İstinaf Sebepleri 1.Davacı erkek vekili ek karara karşı istinaf dilekçesinde; davadan feragat edilmesi nedeniyle tedbir nafakasının da konusuz kaldığını, tedbir nafakasının reddine karar verilmesi gerektiğini, tedbir nafakası takdir edilecekse feragat tarihine kadar hükmedilmesi gerektiğini ve miktarın yüksek olduğunu belirterek kararın tedbir nafakası yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı kadın vekili ek karara karşı istinaf dilekçesinde; feragat nedeniyle ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ilk ret kararının doğru olduğunu, tedbir nafakası talebinin tamamın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın feragat nedeniyle ret hükmü ve tedbir nafakasının miktarı yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi Taraflar arasındaki "boşanma" ve "tedbir nafakası" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından; her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacı kadının müstakil tedbir nafakası davasının kabulüne karar verildiği dikkate alındığında davalı-davacı kadın ve müşterek çocuk için takdir edilen nafakaların "tedbir nafakası" olduğunun tabii bulunmasına göre, davacı-davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2- Davalı-davacı kadının birleşen tedbir nafakası davasında 2007 doğumlu müşterek çocuk ... için aylık 150 TL tedbir nafakası talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır....
Davalı erkeğin karar düzeltme itirazının kısmen kabulü ile Dairemizin 14.06.2017 tarih, 2016/23734 esas ve 2017/7460 karar sayılı onama ilamının tedbir nafakası yönünden kaldırılmasına, hükmün tedbir nafakasının miktarı yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklandığı üzere davalı erkeğin karar düzeltme isteğinin kısmen kabulüne, yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple ile Dairemizin 14.06.2017 tarih, 2016/23734 esas ve 2017/7460 karar sayılı onama ilamının 2. bentte açıklanan sebeple tedbir nafakası yönünden kaldırılmasına, hükmün tedbir nafakasının miktarı yönünden BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan diğer yönlere ilişkin itirazların ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, istek halinde karar düzeltme harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 12.04.2018...
(YHGK 11.4.2007, E. 2007/12-179, K. 2007/198), (YHGK 19.1.1974; YHGK 1.5.1991) Somut olayda, davacı dava dilekçesinde; kendisi için 500,00 TL, müşterek çocuk... için 500 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece hükmün 1 numaralı bendinde yardım nafakasının tahsiline karar verilmiştir. Mahkemece, talep yardım nafakası olarak isimlendirilmiştir. Eldeki davada talep edilen nafaka, dava dilekçesinin içeriğine göre, tedbir nafakasının tahsiline ilişkin dava mahiyetindedir. Mahkemece nafaka türünün yanlış nitelendirmesi talebin esasını değiştirmez. O halde, mahkemece; davanın tedbir nafakası olarak nitelendirilmesi gerekirken, yardım nafakası olarak nitelendirilmesi ve yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiştir....
(TMK. md.197) Buna göre, mahkemece; davacı yönünden hükmedilen nafakanın tedbir nafakası olarak nitelendirilmesi doğru ise de;müşterek çocuklar yönünden hükmedilen nafakaların iştirak nafakası olarak nitelendirilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, kanuna uygun olmayan bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2. ve 3. bentlerinde yer alan “...iştirak nafakasının..." ifadelerinin çıkarılarak yerine "...tedbir nafakasının..." ifadelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK'nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 31.10.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
(YHGK 11.4.2007, E. 2007/12-179, K. 2007/198), (YHGK 19.1.1974; YHGK 1.5.1991) Bununla birlikte, TMK.nun 364/1.maddesinde düzenlenen, yardım nafakası, yardım etmediği taktirde yoksulluğa düşecek altsoyu, üstsoyu ve kardeşleri bulunan herkesin, bu kişilere olan yükümlülüğünü ifade etmekte olup, TMK.nun 197/2 ve madde 169'da düzenlenen tedbir nafakası ise boşanma ve ayrılık davası açılmadan önceki dönemde evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin taraflarca yerine getirilmemesi, birlikte yaşamaya ara verilmesi halinde ve reşit olmayan çocuklar yararına hükmedilen nafakadır. Somut olayda, davacı dava dilekçesinde; davacı için aylık 300 TL yardım nafakasının davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece hükmün 1 numaralı bendinde davacı ... için aylık 200 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsiline şeklinde karar verilmiştir. Mahkemece, talep tedbir nafakası olarak isimlendirilmiştir....
Mahkemece; yargılama sırasında dava tarihinden itibaren aylık 200.00 TL tedbir nafakası takdirine, yargılama sonunda da dosya kesinleşene kadar aylık 200 TL tedbir nafakasının devamına, dosya kesinleştikten sonra tedbir nafakasının aylık 160 TL yoksulluk nafakası olarak devamına, aylık 160 TL yoksulluk nafakasının boşanmanın kesinleştiği 31/10/2012 tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş,hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir. Somut olayda, taraflar ... Aile Mahkemesinin 30.05.2012 gün 2010/35 Esas-2012/59 sayılı kararı ile boşanmışlar ve karar 31.10.2012 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir....
Bu bağlamda; davacının, çocuğu için yardım nafakası olarak ödemesi gereken nafakayı tedbir nafakası olarak ödemesi, ahlaki bir görevin yerine getirilmesi mahiyetinde olup, TBK'nın 78/2 gereğince geri istenmesi mümkün değildir. Buna göre; davacının davalı tarafından açılan yardım nafakası davası sonrasında, daha evvel hükmedilen ve icra kanalıyla ödenen tedbir nafakasının istirdatını talep etmesi, yukarıda açıklanan Kanun hükümlerine açıkça aykırı olup; mahkemece, bu husus gözönüne alınmadan,yazılı şekilde icra dosyasına ödenen nafakanın iadesine karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından erkeğin davasının kabulü, birleşen nafaka davasında reddedilen tedbir nafakası istemi ile birleşen davada çocuk için hükmedilen tedbir nafakasının miktarı, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen maddi ve manevi tazminat, reddedilen yoksulluk nafakası ve tazminat talepleri, asıl davada tedbir ve iştirak nafakasının miktarı yönünden; davacı-karşı davalı erkek tarafından katılma yolu ile reddedilen TMK 161. davası, kusur belirlemesi, kadının karşı boşanma davasının kabulü, velayet, kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilmesi, lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın miktarı, çocuk yararına hükmedilen tedbir ve iştirak nafakasının miktarı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen...
İstek halinde nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda arttırılacağının karara bağlanması ancak irat biçiminde ödenmesine karar verilen yoksulluk nafakası (TMK.md.176/son), iştirak nafakası (TMK.md.182/3), soybağının hükümleri içinde yer alan ana ve babanın çocuğa karşı nafaka mükellefiyetinde (TMK.md.330/2) ve yardım nafakasında (TMK.md.365/son) söz konusudur. Tedbir nafakasının istek olsa bile gelecek yıllarda artış miktarının karara bağlanması mümkün bulunmamaktadır. Bu yasal durum gözetilmeden kadın için takdir edilen tedbir nafakasının her yıl DİE'nin belirlediği TEFE oranında arttırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir (HUMK.md.438/7)....


