"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satılarak ortaklığının giderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir....
Mahkemenin davanın kabulüne dair verdiği 21.12.2006 tarihli kararı davalı vekilinin temyizi üzerine Daire’mizin 27.06.2007 gün 2007/2346 Esas 2007/4391 Karar sayılı ilâmı ile sair temyiz itirazları reddedilerek, yargılamanın devamı sırasında tevdi mahalli tayin edilerek yapılan ödemelerin faizler de gözetilerek alacaktan tenzili ile infazı kâbil bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bu bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuyla ödemeler düşüldükten sonra kalan alacağa hükmedilmiştir. Her davada haklılık durumunun davanın açıldığı tarihe göre belirlenmesi gerekir. Dava tarihinden sonra ödeme, mahsup gibi nedenlerle alacak miktarının azalması halinde reddolunan bölüm yönünden davacının haksızlığından sözedilemez....
in de yazılı olarak "kooperatifin işlerini ben yürüttüm, ... memur olduğundan işlerle yakınen ilgilenmedi, tüm kararları esasta ben verdim ve yönettim" şeklinde beyanda bulunduğu nazara alınarak; sanığın Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmesinin geçerli olup olmadığı, suça konu belgelerde yer alan imzaların kendisine ait olup olmadığı, kooperatifin mali ve paralı işlerinin kim ya da kimler tarafından yürütüldüğü hususlarının araştırılması suretiyle sanığın uhdesinde kalan kooperatif parası bulunup bulunmadığının tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve yasal tevdi unsurunun ne şekilde gerçekleştiğinin karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın...
adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının alt sınırın üstünde, belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı kararının 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Ancak; 1)Suça sürüklenen çocuk ve arkadaşlarının olay tarihinde bakkal dükkanına girerek içeriden bir miktar bozuk para, yağ ve deterjan alarak dükkandan çıktıkları, bu sırada kendilerini bir askerin görerek bağırması üzerine deterjanları ve yağı bırakarak kaçtıkları, somut olayda, suça konu paranın mağdurun hakimiyet alanından çıkıp suça sürüklenen çocukların hakimiyet alanına girmesi nedeniyle eylemin tamamlandığı gözetilmeden, TCK'nın 35. maddesinin uygulanması suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi, 2)Müştekinin 15.06.2009 tarihli celsede çalınan deterjan malzemelerinin kendisine aynen iade edildiğini, suça sürüklenen çocuğun babası tarafından suçtan doğan zararın ödenmek istendiğini, kendisinin zararın az olması nedeniyle almadığını, beyan etmesine göre; suça sürüklenen çocuk hakkında, tevdi mahalli tayin edilip çalındığı anlaşılan 10,00 TL’nin iadesinin sağlanması imkanı tanınarak iade edilmesi halinde TCK’nın 168/1-4. maddesi uyarınca kısmi iade nedeni ile etkin pişmanlık...
edilmesinden sonra dosyanın ...emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdi edilerek onarım ve kontrol işlerine ilişkin sözleşme hükümleri incelenip sanıkların sıfat ve konumları da irdelenmek suretiyle yüklenilen edimin ifasına fesat karıştırılıp karıştırılmadığı konusunda rapor aldırılarak, ayrıca sanık ...'...
Dava konusu çek hakkında ödeme yasağının olması halinde ise, davacı tarafından mahkemeden tevdi mahallinin belirlenmesi istenilmeli ve ödeme tevdi mahalline yapılmalıdır. Davacı tevdi mahalli talep etmiş olsa ve bu tevdi mahalline ödeme yapmış olsa idi dava konusu çek nedeniyle borcundan kurtulmuş olacaktı. Davacı belirtilen bu hususa uygun hareket etmediğinden davanın reddine, tedbir kararı verildiğinden kötüniyet tazminatına hükmedilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2- İİK 72....
Hükmüne uyulan bozma ilamında;“ Mahallinde yeniden keşif yapılarak çekişmeli taşınmazın imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin usulen belirlenmesi, dava tarihinden en az 20 yıl öncesinden başlayarak sonraki muhtelif tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları ve haritaların getirtilerek uzmanından rapor alınması” hususlarına işaret edilmesine rağmen, bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamından sonra yapılan keşifte tek bir mahalli bilirkişi dinlenmiş, dinlenen mahalli bilirkişinin yetersiz ve bozma ilamı öncesi yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanı ile taşınmazın önceki maliki hakkında çelişki arz eden beyanına dayalı olarak ve taşınmazın geçmişteki niteliğini belirleme açısından gerekli olan hava fotoğraflarından yararlanılmadan hüküm kurulmuştur....
Yasal anahtar teslimi bizzat anahtarı kiraya verene vermek suretiyle veya tevdi mahalli tayini suretiyle yapılır. Davalı dava konusu kiralananın 03/08/2008 tarihinde tahliye edildiğini bildirmiş ise de buna ilişkin bir belge sunmamıştır. Bu nedenle öncelikle tahliye hususunda davacının beyanı alınarak, gerektiğinde anahtar teslimi konusunda yemin teklif etme hakkı olduğu davalıya hatırlatılarak kiralananın tahliye edilip edilmediğinin belirlenmesi gerekir. Davalı tarafından kiralananın tahliye edildiğinin ispatlanması halinde; mahkemece yeniden kiraya verilebilecek süre konusunda keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak tahliye tarihine kadarki ve buna ilaveten tahliyeden sonra yoksun kalınan kira alacağının tahsiline karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır....
Sulh Hukuk Mahkemesine başvurularak tevdi mahalli tayini talep edildiğini ve mahkemenin ... D. İş dosyası üzerinden ... Adliyesi ... Şubesinin tevdi yeri olarak belirlendiğini, daha sonrasında davalı şirketin alacaklarına haciz konulduğuna ilişkin müzekkere ile ilgili olarak .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden taraflarına haczin fek edildiğine ilişkin müzekkerenin gönderildiğini ve ilgili müzekkerenin 01.09.2015 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı şirket alacakları üzerine konulan haczin fekkinden sonra taraflar arasında ödemelerin ne şekilde gerçekleştirilmesi gerektiği konusunda herhangi bir mutabakata varılmadan davalı şirket tarafından bu defa .......


