(HUMK.m.438/7) SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2 nolu bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine, 2 nolu bent olarak "a) Davacı için dava tarihi olan 04.03.2011 tarihinden boşanma kararının kesinleştiği 07.05.2013 tarihine kadar 150 TL tedbir, bu tarihten itibaren ise 150 TL yoksulluk nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b) Müşterek çocuk... için dava tarihi olan 04.03.2011 tarihinden ergin olduğu 14.06.2012 tarihine kadar 350 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c) Müşterek çocuk ... için dava tarihi olan 04.03.2011 tarihinden boşanma kararının kesinleştiği 07.05.2013 tarihine kadar 350 TL tedbir nafakasının, bu tarihten ergin olduğu 18.05.2013 tarihine kadar 350 TL iştirak nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" cümlelerinin eklenilerek hükmün bu bölümlerinin düzeltilmiş şekliyle, hükmün temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple...
Bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen ikinci kararda, "Kadın yararına 07.05.2014 tarihli ara karar ile hükmolunan 650 TL tedbir nafakasının aynen devamına ve karar kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası olarak devamına'' şeklinde hüküm tesis edilerek ara kararla gerekçeli karar arasında tedbir nafakasının miktarı yönünden çelişki yaratılmıştır. Bu durum aynı zamanda tedbir nafakası yönünden infazda tereddüt yaratacak nitelikte olduğundan, hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir....
Ayrıca tarafların gerçekleşen sosyal-ekonomik durumları, davalının ödeme gücü ve davacının miras kalan mallarda yasal payını isteme hakkının bulunması nazara alındığında taktir edilen tedbir nafakası miktar çok olup, TMK’nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamış ise de, bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1. fıkrasından “ kararın kesinleşme tarihine kadar tedbir, karar kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası olarak davacı eş için aylık 300 TL nafakanın ” söz ve rakamlarının çıkartılarak yerine “aylık 150 TL tedbir nafakasının ” ifadesi yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 29.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Dairemizin 18.09.2018 tarih, 2016/22667 Esas, 2018/9386 Karar sayılı ilamı ile kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası ile ortak çocuklar yararına hükmedilen iştirak nafakasının az olduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuş, tedbir nafakalarının miktarı yönünden ise onanmıştır....
Böylece yasa gereği tedbir nafakası son bulmuştur. Dolayısı ile artırılması istenebilecek bir tedbir nafakası bulunmamaktadır. Bununla birlikte davacı vekili dava dilekçesinde müşterek çocuk Kübra'nın üniversite öğrencisi olduğunu belirterek, nafakanın artırılması yönünde talepte bulunmuştur. Bu istem MK’nun 364.maddesi kapsamında yardım nafakası olup, buna göre, herkes yardım etmediği taktirde yoksulluğa düşecek olan üst ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Mahkemece, hukuki yanılgı sonucu davanın tedbir nafakasının artırılması olarak nitelendirilmesi isabetli bulunmamıştır. O halde, mahkemece yapılacak iş; somut olayda yardım nafakasına hükmedilebilmesi için gerekli şartların oluşup oluşmadığını etraflıca araştırmak, sonuca göre karar vermek olmalıdır....
Mahkemece, davacı için aylık 400.00 TL, müşterek çocuklar Batuhan ve Metehan için aylık 250,00 şer TL olmak üzere toplam 900,00 TL tedbir nafakasının karar tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesi ile birlikte yoksulluk ve iştirak nafakası olarak toplam 900,00 TL nafakanın devamına karar verilmiştir. TMK.175 md. hükmüne göre "Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak şartıyla geçimi için diğer eşten mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir." Boşanma davası devam ederken eşlerden birinin tedbir nafakasının devamını istemesi de yoksulluk nafakası istemi niteliğindedir. Yoksulluk nafakası davası, boşanmanın fer'i niteliğinde bir dava olduğundan, dava devam ettiği sürece her zaman istenebileceği gibi, boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonra ayrı ve bağımsız bir dava olarak da açılabilir. Yoksulluk nafakası boşanma sırasında istenilmişse, boşanmaya karar verilen hükümde yoksulluk nafası da karar altına alınacaktır....
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, davacı eş için dava tarihinden 200,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, müşterek çocuklar Sevim, Güler, Ahmet ve Sibel için ayrı ayrı dava tarihinden 100,00 er TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde iştirak nafakası olarak devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir....
197/1 maddesi gereğince hükmedilen tedbir nafakasının, tedbir nafakasının kesinleşmesiyle birlikte yoksulluk nafakası olarak devam edeceği yönündeki belirlemenin maddi hata niteliğinde olup mahallinde her zaman düzeltilebileceğinin anlaşılmasına göre davacı-davalı erkeğin tüm, davalı-davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemez (A.A.Ü.T. mad. 9/2)....
Tedbir nafakası talep eden eşin belirli bir gelirinin bulunması, hatta gelirinin, davalı eşin gelirinden fazla olması, davalı eşi, ortak giderlere katılma yükümlülüğünden kurtarmaz. Kadının gelirinin bulunması nafaka takdirine engel değildir. Zira; tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği davalı eş, aile birliğinin ortak giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Diğer taraftan hakim, tedbir nafakasının miktarını tayin ederken eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesini ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir....
Somut olayda ise boşanma davası sırasında verilen tedbir nafakasının cebri icra yolu ile tahsilini takiben, boşanma davasının devamı sırasında tedbir nafakasının kaldırılması nedeniyle, nafaka borçlusu erkek tarafında da bu hususta istirdat davası açılarak ödemiş olduğu miktarın nafaka alacaklısı kadından alınarak kendisine iadesi talep edilmiştir. Yapılan yargılama neticesinde ... 9. Aile Mahkemesinin 08.04.2010 tarihli ve 2009/1598 esas, 2010/497 sayılı kararı ile dava konusu edilen tedbir nafakasının koruma kararı ile verildiği, koruma kararının süresinin belirlenmediği, buna karşın 6 ay geçerlilik süresi bulunduğu, ayrıca müşterek hanenin giderlerinin erkek tarafından karşılanmaya devam olunmasına ilişkin 4320 sayılı Kanun kapsamında verilen koruma kararında açıklık bulunmadığı gerekçeleri ile 4 aylık tedbir nafakasının icraya konulmasında usul ve yasaya aykırı yön bulunmadığından bahisle istardat davasının reddine karar verilmiştir....


