WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Birleştirilen 2008/138 esas sayılı dosyada davacı, davalıların vekilleri ... ve ... aleyhine dava açarak, terekeye temsilci atanması dosyasında dosyayı temyiz edip daha sonra karar düzeltme yoluna başvurmaları nedeniyle uzamasına sebep oldukları, bu süreçte terekenin sahipsiz kaldığını, yalan beyanlarla tüm mirasçılar adına kira sözleşmeleri yaptıklarını, kira bedellerini topladıklarını belirterek, davalıların fazla edinimlerinin tespiti ile miras ortaklığına teslim edilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile 3.180,00TL alacağın Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/1239-1158 E-K sayılı veraset ilamındaki payları oranında mirasçılara dağıtılmak üzere davacı tereke temsilcisine davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen davaların ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı tereke temsilcisi temyiz etmiştir. Konya 1....

Bu düzenlemeler göstermektedir ki, miras ortaklığı mirasın tümü üzerinde söz konusu olduğundan, tereke payları ayrılmaksızın ortaklığa dahil olan mirasçılara aittir. Tereke üzerinde ortaklık devam ettiği sürece, mirasçıların somut ve bağımsız payları mevcut değildir. Miras ortaklığını oluşturan mirasçılar, terekedeki malvarlığı değerleri üzerinde elbirliği halinde mülkiyet hükümleri gereğince malik oldukları için, kural olarak tek başlarına veya birkaçı birlikte hareketle terekeye dahil hakkın biri üzerinde tasarrufta bulunamazlar....

ın mirasçısı olduğu, ancak murisin davacı dışında başka mirasçılarının da bulunduğu, terekenin el birliği mülkiyetine tâbi olduğu, davacının ise eldeki davayı halefiyet esasına göre tereke adına değil kendi adına tescil isteğiyle açtığı, ancak el birliği mülkiyeti devam ettiği sürece mirasçıların bağımsız payları ve tasarruf yetkilerinin bulunmadığı, dolayısıyla kendi adlarına tescil talepli dava açma olanaklarının olmadığı, TMK'nın 702/4. maddesi uyarınca davaya tereke temsilcisi atanması ya da diğer mirasçıların katılması yoluyla da devam edilemeyeceği, davanın dinlenebilme olanağının bulunmadığı, bu durumda ilk derece mahkemesi tarafından davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilmiş ve HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul Anadolu 8....

ın mirasçısı olduğu, ancak murisin davacı dışında başka mirasçılarının da bulunduğu, terekenin el birliği mülkiyetine tâbi olduğu, davacının ise eldeki davayı halefiyet esasına göre tereke adına değil kendi adına tescil isteğiyle açtığı, ancak el birliği mülkiyeti devam ettiği sürece mirasçıların bağımsız payları ve tasarruf yetkilerinin bulunmadığı, dolayısıyla kendi adlarına tescil talepli dava açma olanaklarının olmadığı, TMK'nın 702/4. maddesi uyarınca davaya tereke temsilcisi atanması ya da diğer mirasçıların katılması yoluyla da devam edilemeyeceği, davanın dinlenebilme olanağının bulunmadığı, bu durumda ilk derece mahkemesi tarafından davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilmiş ve HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul Anadolu 8....

in davaya muvafakati sağlanamadığından; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 640. maddesi uyarınca miras şirketine temsilci atanması için davacıya usulüne uygun süre verilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken tereke temsilcisi aracılığı ile davanın sürdürülebileceği gözardı edilerek taraf teşkili tam olarak sağlanmadan çekişmenin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekili ve mirasçı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verild...

Aynı nedenle, tereke temsilcisi de, bir mirasçının yalnız kendi payı için açmış olduğu davaya icazet verip davayı devam ettiremez. Yargıtayın yerleşik uygulaması ve öğretinin görüşü bu yöndedir (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı 2001, C.1, s. 984 vd). 24. Yapılan açıklamalar ışığında somut olayın incelenmesine gelince; davacı tarafından muris ... terekesi adına Karşıyaka Belediyesine karşı tapu iptali ve tescil davası açıldığı, tüm mirasçıların birlikte hareket edemedikleri belirtilerek TMK'nın 640. maddesi uyarınca murisin terekesine temsilci atanması isteğinde bulunulduğu, davacı vekili tarafından bildirilen Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/316 E. sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı olarak ... terekesi gösterildiği, muris ... adına düzenlenen tapu tahsis belgesi uyarınca dava konusu taşınmazda davalı Karşıyaka Belediyesi hissesine tekabül eden kısmın iptaline ve muris ......

Davalı şirket temsilcisi, hak düşürücü sürenin dolduğunu, satış bedelinin gerçek olup muvazaa iddiasını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir. Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 tarihli ve 3/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir....

Mirasçılardan bazısı duruşmaya gelmezse, gelen mirasçıya, gelmeyen mirasçıların olurlarının alınması ya da TMK'nın 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması için süre verilir. Temsilci atanırsa davaya temsilci huzuru ile devam edilir. Öte yandan, TMK 479. maddesi gereğince vesayet altında bulunan kişinin ölümüyle vesayet kendiliğinden sona erer. Bu durumda, vasi ölmüş kişi adına işlem yapamaz. Hal böyle olunca, taraf teşkilinin sağlanması zorunlu bulunduğundan, öncelikle kısıtlı olup dava sırasında ölen ...’nin tüm mirasçılarının tespit edilerek davaya olur verip vermediklerinin saptanması, olur verilmezse TMK’nın 640. maddesi uyarınca terekesine temsilci atanması yönünde dava açılmasının sağlanması, tereke temsilcisi atanır ise huzurunda davaya devam olunması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir....

Davacılar tarafından tüm mirasçılar adına tescil talep edildiğine göre bu yönde hüküm kurulabilmesi için davalının muvafakatı 2013/8381-8892 olmadığı gözönüne alındığında terekeye temsilci atanması gerekir. O halde öncelikle davacı yana dava dışı miraşçıların davaya muvafakatlerinin sağlanması ya da terekeye temsilci atanması için süre verilmeli, bu koşul sağlandığında tereke temsilcisi huzuru ile davanın esasına ilişkin araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu yön gözetilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğu gibi kabule göre de infazda kuşku yaratacak şekilde bir kısım paylar açıkta bırakılarak hüküm kurulması isabetsiz olup, davalının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi....

DAVA Davacı, mirasbırakan babası ...’in 6015 parsel sayılı taşınmazını mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak davalı ...’e temlik ettiğini, temlik tarihinde banka hesabında bir hareket olmadığını, satıştan bekleyeceği bir çıkarı olmadığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile kardeşler adına miras payları oranında tesciline karar verilmesini istemiş, aşamada mirasbırakanın terekesine temsilen ... tereke temsilcisi olarak atanmış ve davayı takip etmiştir. II....

UYAP Entegrasyonu