"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı kadın tarafından; 05.10.2012 tarihli ara kararı ile kadına hükmedilen tedbir nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı, boşanma davasıyla birlikte, kendisi için 10.000 TL, küçük çocuk Süleyman için 8.000 TL tedbir nafakası talep etmiş, mahkemece 05.10.2012 tarihli ara kararı ile çocuk ..... için istenen tedbir nafakasının küçüğün babası yanında kalması nedeniyle reddine, kadın için 1.500 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı bu ara kararı ile hükmedilen tedbir nafakasının miktarını temyiz etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : KALE(DENİZLİ) ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ TARİHİ : 03/10/2013 NUMARASI : 2013/42-2013/116 Taraflar arasındaki tedbir nafakasının arttırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde, Kale Asliye Hukuk (Aile Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 2011/124 Esas, 2012/39 Karar sayılı ilamı ile aylık davacı yönünden tedbir nafakasının 350 TL ye çıkarıldığını,müşterek çocuk Şükran yönünden 250 TL'ye çıkarıldığını ancak hükmedilen nafakanın yetersiz kaldığını belirterek,davacı yönünden tedbir nafakasının aylık 600TL'ye,müşterek çocuk Şükran yönünden tedbir nafakasının aylık 500 TL'ye yükseltilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
Hukuk Dairesinin 02.11.2021 tarihli, 2021/1442 Esas, 2021/1723 Karar sayılı ilamı ile davalı-karşı davacı kadının reddedilen boşanma davası, kusur belirlemesi, tedbir nafakası ve davacı-karşı davalı erkek yararına hükmedilen tazminat miktarları yönünden istinaf taleplerinin kabulüne, hükmün yeniden tesisine karar verilmiş, her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, davalı-karşı davacı kadın yararına tedbir nafakasına, davacı-karşı davalı erkek yararına maddi ve manevi tazminata, davalı-karşı davacı kadının yoksulluk nafakası ve tazminat taleplerinin reddine hükmedilmiş, karar davacı-karşı davalı erkek tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat miktarları ve tedbir nafakası yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tazminatlar, yoksulluk nafakasının reddi ve tedbir nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/433 E-2010/70 K. sayılı kararı ile tarafların boşanmalarına, davalı kadın lehine aylık 400 TL tedbir nafakasının 01.07.2009 tarihinden itibaren tahsiline, karar kesinleştikten sonra tedbir nafakasının yoksulluk nafakası olarak devamına karar verilmiş, hüküm boşanma ve nafaka yönünden Yargıtay 2.Hukuk Dairesi tarafından onanarak 11.01.2012 tarihinde kesinleşmiştir. TMK'nunda yoksulluk nafakası 175.maddede düzenlenmiştir. Buna göre; ''Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.'' TMK'nun 169.maddesine göre de; ''Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır.''...
Mahkemece oluşturulan hükümde tedbir nafakasının ödenmeye başlanacağı tarih belirtilmemiştir. 28/11/1956 tarih ve 15 E.-15 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre nafaka ve nafakanın artırılması davaları kanundan doğan bir alacağın tespiti ve tahsili niteliğinde olup, davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ifade eder. Buna göre, tedbir nafakasına dava tarihinden itibaren hükmetmek gerekirken; ödemeye hangi tarihten itibaren başlanacağının belirtilmemiş olması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır. Bu eksikliklerin düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK'nun 370/2 maddesi anlamında "Hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından, hükmün 1.fıkrasında yeralan " ...aylık 1.200.00.-TL tedbir nafakasının ... " ifadesinin çıkarılarak, yerine " ... dava tarihinden itibaren aylık 1.200.00. - TL tedbir nafakasının ......
Ayrıca, tedbir nafakasının tarafların sosyal ve ekonomik olarak şartlarının değişmesi durumunda artırımı veya azaltılması istenebilecektir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece, ayrılık davasının açıldığı tarih ile bu nafakanın artırımı dava tarihi arasında geçen süre ve bu sürede doğal olarak davacıların ihtiyaçlarının arttığı, günün ekonomik koşullarında paranın alım gücünü nispi de olsa yitirdiği dikkate alınarak önceki nafakanın TMK.'nun 4. maddesinde düzenlenen "hakkaniyet" ilkesine uygun olarak artırılması gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece bu kapsamda 19.03.2009 tarihli ara karar ile kadın ve ortak çocuklar için tedbir nafakasına hükmedilmiştir. Geçici tedbir nafakası kural olarak boşanma ve ayrılık davasının açıldığı tarihten itibaren hükmedilir ve boşanma ya da ret hükmünün kesinleştiği tarihe kadar devam eder. Ancak geçici tedbir nafakası almakta olan eş ve çocuklar nafaka yükümlüsü eş ile birlikte yaşıyorlar ve geçimi nafaka yükümlüsü eş tarafından sağlanıyorsa, başka bir ifade ile nafaka ihtiyacının ortadan kalkması durumunda nafaka yükümlüsü eşi, geçici tedbir nafakası ile sorumlu tutmak hakkaniyete uygun düşmeyeceği gibi, nafaka alacaklısı eş yönünden de hakkın kötüye kullanılması (TMK m. 2) niteliğini taşır....
Dairemizin 19.06.2019 tarihli kararıyla, hüküm sadece kadın lehine hükmedilen maddi tazminat, tedbir nafakasının miktarı ve erkeğin manevi tazminat talebi hakkında olumlu-olumsuz hüküm kurulmadığı yönlerinden bozulmuş, hüküm diğer yönlerden kesinleşmiştir. İlk derece mahkemesinin 14.11.2019 tarihli kararıyla bozma ilamına uyulmakla, sadece bozulan yönlerden hüküm kurulması gerekirken, kesinleşen boşanma, velayet, kişisel ilişki, ortak çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası, yoksulluk nafakası, kadın yararına hükmedilen manevi tazminat, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri yönünden yeniden hüküm kurulmuştur. Hüküm davalı-davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar ve reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmiştir....
karar tarihi itibariyle aylık 170,00 TL artırılarak toplam 300,00 TL tedbir nafakasının..."...
Kadın yararına ilk hükümle verilen aylık 300,00 TL tedbir nafakası miktarı davalı-karşı davacı kadın bakımından usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. O halde mahkemece davalı-karşı davacı kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının kesinleştiği gözetilmeksizin dava tarihinden itibaren azaltılarak aylık 200,00 TL. tedbir nafakasının hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle de bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 23.09.2019 (Pzt.)...


