BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı asıl karara dair temyiz itirazlarıyla birlikte, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Dosyanın incelenmesinden, davacı vekilinin dava dilekçesinde sözleşmenin iptali, bedel iadesi ve tapunu davalıya iadesi ve davalı adına tescili isteminde bulunduğu anlaşıldığından, dava dilekçesinde taleplere göre kararın kesin olduğu kabul edilemeyeceğinden usul ve yasaya uygun bulunmayan 11.10.2021 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek karar kaldırılarak, davacı vekilinin temyiz talebi esasa yönelik olarak incelenmiştir. Dava, devre mülk sözleşmesinin iptali, ödenen bedelin ve tapunun iadesi istemine ilişkindir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil, ödenen bedelin iadesi, kira tazminatı istemine ilişkindir. 2....
O halde taraflar arasında bu yönde yazill bir sozleşmenin bulunmadığından tapudaki satıs işleminde kullanılan ibareye itibar etmek gerekir Bu ibareye göre satış bedeli ödenmiş olduğu beyanına göre bedelin odenmediği iddiasını ileri suren davacı ayni güçte bir delille ispat etme yükü altına girer. Somut olayda davacı satıştan uzun süre sonra düzenlediği faturalara dayanmış olup söz konusu fatura düzenlemesi yasanın aradığı anlamda bir delil olmadığından söz konusu faturalara itibar edilememiş olup davacının tapuda görünen ve sonradan fatura edilen satış bedellerini almadığına dair davasını alınan gerekçelerle ispat edemediğinden davacının asıl dosyadaki bedel iadesi ve birleşen dosyadaki tapu iptali talepleri yerinde görülememiştir....
a vekaleten ... arasında 29/07/2021 tarihli "VİLLA SATIŞ İPTALİ" Sözleşmesi imzalandığı, yine düzenleme tarihinde davacı şirketin yetkilisi ... ile davalı ... arasında 14/06/2019 tarihli "ANLAŞMA BELGESİ" adlı düzenlenen belgede ... ve ... kardeşlere iki sözleşmeyle 2 adet villa satışı yapılmış olup peşinatların ve senetlerin alındığının, sözleşmelerin ekindeki B-4 ve B-1 olarak belirtilen villalardan birinin 23/05/2019 tarihinde devredildiğinin ancak diğer villanın yanlışlıkla başkasına 22/05/2019 tarihinde devredildiğini, Devredilmeyen villanın güncel değerinin 1.360.000,00 TL olarak tespiti konusunda tarafların mutabık kaldıklarını, en geç bir yıl içinde muadil villanın devredilmemesi halinde bedelinin ödeneceğinin belirlendiği anlaşılmıştır. Taşınmaz satış sözleşmeleri; alıcının borçlandığı bir bedel karşılığında satıcının taşınmaz mülkiyeti ve zilyetliğini devretmeyi üstlendiği tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme türüdür....
Anılan İçtihadı Birleştirme Kararında sonuç olarak; “Bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmiş bulunması hâlinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların, görünürdeki satış sözleşmesinin Borçlar Kanunu'nun 18. maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabileceklerine ve bu dava hakkının geçerli sözleşmeler için söz konusu olan Medeni Kanunun 507 ve 603. maddelerinin sağladığı haklara etkili olmayacağına” hükmedilmiştir. 10. 01.04.1974 tarihli ve 1974/1 Esas, 1974/2 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, miras bırakanın tapulu taşınmazlarının temliklerinde yaptığı muvazaalı işlemlere ilişkindir. 11....
Yukarıda anlatılan ilkeler ve somut olay ışığında, davacı ...'ün de katıldığı 22/08/1986 tarihli ve 2100 yevmiye numaralı işlem ile muris Hüseyin mirasçılarının tapuda intikal işlemi yaptırdığı ve bu işlem ile miras payının devrine ilişkin 1986 tarihli sözleşmeden dönüldüğü ortadır. Bu durumda, miras payının devri sözleşmesinin bozulduğu ve artık hukuki sonuç doğurma özelliğini kaybetmiş olduğunun kabulü gereklidir. Bu nedenle bu sözleşmeye dayanılarak hak istenemez. Hal böyle olunca, Mahkemece 26/06/1986 tarihli sözleşmeye dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ancak, davacı vekili, iptal ve tescile ilişkin isteğinin kabul edilmemesi halinde ödediği bedel yönünden tazminat talebinde bulunmaktadır....
Toplanan ve sunulan deliller, alınan bilirkişi raporları, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı ile davalı ... şirketi arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesi sebebiyle davalı .... şirketine yönelik olarak tapu iptal tescil talebinde bulunup bulunamayacağı davalılar arasında adi ortaklık ilişkisinin buluunup bulunmadığı, sölzleşmenin yerine getirilmemesinde davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, tapu iptali olmadığı takdirde ödenen bedelin iadesi koşullarının oluşup oluşmadı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir....
Taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri de resmi senet şeklinde düzenlenerek, noter huzurunda iki tarafça imzalanmadıkça geçerli hale gelmez. somut durumda; davacı ve davalı taraf arasında imzalanan sözleşmenin 2.maddesi ve devamı maddeleri ve FFFK 3/I-ç maddesi hükümleri birlikte değerlendiğinde davalı ve davacı taraf arasında g.menkul satışı sözleşmesi söz konusu değildir. Sözleşme içeriğinde de yer aldığı üzere taşınmazın maliki, dava dışı satıcı olan ... Yapı....A.Ş' dir. Söz konusu sözleşme ile davacı ve dava dışı satıcı arasında gerçekleştirilecek taşınmaz satış işleminin finansmanının davalı tarafça sağlandığı, davacı tarafın iddia ettiği üzere g.menkul satışına ilişkin bir sözleşme olmadığı, ortada g.menkul satış vaadi sözleşmesi de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, MK 705 ve 706.maddeleri ile TBK 29.madde de yer alan geçerlilik şartlarının burada uygulanması olanaklı olmadığı gibi sözleşmenin butlanı da söz konusu değildir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/337 Esas KARAR NO : 2021/656 DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 18/10/2019 KARAR TARİHİ : 01/07/2021 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle:Taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında müvekkilinin tüm yükümlülüklerini süresinde ve eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olmasına rağmen davalıların haksız ve kötüniyetli bir şekilde tapu devri yapmaktan kaçındığını, Bakırköy .........
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava; yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava ise hakkaniyete göre uyarlanmış bedelin iadesi isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesinde; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır....


