reddine, kadın tarafından açılan bağımsız tedbir nafakası davasında, kadının 200,00 TL talep ettiği, ilk derece mahkemesi tarafından taleple bağlı kalınmadığından kadın ve ortak çocuklar lehine 200,00’er TL tedbir nafakasına karar verilmiştir....
Yargılama dosyasına konu istemler , mahiyeti itibariyle iştirak nafakası niteliğinde olduğundan Yargıtay'ın ve doktrinin benimsediği şekilde iştirak nafakası olarak nitelendirme yapılıp hüküm kurulması gerekirken; mahkemece, yanlış nitelendirme sonucu tedbir nafakası olarak hüküm oluşturulması doğru değildir. Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği ve "hakimin takdir yetkisi kapsamında" kalmadığından; hükmün düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7 maddesi gereğidir....
Temyize konu ortak çocuklar yararına hükmedilen tedbir nafakalarının reddedilen yıllık miktarı 9.600,00 TL ve kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının reddedilen yıllık miktarı 4.200,00 TL olup, karar tarihindeki kesinlik sınırı 78.630,00 TL'yi aşmadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi gereğince temyiz sınırı altında kalan para alacağına ilişkin karar kesindir. Açıklanan nedenle, davalı-karşı davacı kadının tedbir nafakası davasına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalı-karşı davacı kadının erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, asıl davada nafakaların miktarı, yoksulluk nafakasının ve tazminatların reddi yönünden temyiz dilekçesinin incelenmesine gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı kadının temyiz itirazları yersizdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tedbir nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiştir....
Aile Mahkemesi'nin ... tarihli karar içeriğinden; alacaklı ... tarafından 28/06/2012 tarihinde haklı sebeplerle ayrı yaşama hakkına dayanarak tedbir nafakası istemi ile açılan davanın borçlu ... tarafından 16/01/2013 tarihinde açılan terk nedeni ile boşanma davası ile birleştirildiği, yapılan yargılama sonucunda Mahkeme'ce terk koşulları oluşmadığından asıl davanın reddine; tedbir nafakası talebine ilişkin birleşen davanın kısmen kabulüne ve aylık 900 TL tedbir nafakasının birleşen davanın açıldığı tarihten itibaren borçlu ...'den tahsiline karar verildiği ve hükmün ... tarihinde kesinleştiği görülmektedir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dairemizin 22.02.2016 tarihli bozma kararında, davacı-karşı davalı kadının dava dilekçesinde sadece tedbir nafakası talep ettiği halde mahkemece talep aşılarak takdir edilen tedbir nafakasının kararın kesinleşmesinden sonra yoksulluk nafakası olarak devamına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuş, mahalli mahkemece bozma ilamına uyulmakla birlikte yoksulluk nafakası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken, “takdir edilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasına” şeklinde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, 21.02.2017 tarihli tashih kararı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece, davacı kadın tarafından açılan davanın kabulü ile tarafların Türk Medeni Kanunu'nun 166/3 maddesi uyarınca anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verilmiş, hükümde “davalıdan her ay 400 TL tedbir nafakasının tahsili ile davacıya ödenmesine” hükmedilmiş, karar taraflarca temyiz edilmeyerek 08.06.2016 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı kadın vekili 21.02.2017 havale tarihli dilekçe ile gerekçeli kararda tedbir nafakası yazılmasının hatalı olduğunu, tedbir nafakası yerine yoksulluk nafakası yazılarak kararın düzeltilmesini talep edilmiştir....
Mahkemece; boşanma kararının 25.04.2014 tarihinde kesinleştiği, tedbir nafakası dosyası dava tarihinin 31.03.2014 olduğu, boşanma davasında hükmedilen tedbir nafakasının hüküm kesinleşinceye kadar devam edeceği, tedbir nafakası dosyasında dava açıldığı tarihte çocuk için tedbir nafakasının devam ettiği, aynı isteme yönelik iki davanın bulunduğu, bu nedenle davalı tarafın derdestlik itirazının kabulü gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Davada; ayrı yaşamada haklılık iddiasına dayalı müşterek çocuk için tedbir nafakası istenilmiştir. TMK.nun 327/1. maddesine göre, çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderleri ana ve baba tarafından sağlanır. Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. (TMK 328/1) Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir. (TMK 329/1) Tarafların müşterek çocuğunun davacı yanında bulunduğu anlaşılmaktadır....
SONUÇ:Yukarıda gösterilen sebeple, temyiz edilen hükmün gerekçeli kararının hüküm fıkrasının 2. bendinde yazılı "davalı vekilinin tedbir nafakasının devamı yönünden talebi tashihe muvafık bulunmakla önceki kararın 5. maddesinde davalı için tayin edilen tedbir nafakasının kararın kesinleşmesi ile birlikte iştirak nafakası olarak devamına" sözcüklerinin hükümden çıkartılmasına, hükmün düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 09.07.2012(Pzt.)...
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde; kendisi için tedbir nafakası talep etmiş, mahkemece hükmün 2 numaralı bendinde davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden geçerli olmak üzere aylık 250,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde ise yoksulluk nafakası olarak sürdürülmesi şeklinde karar verilmiştir. Mahkemece talep yoksulluk nafakası olarak isimlendirilmiştir. Eldeki davada talep edilen nafaka, dava dilekçesinin içeriğine göre tedbir nafakası mahiyetindedir. Mahkemece; nafaka türünün yanlış nitelendirmesi talebin esasını değiştirmez. O halde, mahkemece; davanın ayrı yaşama nedenine dayalı bir tedbir nafakası davası olarak nitelendirilmeyip, yoksulluk nafakası olarak nitelendirilmesi ve yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiştir....


