ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/427 Esas KARAR NO : 2021/81 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 12/02/2016 KARAR TARİHİ: 04/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacılar vekili tarafından, ----- tarihli dilekçelerinde özetle; Müvekkili ---- müvekkilleri---- müşterek çocuğu olduğunu, Daval--------tanzim ederek, tarifede belirlenen teminat limiti dahilinde maddi, manevi zarardan doğan sorumluluğu üstlenmiş bulunduğunu, Müvekkil----- hamileliği boyunca davalının sigortalısı doktor tarafından takip edildiğini, anılan doktorun genel olarak tıbbi kötü uygulaması sonucu down sendromunun hamilelikte teşhis edilmediğini ve küçük--------down sendromlu olarak doğduğunu, Davalının sigortalısı doktorun tıbbi kötü uygulamalarının Özetle; bilgilendirmeme, aydınlatılmış nza almama, teşhiste kusur, ileri testleri önermeme, ultrason...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/427 Esas KARAR NO : 2021/81 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 12/02/2016 KARAR TARİHİ: 04/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacılar vekili tarafından, ----- tarihli dilekçelerinde özetle; Müvekkili ---- müvekkilleri---- müşterek çocuğu olduğunu, Daval--------tanzim ederek, tarifede belirlenen teminat limiti dahilinde maddi, manevi zarardan doğan sorumluluğu üstlenmiş bulunduğunu, Müvekkil----- hamileliği boyunca davalının sigortalısı doktor tarafından takip edildiğini, anılan doktorun genel olarak tıbbi kötü uygulaması sonucu down sendromunun hamilelikte teşhis edilmediğini ve küçük--------down sendromlu olarak doğduğunu, Davalının sigortalısı doktorun tıbbi kötü uygulamalarının Özetle; bilgilendirmeme, aydınlatılmış nza almama, teşhiste kusur, ileri testleri önermeme, ultrason...
Maddenin anlatımından da anlaşılacağı üzere maddi tazminat istenebilmesi, tazminat isteyenin kusursuz veya daha az kusurlu olması, tazminat istenenin kusurlu olması yanında bir zarar ile nedensellik bağı ve hukuka aykırılık unsurlarının gerçekleşmesine bağlıdır. Buna göre mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenmiş olan eş, kusursuz veya az kusurlu ise maddi tazminata hükmedilebilir. Maddi tazminat yanında manevi tazminat istenebilmesi için de kusura ilişkin bir kısım koşulların varlığı gerekmektedir. Şöyle ki; kusurlu taraftan uygun bir manevi tazminat istenebilmesi için boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusursuz ya da daha az kusurlu olması gerektiği açıktır....
Ayrıca İş Kanunu kapsamındaki maddi tazminat talepleri de özel olarak düzenlenmiştir. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin ücreti alacağı, fazla mesai ücreti alacağı gibi. Bu kapsamda usulüne uygun olarak açılmış bir maddi tazminat davası bulunmamaktadır. İş Kanunu kapsamında manevi tazminat ise özel olarak düzenlenmediğinden, genel düzenleme olan Borçlar Kanununun manevi tazminata ilişkin hükümleri uygulanmaktadır. Davacının müdürüyle öpüştüğü iddiası ve baskı ile istifasının alınması, ceza mahkemesince davacıya yönelik hakaret ve tehdit olarak nitelendirilmiştir. Bu kapsamda da sanıklar cezalandırılmıştır.Borçlar Kanunun 58.maddesi uyarınca "kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir". Dolayısıyla davacının uğradığı haksız itham neticesinde oluşan manevi zararının giderilmesi gerekmiştir....
A.Ş. vekili adına vekalet ücreti doğacak olsa da tarafımızın vekalet ücreti talebi bulunmadığını, karar yazılırken feragat sebebiyle... A.Ş. lehine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 06.07.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle açılan iş bu maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada, maddi tazminat talebi yönünden davalı... A.Ş. ile sulh kapsamında yapılan ödeme gereği... A.Ş.'...
acıyı hayat boyu çekecek olması sebebiyle manevi zarara uğradığını, ---- uyarınca bedensel zarara uğrayan kişinin yakınlarının da manevi tazminat talep edebileceğini, bu kapsamda diğer müvekkilleri anne babanın da manevi zarara uğradığınını ve zararlarının tazminin gerektiğini, davacı ----- için iş göremezliğe dayalı maddi tazminat ve tüm davacılar için manevi tazminat taleplerinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesinin talep etmiştir....
Tehdit, hakaret mesajlarından sonra erkeğin ikinci kez eve dön ihtarı çektiği de sabittir. Salt boşanmış olmak ya da bunun sebebiyet verdiği üzüntü manevi tazminatı gerektirmez. Bu durumda davalı- karşı davacı erkeğin kişilik haklarına saldırının varlığı kabul edilemez. Öyleyse, davalı-karşı davacının manevi tazminat talebinin reddi gerekir. Bu husus nazara alınmadan davalı-karşı davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru bulunmamıştır. c- Boşanma veya ayrılık vukuunda çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür. (TMK m. 182) Bu hususu Hakim görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekmektedir....
Müvekkilin yargılama aşamasında 04.07.2014 - 27.05.2016 tarihleri arasında tutuklu kalması sebebiyle oluşan 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi zararının 04.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur. 2. Davalı vekili 16.02.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerekmektedir. Davacının tazminat isteme hakkı yoktur. Davacı kendi kusurlu hareketleriyle tedbir uygulanmasına sebebiyet vermiş olup tazminat talebinde bulunamaz. Davacının tutuklandığı tarih itibariyle aylık net gelirinin tespiti ile gerçek zararı hesaplanmalıdır. İstenilen manevi tazminat miktarı yüksektir. Davanın reddine karar verilmelidir." şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. ... 4....
Müvekkilin yargılama aşamasında 04.07.2014 - 27.05.2016 tarihleri arasında tutuklu kalması sebebiyle oluşan 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi zararının 04.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur. 2. Davalı vekili 16.02.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerekmektedir. Davacının tazminat isteme hakkı yoktur. Davacı kendi kusurlu hareketleriyle tedbir uygulanmasına sebebiyet vermiş olup tazminat talebinde bulunamaz. Davacının tutuklandığı tarih itibariyle aylık net gelirinin tespiti ile gerçek zararı hesaplanmalıdır. İstenilen manevi tazminat miktarı yüksektir. Davanın reddine karar verilmelidir." şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. ... 4....
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/859 Esas sayılı dosyası ile dava açarak, davalı şirket adına olan tapu tescilinin iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini talep ettiğini, davalının kendisini ... isimli kadınla aldattığını hatta o kadına Türkiye'de bir ev tutup birlikte yaşadıklarını öğrendiğini, davalı ile uzun sürelere dayalı evlilik birliğinin, davalının kendisini kandırması ve aldatması sebebiyle bozulmasını kaldıramayan müvekkilinin manevi bir çöküş yaşadığını, babasının evine geri döndüğünü, maddi ve manevi olarak büyük bir çöküş yaşadığını, yaşamış olduğu sorun ve sıkıntılar ile uğradığı ağır manevi zararların bir nebze giderilmesi adına 50.000,00 TL manevi tazminat ile 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir....


