Bu yol, ilam alacaklısına tanınmış yasal bir haktır ve o halde eldeki davanın çözümü bakımından bu hakkın davalı yanca kullanılmış olmasının açık bir şekilde dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığının belirlenmesi gerekecektir. Bu durumda, davacı yanın, ilamlı icra takibine girişilmeden hemen önce davalı yana göndermiş olduğu ödeme teklifinin hukuksal niteliği üzerinde öncelikle durulmalıdır. Davacı yan vekili, dava dilekçesinde, söz konusu ödeme teklifinin 818 sayılı BK'nın 90. madddesi dairesinde kayıtsız-koşulsuz bir ödeme teklifi olduğundan söz etmiş ise de, gönderilen ihtarnamede her türlü tavzih ve temyiz haklarını saklı tutmuş olmakla, gönderilen ihtarın kayıtsız ve koşulsuz olduğundan, giderek açık bir ödeme taahhüdü niteliğinde olup alacaklıyı temerrüde düşürdüğünden söz edilemez. Nitekim, dava dilekçesinde ilam alacaklısı davalının temerrüde düşmediği ve bu nedenle de ilamda hükmedilen tutar için tevdi mahalli tayini cihetine gidilemediği beyan ve ikrar edilmektedir....
dilekçesinde tarif edilen taşınmazların belirlenmesi ve tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının 3402 sayılı Kanunu’nun 20. maddesi hükümleri uyarınca kapsamlarının belirlenmesi istenildiği halde, Mahkemece, yukarıda belirtilen eksiklikler dosya kapsamına getirtilmediği gibi; bozma sonrasında yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda dağıtım paftası ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlettirilerek çakıştırma yapılmamış, tapu kayıtları yöntemince uygulanarak kapsamları belirlenmemiştir....
Davacı, dava dilekçesi ve 6.10.2003 tarihli dilekçesinde, taksit miktarlarına uygulanması gereken artış oranlarına göre ödenmesi gereken miktarları örneklemelerle açıklamak suretiyle, yüksek miktarlarda ödeme yaptığını, yeniden yapılandırmadan yararlanmak için Bankanın kredi borçlularından, davadan feragat etmelerini (veya dava açmamalarını) ön şart olarak ileri sürmesi nedeniyle de, yasal hakları saklı kalmak üzere, yeniden yapılandırmadan yararlanmak istediğini 15.11.2002 tarihli ihtarla davalı Bankaya bildirdiğini, talebinin kabul edilmemesi üzerine, tevdi mahalli tayini talebinde bulunarak, bundan sonraki taksit ödemelerini mahkemece tayin edilen tevdi mahalline düzenli olarak ödemeye devam ettiğini, bu nedenle de yeniden yapılandırma olanağından yararlanması gerektiğini belirterek, borç miktarının buna göre belirlenmesini talep etmiştir....
Borçlu vekili; müvekkilinin alacaklıya ait mecurda 01.01.2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile aylık 1200TL kira bedeli karşılığında oturduğunu, 01.01.2013 tarihi itibariyle 50TL artışla 1250TL bedelle, anlaşarak evi tahliye ettiği 01.06.2013 tarihine kadar müvekkilinin kira bedellerini günü gününe ödediğini, alacaklının anahtarı teslim almak istememesi üzerine tevdi mahalli tayini için Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesine başvurduklarını ve 16.06.2013 tarihli ve 2013/65 D. İş. sayılı karar ile tevdi mahalli tayin edilerek anahtarın buraya bırakıldığını belirterek istemin reddini savunmuş, alacaklının %40’dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. Mahkeme Kararı: 6. Bursa 6....
Orman tahdidi seri bazda yapıldığı için taşınmazın önceki niteliğinin belirlenmesi için en eski tarihli hava fotoğraflarının incelenmesi gerekirken en eski tarihli hava fotoğrafları incelenmemiştir. Mahalli bilirkişilerin taşınmazların kullanılan yerlerden olduğuna ilişkin beyanları hava fotoğrafları ve ortofoto haritaları ile denetlenmediği gibi, denetimde komşu parsellerin dayanak kayıtlarından da yararlanılmamış; (A) harfiyle gösterilen bölümün batısındaki 853 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 3753 sayılı Zeytincilik Kanunu'na göre tescil edilmiş olan Kasım 1957 tarihli ve 20 numaralı zeytincilik tapusu batı yönünde davacının dedesi olduğu bildirilen “... '’e tevdi edilen zeytinlik” okuduğu halde yörede yapıldığı anlaşılan zeytincilik çalışması sırasında davaya konu taşınmazların da bu çalışmaya konu edilip edilmedikleri, edilmiş ise akıbetlerinin ne olduğu da araştırılmadığından yapılan araştırma ve inceleme de hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır....
Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde tevdi mahallinin belirlenmesi talepli dava açılmış olduğunu ancak bu davadan sonra banka tarafından icra takibi başlatılarak haksız şekilde fazla para talep edilmeye başlanıldığını, tüm bu uyuşmazlıklara başlangıç olarak konulan savcılık blokesi yargılamayı yapan ... 13....
İncelemeye konu dosyada, mahalli mahkemece kurulan hükmün, Yargıtay 9. Ceza Dairesince incelenerek 27.05.2014 gün ve 6652-6253 sayı ile ek tebliğname düzenlenmek üzere tevdii kararı verilmesi ve tebliğname tarihinin de 23.03.2012 olması nedeniyle temyizen inceleme görevi Yargıtay 9. Ceza Dairesine ait ise de; 6572 sayılı Kanunun 27. maddesi ile 2797 sayılı Yargıtay Kanununa eklenen geçici 14. madde uyarınca yeniden oluşturulan Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu tarafından kabul edilerek 22.01.2015 gün ve 29244 sayılı Resmî Gazetede yayımlanıp 02.02.2015 tarihinde yürürlüğe giren 19.01.2015 gün ve 2015/8 sayılı iş bölümü kararının Yargıtay 9. Ceza Dairesinin görevlerine ilişkin bölümünde; "Yeni kurulan dairelerin başkanları, üyeleri ve tetkik hakimlerinin belirlenmesi tarihinden itibaren on gün içinde 9. Ceza Dairesinin arşivinde bulunan ve TCK'nun 79 ve 80. maddeleri kapsamındaki suçlara ait dava dosyaları 18....
edilerek, yapılan onarım işlerinin projeye ve sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı, projeye göre yapılan işlerle varsa proje harici işlerin belirlenmesi, proje harici fazladan yapılan işler olup olmadığının, fazla imalat yapılmış olması halinde yapılan işin gereği olarak yapılması gerekip gerekmediğinin, yapılan işin toplam maliyetinin, ayrıca yapılmayan veya eksik yapılan işler varsa bunların da değerinin tespitine dair ek rapor alınmasına müteakip dosyanın bu kez Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak bir bilirkişi heyetine tevdi ile onarım ve kontrol işine ilişkin sözleşme ve ekleri detaylıca incelenerek edimin sözleşme hükümlerine uygun şekilde ifa edilip edilmediği, tüm sözleşme bedelinin ödenip ödenmediği, fazla ödeme yapılıp yapılmadığı, fazla ödeme yapıldığının tespiti halinde kamu görevlisi olan sanıkların görevleri ve edimin ifası sürecinde yaptıkları işlerin niteliği de gözetilmek suretiyle her birinin sorumluluğunu belirleyen önceki raporlar arasındaki çelişkiyi...
edilen miktarı mı yoksa fazla tahakkuk ettirilen yasal tevdi bulunmayan miktarı mı mal edindiğinin açıklattırılmasından sonra, sonucuna göre suç niteliğinin ve sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve soruşturma aşamasında alınan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kabule göre de; Yüklenen suçu TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ... müdafiileri, katılan kurum vekili ve O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay Ceza Kurulunun 18/09/2012 gün ve 2012/1-941-1780 sayılı ve 12/04/2011 gün ve 51-42 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere temyiz aşamasında geçen...
Davacının meydana gelen kaza nedeniyle talep ettiği geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik zararının belirlenmesi amacıyla öncelikle geçici iş göremezlik süresi ve kalıcı iş göremezlik oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu ......


