Somut uyuşmazlıkta; tereke temsilcisi, davayı TMK’nın 640. madde hükmü gereği tereke temsilcisi sıfatıyla takip etmiş kendisine vekil tayin edilmemiştir. Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirmediğinden lehine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değildir. Bu husus kararın bozulmasını gerektirmiş ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekirken maddi hata nedeniyle onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 11.11.2020 tarih, 2020/1397 Esas - 2020/7140 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün belirtilen gerekçe ile düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile, Yargıtay 14....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın tereke temsilcisine usulüne uygun tebliğine rağmen tereke temsilcisi tarafından istinaf yoluna başvurulmadığı, terekeye temsilci atanması ile davayı takip yetkisi kalmayan davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mirasbırakanın akli dengesinin yerinde olup olmadığı konusunda araştırma yapılması gerektiğini, tapu kaydının iptaliyle tüm mirasçılar adına tescil istendiğini ancak mirasbırakan ehliyetli çıkarsa muris muvazaası bakımından pay oranında da iptal-tescil isteyebileceklerini, temlikin muvazaalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1....
Mahkemesi’nin 2015/1 sayılı tereke dosyasında yapılan yargılama neticesinde miras bırakan ...’un terekesini temsil etmek üzere .... miras ortaklığına temsilci olarak atandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davanın görülebilirlik koşulu tamamlanmış olmakla tereke temsilcisi huzuru ile davanın görülmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken sıfat yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Davacı vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile yerel mahkeme kararının (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Terekeye atanan temsilci, mirasçının açtığı davaya icazet verirse davaya tereke temsilcisi tarafından devam edilir. Terekeye temsilci atanması ve tereke temsilcisinin davaya devam etmesi halinde de, ayrıca diğer mirasçıların davaya katılmalarına veya muvafakatlarının alınmasına gerek yoktur. Davayı açan mirasçı, kendisine verilen kesin süreye (HMK md. 94) rağmen diğer mirasçının davaya katılmasını veya muvafakat etmesini sağlayamaz ve terekeye temsilci de tayin ettiremez veya terekeye atanan temsilci davaya icazet vermezse davanın reddine karar verilir. Olayımıza gelince; Davacı B.. B.. muris H.. B.. ile imzaladığı 09/04/2010 başlangıç tarihli 20 yıl süreli kira sözleşmesi ile dava konusu taşınmazı kiralamış olup söz konusu sözleşmenin tapuya şerhini talep etmiştir. Dava açıldıktan sonra davalı H.. B.. vefat etmiş mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Ancak mirasçılardan aynı zamanda davacının da babası olan G.. B.. mirası reddettiğinden taraf teşkili sağlanamamıştır....
O halde; iki mirasçısının davaya muvafakat etmediği gözetilerek davacı tarafa, ...’ın terekesine temsilci tayin edilmesi için süre verilmeli, terekeye temsilci tayin edilerek aktif dava ehliyetinin sağlanması halinde tereke temsilcisi aracılığı ile davaya devam edilerek işin esasına girilmeli, aksi halde davanın reddine karar verilmelidir. Aktif dava ehliyeti sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup davalının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 13.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Türk Medeni Kanununun 640 ıncı maddesinin uygulanmasında miras ortaklığına temsilci atanması istemi, mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hakimine sözlü veya yazılı beyanla olur. Sözlü beyan tutanağa geçirilerek beyanda bulunana imzalattırılır." 55. maddesi "Terekedeki mallar, alacaklar ve borçlar, miras ortaklığı temsilcisi tarafından tutulan deftere göre belirlenerek temsilcinin yönetimine verilir. Tutulan defterin aslı sulh hakimine verilir. Sulh hakimi defterin onaylı bir örneğini mirasçılara tebliğ ettirir. Mirasçılar, defterdeki tespite, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde sulh hukuk mahkemesine yazılı olarak itiraz edebilirler." 56. maddesi "Temsilci, yönetimine verilen malların belgelere dayanan hesabını her üç ayda bir mirasçılara ve bu hesabın bir örneğini de sulh hakimine verir. Şikayet halinde hesap, bilirkişiye incelettirilerek, belirlenen duruma göre, vasi hakkındaki hükümler uyarınca temsilci hakkında işlem yapılır....
Bu durumda tereke alacağı üzerinde mirasçıların elbirliği mülkiyeti söz konusu olup, mirasçıların bir kısmı tarafından dava açılması nedeniyle mirasçılar kendi açtıkları bu davayı yalnız başına yürütemeyeceğinden, davanın bütün mirasçılar ile birlikte yürütülmesi gerekir. Bu nedenle Mahkemece, açılan iş bu davanın görülebilmesi için diğer mirasçıların davaya katılmalarının sağlanması veya TMK.640/3 maddesi gereğince terekeye temsilci tayin ettirmesi için davacılara uygun bir süre vermesi gerekir. Eğer diğer mirasçılar davaya katılmaz ve yazılı muvafakat da vermezler ise bu durumda davayı açan mirasçıların terekeye bir temsilci tayin ettirmesi gerekir (TMK.640/3). Terekeye atanan temsilci, bir kısım mirasçının açtığı davaya icazet verirse davaya tereke temsilcisi tarafından devam edilir. Terekeye temsilci atanması ve tereke temsilcisinin davaya devam etmesi halinde de, ayrıca diğer mirasçıların davaya katılmalarına veya muvafakatlarının alınmasına gerek yoktur....
Bu durumda, mahkemece veraset belgesi getirtilerek anılan davacıdan başka mirasçıların bulunması halinde diğer mirasçıların HMK'nın 59 ve 60. madde hükümleri uyarınca davaya dahil edilmeleri ve asil olarak katılmaları halinde davaya onaylarının alınması ya da dava dışı diğer mirasçıların davayı açan vekile usulüne uygun şekilde vekaletname vermelerinin sağlanması, bunun mümkün olmaması halinde terekeye temsilci atanması için davayı takip eden davacı ...’a süre verilmesi ve tayin edilecek tereke temsilcisi marifetiyle davanın yürütülmesinin sağlanması, davayı açan mirasçı tarafından diğer mirasçıların davaya muvafakatlarının alınması için davaya dahil ettirilmemesi ya da diğer mirasçılarca davayı takip eden vekile verilmiş vekaletnamelerin sunulmaması ya da davayı açan anılan mirasçının terekeye temsilci atanması için dava açmaması durumunda davanın aktif taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde esastan reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. 2...
Sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanamadığı genel muvazaa davalarında, TMK’nun 702. maddesinin ikinci fıkrasında sözü edilen terekeye ait haklar üzerinde tasarruf söz konusu ise ortakların oybirliği ile karar vermeleri anılan maddenin açık hükmü gereği olduğundan, murisin yapmış olduğu tasarruf işlemi niteliğindeki hisse devri sözleşmesinin iptali davasının tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması veya terekeye temsilci atanması ve bu yolla davanın yürütülmesi gerekir. Bir mirasçı tüm mirasçılar adına tek başına dava açabilirse de böyle bir davayı yalnız başına yürütemez. Bu durumda davanın hemen reddedilmeyip, diğer mirasçıların davaya katılımlarının veya muvafakatlerinin sağlanması ya da terekeye temsilci atanması için davacıya uygun süre verilmesi gerekmektedir. Ancak dava halefiyet esasına göre tereke adına değil de kendi miras payı için açılmış ise tüm mirasçıların onayının alınmasına gerek bulunmamaktadır....
Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerekir. Tereke temsilci özel kayyın niteliğinde olup atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır, bunun sonucunda mirasçıların davayı takip yetkisi sona erecek ve hükmün temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçecektir. Bu suretle 20.12.2018 tarihli geri çevirme kararında açıklandığı üzere; arsa sahiplerinden davalı ... yargılama sırasında 22.11.2009 tarihinde ölmüş olup, dosya içerisinde celp edilen ... 1....


