nin çıkma payının ne miktarda olduğunu belirleme hakkı davacı şirkete ait olup, bu miktarın belirlenmesi amacıyla mahkemeye müracaat etmeye gerek yoktur. Davacı şirket tarafından bulunan miktar, davalı banka tarafından kabul edilmediği takdirde, tevdi mahalli tayin edilmek suretiyle paranın yatırılması ve bu aşamadan sonra davalı bankanın bu miktarın gerçek değeri yansıtmadığı itirazı halinde, davacı şirket tarafından menfi tespit davasının açılması veya davalı bankanın TTK'nın 522 ve 523. maddesinin kendisine tanıdığı hakları kullanabilmesi mümkündür. Zira alacaklının, 522. maddeye göre feshi ihbar yapması limited ortaklığın münfesih duruma gelmiş sayılmasını gerektirmez. Ancak, bu feshi ihbardan sonra alacaklının limited ortaklığın feshi için bir fesih davası açması gerekmektedir. Dolayısıyla somut olay, henüz TTK'nın 523. maddesi aşamasına gelmemiş olup, açılacak olan bir fesih davasında 523. maddesindeki şartların değerlendirilmesi gerekmektedir....
e ücret ödenip ödenmediği hususunun sorulması, kooperatiften ve sosyal güvenlik kurumundan tüm dayanak belgeler getirtilip suça konu ödemelerin fiilen yapılıp yapılmadığının tespiti, fiilen yapıldığının belirlenmesi halinde sanıklar Yaşar Avni Yılmaz ve ...'in görevleri gereği yasal olarak kendilerine tevdi edilen malı belli bir süre kullanıp haklarında herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet veya soruşturma olmaksızın kendiliğinden iade ettikleri miktarlar yönünden kullanma zimmetinin oluşacağı, ayrıca TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olup ancak kamu görevlisi tarafından işlenebilen zimmet suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri ve kullanma zimmetinde suçun konusunu geçici süreyle kullanılıp iade edilen paradan elde edilen nema oluşturduğundan, nema miktarı bilirkişiye hesaplattırılıp toplam zimmet miktarının tespiti, serbest muhasebeci olduğunu beyan eden sanık ...'...
yol platform genişliği 20 metre yol olan bölünmüş çift şeritli yolun sol şeridinden seyri sırasında kaza mahalli olan köprü üstüne geldiğinde sağından soluna doğru karşıdan karşıya geçmek üzere kaplamaya giren yolun büyük kısmını geçmiş yayaya aracının ön kısmıyla çarpması sonucu müşteki yayanın bacağında açık kırık olacak şekilde yaralandığı olayda; trafik kaza tespit tutanağına göre yalnızca yayanın kusurlu olduğunun tespit edilmesi üzerine sanık hakkında kovuşturulmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, hukuk mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda şüpheliye de köprü üstlerine yaklaşırken hızını azaltmadığından bahisle kusur izafe edildiği de gözetilerek, olay yeri korkisinde yol kenarında korkuluk bulunduğu çizilmiş olmasına rağmen kaza tespit tutanağında oto korkuluğu bulunmadığının işaretlenmiş olması da dikkate alınarak bu tereddüt giderildikten sonra maddi olayın ve kusur durumunun şüpheye yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas...
Dosya kusur ve tazminat miktarının belirlenmesi için bilirkişiye tevdi edilmiştir. ---- Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle: Yukarıdaki hususlar ----- tarihli trafik kazasında; ------- sürücüsü ------------ %100 oranında kusurlu olduğu, ---- plakalı aracının sürücüsü---------- kusursuz olduğu, ---- plakalı araç meydana gelen onarım zararının ------- olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekilince bilirkişi raporundaki kusur oranına itirazda bulunularak uzman görüşü dosyaya sunulmuştur. Uzman görüşüne karşı davacı vekilinin talebi değerlendirilerek dosya bilirkişiye ek rapor için gönderilmiş ve bilirkişi kök rapordaki kusur değerlendirilmesindeki görüşünün değişmediğine ilişkin kanaatte bulunmuştur. Dava dosyası bu defa kazaya karışan araçların kusur oranlarının belirlenmesi için ------ gönderilmiştir. ------------------------- tarihli rapor; Maddi hasarlı kaza tespit tutanağında olayın kavşakta meydana geldiği anlaşılmıştır....
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Tarafların diğer temyiz itirazlarına gelince; Dairemizin 12.11.2015 günlü 2015/3736 Esas, 2015/5724 Karar sayılı bozma ilamında “…Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından ve işin bedeli önceden kararlaştırılmadığından sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi uyarınca iş bedelinin yapıldığı yılın mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gerektiği, bilirkişi kurulundan ek rapor aldırılarak, dosyaya sunulan...
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanıklardan ... İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü bünyesinde mimar olarak görev yaptığı, söz konusu Müdürlükçe düzenlenen “...-Merkez- ... Cami Onarımı (Restorasyonu)” işinin ediminin ifası sürecinde kontrol ile görevlendirildiği, ...'nın müşavirlik hizmeti alınan ... Mim. Müh. Müş. Hiz. Ltd. Şti'nin, ...'in ise suça konu işin yüklenicisi ... Yapı Turizm Paz. San. ve Tic. Ltd....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanık hakkında 2001-2002 yıllarında Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü tarafından köye verilen demir ve çimentoyu mal edinme eylemi nedeniyle zimmet suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın CMK'nın 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanunun 264. maddesi hükmü de gözetilerek sanık müdafin temyiz dilekçesinin itiraz mahiyetinde kabulü ile mercince değerlendirilip bir karar verildiği de anlaşıldığından, incelemenin sanık müdafin ve O yer Cumhuriyet savcısının mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Suç tarihlerinde ...olan sanığın, 01/09/2008 tarihinde İl Özel İdaresi tarafından köye 450 adet parke taşı bedeli olarak 3.712,50 TL gönderildiği halde, ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/62 Esas, 2016/93 Karar SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Sanık ... hakkında atılı suçtan, diğer sanıklar haklarında eylemlerinin denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Başvuruların kapsamına göre incelemenin; sanıkların haklarında kurulan mahkumiyet hükümlerine, katılan vekilinin ise sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Suç tarihinde Bulancak ilçesi Burunucu köyü muhtarı olarak görev yapan sanık ...'...
Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ : 21/06/2012 NUMARASI : 2011/38 Esas, 2012/300 Karar SUÇ : Zimmet, güveni kötüye kullanma, görevi kötüye kullanma Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanıklar M.. D.. ve D.. Y.. haklarında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup anılan kararlara ilişkin itirazların Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesince 17/09/2012 gün, 2012/2796 D.İş sayılı Kararla değerlendirilerek reddine karar verildiği anlaşılmakla; incelemenin diğer hükümlere ilişkin temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: S.S. P.K.Y.K yönetim kurulu başkanı M.. D.. ve yönetim kurulu üyeleri C.. E.. ile D.. Y..'...
itibarıyla sanığın nakit para tahsil yetkisi bulunduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın 31/01/2012 tarihi öncesinde yetkisi bulunmadan tahsil ettiği paraları mal edinme şeklindeki eylemlerinin hizmet ilişkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş para hakkında işlenmesi nedeniyle TCK'nin 155/2, 43. maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu, 31/01/2012 tarihinden sonra tahsil yetkisi dahilinde gerçekleşen eylemlerinin ise zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç niteliğinde yanılgıya düşülüp yazılı şekilde sadece zimmet suçundan hüküm kurulması, Kabule göre de; UYAP sisteminden yapılan sorgulamada; sanık hakkında Sakarya 1....


