WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

in kusurlu davranışla zarar sebep olduğunu, Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü ve Tebligat İşletme Esaslarını Düzenleyen Genelge hükümlerine uygun tebligat yapılmadığını, her ne kadar davacı tarafından İcra Hukuk Mahkemesinde usulsüz tebligat sebebiyle takibin iptali davası açılmış ise de davanın esasa girilmeden usulden reddedildiğini, tebligatta haber verildiği iddia edilen kişinin ne o binada ne de mahallede oturmadığını, ayrıca kanuni bir zorunluluk olan bina yöneticisine haber verme yükümlülüğünün de yöneticinin beyanı ile sabit olduğu üzere yerine getirilmediğini, davalının tebliği usulüne uygun yapmaması nedeniyle ticari hayatının sekteye uğradığını, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davaya konu tebligat işlemine esas Bursa 16....

Şti. vekili bu karara karşı 15/03/2017 tarihinde "Usulsüz tebligat nedeniyle" yargılamanın iadesi davası açılmış, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda 29/04/2019 tarihinde 2017/121 Esas, 2019/139 Karar sayılı ilam ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf talebinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi tarafından süresinden sonra yapıldığı gerekçesiyle 12/09/2019 tarihinde reddine karar verilmiştir. Davacı vekili BAM kararını temyiz etmiş, Dairemizce Bam Kararı 19/02/2020 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. Bu kez davalı .... Şti. ilk olarak taraflar arasında yapılan tebligatların usulsüz olduğunu belirterek şirkete (vekiline) gerekçeli kararın yeniden tebliğe çıkarılmasını istemiş, yerel mahkeme davalı vekilinin bu talebinin 16/11/2020 tarihli ek kararla reddine karar vermiş; ek karar davalı vekili tarafında süresinde temyiz edilmiştir. Taraflar arasında görülen ldavada davalı Şirket adına çıkarılan tebligatların, Şirket adresi ......

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014-1531 esas ve 05.01.2016 tarihli kararı ile ilgili kişi ....’un vasilik görevine son verilerek ...’a talebi üzerine kardeşi ...’un vasi olarak atanmasına, karar verildiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle davalı erkeğin vasisi ... olduğundan yapılan dava dilekçesinin tebliği usulsüz olup davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4733 sayılı Yasa'ya aykırılık Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 5271 sayılı CMK'nın 42. maddesi uyarınca temyiz talebini de içeren eski hale getirme istemi konusunda karar verme yetkisi dairemize ait bulunduğundan sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine dair mahkemenin 05.12.2013 tarihli ek kararı yok hükmünde kabul edilip kaldırılarak yapılan incelemede; Gıyabi kararın sanığa tebliği Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliği gereğince usulsüz olduğundan sanığın eski hale getirme talebi yerinde görülüp, 04.12.2013 tarihli temyiz inceleme talebi yasal süresinde kabul edilerek 26.09.2013 tarihli hükme yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde; 1-Sanığın güvenlik güçlerince şüphe üzerine sokakta durdurulup yanında bulunan iki karton kutu ve bir poşet içinde 25 adet gümrük kaçağı...

Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/1239 Esas sayılı dosyasında açılan davada bir kısım davalıların murisi ...’ın 08.07.2000 tarihinde ölmüş olmasına rağmen sağmış gibi kendisine dava dilekçesinin 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebliğ edilerek usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan davanın sonuçlandırıldığı ve 08.09.2011 tarihinde kesinleşme şerhi verilerek kesinleştirildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazın paylı maliklerinden olan ...’ın mirasçıları tarafından tebligatın usulsüz olduğu ileri sürülerek karar temyiz edilmiştir. ...’ın mirasçıları ayrıca yargılamanın iadesi yoluyla kesinleşen kararın ortadan kaldırılması için mahkemeye başvurmuşlardır. Bunun üzerine mahkemece dosya yeni esasa kaydedilerek... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/159 Esasından yargılamaya devam olunmuş, dosya içerisindeki suretleri gönderilen duruşma tutanakları ve UYAP sisteminden yapılan incelemeye göre duruşmasının 25.02.2016 tarihine ertelendiği anlaşılmaktadır....

Borçlu Belediyeye ödeme emri 25.03.2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup bu tebligat usulsüz olsa dahi borçlunun icra mahkemesine haczin kaldırılması istemiyle başvurduğu tarih olan 15.04.2014 tarihi itibariyle tebligata muttali olduğunun kabulü gerekir. Ittıla tarihinden itibaren de 7 gün içinde icra dairesine itirazda bulunulmadığından tekip kesinleşmiş olup alacaklının haciz isteme hakkı doğmuştur. Alacaklının, talep tarihi olan 24.04.2014 tarihi itibariyle haciz istemekte hakkı olduğuna göre icra müdürünün haciz isteminin reddi kararı hukuka aykırı olup mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklıların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayetine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 16., Tebligat Kanunu, sair yasal mevzuat 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....

Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan imzası resmi merciiler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adres ile kamu kurum ve kuruluşları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.(T.K.35/son) Tebligat Kanununun 35/... ve Tüzüğün 55.maddelerine göre tebliğin usulüne uygun olarak yapılabilmesi için daha önce aynı adrese kanunun gösterdiği usullere göre bir tebligat yapılmış olması gerekmektedir. Evvelce yapılan tebligat usulsüz ise 35.maddeye göre tebligat yapılması mümkün değildir. Tebligat Kanununun 35/son fıkrasında ise muhatabın daha önce tebliğ yapılan adresinin değiştirilmesi değil, değiştirildiği için tebliğ yapılamayıp, tebliğ evrakının iade edilmesine yol açan adres sebebiyle Tebligat Kanununun 35/...-....fıkralarının uygulanması öngörülmüştür....

Sokak No:16 İç Kapı No:3 Küçükahmet Merkez/DÜZCE" adresine Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi uyarınca yapılan karar tebliğinin usulsüz olduğu anlaşılmakla, gerekçeli karar ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek, temyiz süresi beklenip, verilirse gerekçeli temyiz dilekçesi ile birlikte ve sanığın temyizi hakkında ek tebliğname düzenlenerek temyiz incelemesi için Dairemize tekrar gönderilmek üzere dosyanınYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi....

isteminin kabulüne ve temyiz talebinin değerlendirilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair 26/07/2017 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilip bu karar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede, Sanığın yokluğunda verilen 29/03/2016 tarihli kararın sanığa son adresi ve aynı zamanda MERNİS adresine göre öncelikle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat yapılması gerekirken aynı Kanunun 21/2. maddesine göre 07.04.2016 tarihinde yapılan tebliğ işlemi usulsüz ise de, Tebligat Kanununun 32. maddesine göre "tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır" hükmü uyarınca sanığın ilgili kararı, bu suç nedeniyle hükümlü olarak cezanın infazına başlanması nedeniyle 23/03/2017 tarihinde öğrendiği ve 23/03/2017 havale tarihli dilekçe ile uzlaşma isteminde bulunduğu anlaşılmakla, yasal süresinden sonra yaptığı temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması...

UYAP Entegrasyonu