WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, tedbir nafakasının miktarı ve lehine hükmedilmeyen yoksulluk nafakası yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir....

Hükmün taraflarca temyizi üzerine Dairemizin 16.03.2020 tarihli ilamı ile maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası miktarları az bulunarak, hüküm bu yönlerden davalı-karşı davacı kadın yararına bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda her ne kadar davalı-karşı davacı kadın yararına dava tarihinden itibaren aylık 400,00 TL olarak hükmedilen tedbir nafakasının bozma sonrası mahkeme karar tarihi olan 04.11.2020 tarihinden itibaren aylık 700,00 TL'ye yükseltilerek kararın kesinleşmesine kadar tedbir nafakası, kararın kesinleşmesinden itibaren ise yoksulluk nafakası olarak devamına karar verilmiş ise de, davalı-karşı davacı kadın yararına mahkemenin 13.12.2019 tarihli kararı ile hükmedilen tedbir nafakası bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiştir. Bu yön gözetilmeden bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen tedbir nafakası hakkında mahkemece yeniden hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir....

Davacı kadının ortak çocuklar için 250’şer TL tedbir ve iştirak nafakası talebi olduğu halde talep aşılarak (HMK. md. 26) ortak çocuklar için aylık 300’er TL tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesi usul vc yasaya aykırıdır. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün bu bölümünün düzeltilerek onanması gerekmiştir (HUMK m.438/7)....

(TMK. md.197) Buna göre, mahkemece; davacı (kadın) yönünden hükmedilen nafakanın tedbir nafakası olarak nitelendirilmesi doğru ise de; müşterek çocuk yönünden hükmedilen nafakanın iştirak nafakası olarak nitelendirilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, kanuna uygun olmayan bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükümde yer alan “...iştirak nafakasının..." ifadelerinin çıkarılarak yerine "...tedbir nafakasının..." ifadelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK'nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30.11.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Mahkemece; "davanın kısmen kabulü ile; davacının kendisi için tedbir nafakası talebinin kabulü ile, mahkemenin 02/07/2015 tarihli ara kararı ile davacı için belirlenen aylık 200,00 TL tedbir nafakasının devamı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesinden itibaren tedbir nafakasının 400,00 TL olarak devamına,davacının müşterek çocuk için nafaka talebinin kabulü ile mahkemece 02/07/2015 tarihli ara kararı ile tarafların müşterek çocuğu ... için belirlenen aylık 300,00 TL tedbir nafakasının devamı ile davalıdan alınarak çocuğa velayeten davacıya verilmesine, kararın kesinleşmesinden itibaren tedbir nafakasının 400,00 TL olarak devamına,davalı adına tapu kaydı bulunmadığından davacı vekilinin tapu kaydına aile konutu şerhi konularak müvekkiline tahsis edilmesi talebi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, davacı için dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle aylık 400,00 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..."...

SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi hükmünün yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA; yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeplerle gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 3/a bendindeki “İlk derece mahkemesi tarafından hükmedilen tedbir nafakası ile tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde davacı için dava(26/10/2017) tarihinden itibaren 19.09.2019 tarihine kadar aylık 500,00TL, bu tarihten itibaren boşanma hükmünün keşinleştiği tarihe kadar aylık 200,00TL tedbir nafakasının davalı/karşı davacıdan alınarak, davacı/karşı davalıya verilmesine” sözlerinin çıkarılarak yerine “İlk derece mahkemesi tarafından hükmedilen tedbir nafakası ile tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde davacı/karşı davalı için dava tarihinden(26.10.2017) itibaren 03.05.2018 tarihine kadar aylık 500,00TL; bu tarihten itibaren boşanma hükmünün keşinleştiği tarihe kadar aylık 200,00TL tedbir nafakasının davalı/karşı davacıdan alınarak, davacı/karşı davalıya verilmesine” sözcükleri yazılmak suretiyle DÜZELTİLEREK...

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün birinci fıkrasında yer alan "davacı için mahkememizin 15/10/2015 tarihli celsesinde hükmedilen aylık 250,00.TL tedbir nafakasının devamı ile nafakanın karar kesinleşinceye kadar tedbir kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası olarak devamına" ifadesinin çıkartılarak yerine "davacı için mahkememizin 15/10/2015 tarihli celsesinde hükmedilen aylık 250,00.TL tedbir nafakasının devamına” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı tarafa iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15/02/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Buna göre, tedbir nafakasına ilişkin ara kararına dayalı olarak ... takip başlatılması yerinde olduğu gibi, icra emri tebliğinin talep edildiği aşamada tedbir nafakası alacağı ilama bağlanmış olduğundan ve tedbir nafakasının boşanma davasının reddine ilişkin ilamın kesinleşmesine kadar devam edeceği tabii olduğundan, takip dayanağı ilam kesinleşmeden ilamlı takip yapılabileceğinin kabulü gerekir. Öte yandan; 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve “Geçici Madde 3” atfıyla uygulanması gereken HUMK'nun 443/4. (HMK 367) maddesi gereğince, aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemezler. Ayrıca, boşanma kararının eklentisi olan yoksulluk nafakası, tazminat, vekalet ücreti ve yargılama giderine yönelik hükümler de aynı kurala tabidirler....

SONUÇ: Yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple, bölge adliye mahkemesinin tedbir nafakasının başlangıç tarihine ilişkin esastan red kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm sonucu fıkrasının 4. bendinde yer alan "Davacı için 15. celsede verilen 500,00TL tedbir nafakasının dava kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar, dava kesin hükümle sonuçlandıktan sonra yoksulluk nafakası olarak devamına, bu miktarların tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, nafakanın gelecek yıllar için TÜİK tarafından belirlenen ÜFE oranında artırım yapılmasına" sözcüklerinin hükümden çıkarılmasına, yerine 4. bent olarak “30/10/2020 tarihli ara kararı ile hükmedilen tedbir nafakası ile tahsilde tekerrüre sebebiyet vermeyecek şekilde; dava tarihi olan 26/12/2017 tarihinden itibaren geçerli olmak ve her ay ödenmek üzere aylık 500TL nafakanın boşanma hükmü kesinleşinceye kadar tedbir, boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonra da yoksulluk nafakası olarak...

Somut olayda davacı-davalı erkek tarafından açılan boşanma davası ile davalı-davacı kadın tarafından TMK’nın 197.maddesi kapsamında açılan tedbir nafakası davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece erkeğin davasının reddine, kadının birleşen nafaka davasının kabulü ile kadın lehine 1.000,00 TL tedbir nafakasına hükmolunmuş, karar davacı-davalı erkek tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz üzerine Dairemizin 12.03.2015 tarih ve 2014/19385 Esas ve 2015/4451 Karar sayılı kararı ile kadının kusurlu olduğu belirlenerek erkeğin boşanma davasının kabulüne, kadının tedbir nafakası davasının ise kusurlu kadın eş ayrı yaşamakta haklılığını ispatlayamadığından reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. Bozma sonrası mahkemece bozmaya uyularak verilen kararla erkeğin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın lehine boşanma davasında hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılmasına, kadının birleşen tedbir nafakası davasının ise reddine karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu