Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 4390 parsel sayılı taşınmazına komşu 4132 parsel sayılı taşınmazın malikinin mirasçılarından ... tarafından yapılıp, ... tarafından kullanılan bina ve bahçesinin taşınmazına taşkın olduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesini ve yapının kal’i ile 15.000 TL tazminatın davalılardan alınmasını istemiştir. Davalılar, davaya cevaplarında ve karşı davalarında tazminatın hukuki dayanağının bulunmadığını, davacının kullanıma itiraz etmediğini, iyiniyetli olduklarını ve yıkımın fahiş zarar doğuracağını belirterek davanın reddini savunmuş, taşkın kısımların ifraz edilerek adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve kal isteminin kabulüne, tazminat isteminin kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ-YIKIM-ECRİMİSİL-TAPU İPTALİ-TESCİL Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada; Asıl ve birleştirilen ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/640 esas sayılı dosyasında davacı, davalılar ... ve ... ile birleştirilen davanın davalısı ...’in, maliki olduğu 530 parsel sayılı taşınmaza 3 adet taşkın bina yapmak suretiyle müdahale ettiklerini, davalılara ait binalardan birisi ile ilgili olarak ... ....
Keza taşınmazın 1/2 oranında adına tescilini istemek temliken tescil olarak değerlendirilemeyeceğine göre, davacının bu beyanı ile temliken tescil talebinden feragat ettiğini kabul ettikten sonra fen bilirkişisinden ifrazın mümkün olup olamayacağı hususunda 05.03.2016 tarihli rapor almakla davayı temliken tescil olarak yargılamaya zımnen devam etmiştir. Diğer yandan, gerekçede 1/2 payın davacı adına tescil edilemeyeceği gerekçeleri yerine temliken tescil koşullarını tartışmakla esasında ıslah ve feragat olgusunu da kabul ettiği söylenemez. Mahkemece, davacının talebine konu yerin ifraz kabiliyetini, ilgili idari birimlerden sormak yerine fen bilirkişisinden görüş alması ve bu görüşe itibarla da hüküm kurması ayrıca hatalı olmuştur....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.10.2000 gününde verilen dilekçe ile gayri menkul satış vaadi sözleşmesine dayalı temliken tescil olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Dava satış vaadi sözleşmesine dayalı temliken tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir....
Davalı vekili; müvekkilinin söz konusu yeri 1976 yılında Belediyeden satın aldığını, satın aldığında yerin tapusuz olduğunu, kendisine gösterilen sınırlar çerçevesinde duvar, ev ve baraka yaptığını, kendisine gösterilen sınırlar uyarınca 38 yıldır nizasız kullandığını, tapulama yapıldığında bir sınır kayması söz konusu olabileceğini, müvekkiline bir kusur atfedilemeyeceğini, bu nedenle davanın reddini, eğer davacının iddia ettiği gibi bir ihlal ortaya çıkarsa, taşkın inşaat hükümleri doğrultusunda bedeli mukabilinde temliken tescile karar verilmesini talep etmiştir Mahkemece; 27/05/2015 tarihli fen bilirkişi raporu doğrultusunda müdahalenin menine, tecavüzlü yapıların kaline ve taşınmazın eski haline getirilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, kal, eski hale iade ve savunma yoluyla ileri sürülen TMK’nin 725.maddesine dayalı temliken tescil istemlerine ilişkindir....
Sulh Hukuk Mahkemesinden devreden dosyada, davacı ..., kendisinin çekişmeli taşınmaza iyiniyetle bina inşa ettikten sonra davalılar adına tescil ilamıyla tapu kaydı oluştuğunu, şu durumda davalılar adına tapulu olan taşınmaza iyiniyetle bina inşa ettiğinden bahisle taşınmaz üzerinde binanın kapsadığı alan hakkında bedeli karşılığında temliken tescil istemine dayalı olarak dava açmıştır. İddianın ileri sürülüş biçimine ve tarafların dayandığı delillere göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık, TMK'nın 724. maddesine dayalı temliken tescil istemine yönelik olup davanın niteliği itibariyle mahkemeden yenilik doğurucu (ihdas edici) karar almayı gerektirir. 3402 sayılı ... Kanunu'nun 25/son fıkrası hükmünce, yenilik doğurucu hüküm almayı gerektiren davalara ... Mahkemesinde bakılamaz. Bu durumda davaya bakma görevi, Asliye Hukuk Mahkemesine aittir....
Böyle bir irtifak hakkı yoksa zarar gören malik taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde itiraz etmediği, aynı zamanda durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde, taşkın yapıyı iyi niyetle yapan kimse, uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devrini isteyebilir" şeklindedir. Böylece, muhdesatla arazi arasındaki bağlantı kesilmiş bina sahibine aşağıdaki koşulların oluşması halinde ayrılmaz parça niteliğindeki taşkın yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bunun için: 1-Tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır. 2-Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır....
Dosya içerisindeki tapu kayıtlarına göre TMK 725. maddesine dayalı taşkın inşaat nedeniyle temliken tescile ilişkin davada 2966 parsel sayılı taşınmazda 1/3 pay maliki davacı ... dışında ... ile ...’in 1/3’er payla malik olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, 17.10.2014 tarihli duruşmada davacı dışındaki paydaşların davaya muvafakatini sağlaması için davacı vekiline kesin süre verildiği, verilen kesin sürenin son günü olan 31.10.2014 tarihinde davacı vekilince davaya konu 2966 parsel sayılı taşınmazın davacı dışındaki paydaşlarının isim ve adreslerini bildirir dahili dava dilekçesi sunulduğu, aynı gün mahkeme kalemince, davaya dahil edilmesi istenen ... ile ...’e dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildiren davetiye çıkartıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, işin esasına girilerek tarafların savunma ve delilleri toplanmalı, sonucuna göre karar verilmelidir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil değilse irtifak tesisi birleştirilen dava taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 31.03.2014 gün ve 2014/1436-4281 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar ... ve ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve Dairemizce de benimsenen mahkeme kararının gerekçesine göre hüküm usul ve yasaya uygun bulunmuş, temyiz istemi bu gerekçelerle karşılanarak karar onanmıştır. Dairemizin onama ilamında düzeltilmesi gereken bir yön bulunmadığından, HUMK’nın 440. maddesindeki nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir....
Hukuk Dairesinin 2016/11084 Esas, 2017/13599 Karar sayılı ilamı ile "...mahkemece, her ne kadar davacının iyiniyetli olduğu, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bilirkişi raporunda davaya konu binanın bulunduğu kısmın imar mevzuatı açısından ifrazının mümkün olup olmadığı araştırılamamıştır. Temliken tescil istenen bölümünün ifrazının mümkün olup olmadığının belirlenmesi, belediye sınırları içindeki taşınmazlarda belediye encümeninin, imar sınırları dışındaki taşınmazlarda ise il özel idaresinin görevi içerisindedir....


