmayan sanığın dosya içerisinde bulunan ... ...Askeri Mahkemesi'nin 25/05/2012 tarihli ilamından da anlaşılacağı üzere hüküm tarihinde başka suçtan ........

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 3167 Sayılı Kanuna Muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; YCGK nun 07.12.2010 tarih 2010/4-199 E 2010/48 K sayılı ilamında açıkça vurgulandığı üzere daha önce tebligat yapılmayan adrese 7201 sayılı kanun 35.maddesine göre doğrudan hükmün tebliğ edilmiş olması nedeniyle tebligat usulsüz olup sanığın öğrenme üzerine ve süresinde yazılı emir talebi temyiz kabul edilerek 06.10.2006 tarih ve 2006/366 karar sayılı ek karar hükümsüz olup, ek karar kaldırılarak yapılan incelemede; Sanığa atılı karşılıksız çek keşide etmek suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev'i itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 102/4.maddesine göre hesaplanan beş yıllık dava zamanaşımının 23/05/2006 ve tarihli karar ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği anlaşılmakla; 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA...

Temyiz Sebepleri Davalı vekilince, müvekkili şirkete ait elektronik tebligat adresinin yönetmeliğin 6. Maddesinin birinci fıkrası gereği ilgili kurumca sistemine servis edilen bilgilerde şirketi temsile yetkili olarak bildirilen ve buna bağlı olarak aktivasyonu yapan şahsın şirketi temsile yetkili kişi olmadığı, temsil yetkisinin 06.11.2018 de sona erdiği UETS adresinin şirketin hüküm ve tasarrufu dışında oluşturulduğu, ... ce verilen müzekkere cevabında başvuru yapan ...'in iletişim bilgileri ve e posta adresinin sistemde doğrulanmadığı, sistemde doğrulanmayan iletişim adreslerine e teblige ilişkin bildirim yapılamadığı şeklinde bilgi verildiği, tebligatın usulsüz olduğunu beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık genel haciz yolu ile ilamsız takipte ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğü şikayetine ilişkindir. 2....

UYAP Entegrasyonu