WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle kayden davacıya ait taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın bina yaparak ve ağaç dikerek elattığı saptandığına, öte yandan; TMK'nun 725. maddesinde düzenlenen taşkın inşaat halinde savunma yolu ile temliken tescil istenebilirse de; TMK'nun 724. maddesinde düzenlenen haksız inşaatın bulunması durumunda ancak müstakil bir dava yolu ile istekte bulunabileceği, eldeki dosyada ve bu şekilde açılmış bir karşı dava da bulunmadığından, yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 29.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 990.00....

Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle kayden davacıya ait taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın bina yaparak ve ağaç dikerek elattığı saptandığına, öte yandan; taşkın inşaat halinde savunma yolu ile temliken tescil istenebilirse de; TMK 725. maddesi koşullarının gerçekleşmediği belirlendiğine, diğer taraftan TMK'nun 724. maddesi gereğince ancak müstakil bir dava yolu ile istekte bulunabileceği, eldeki davada ve bu şekilde açılmış dava bulunmadığına göre yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik olmadığına göre; davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 29.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 990.00....

Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle kayden davacıya ait taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın bina yaparak ve ağaç dikerek elattığı saptandığına, öte yandan; taşkın inşaat halinde savunma yolu ile temliken tescil istenebilirse de; TMK 725. maddesi koşullarının gerçekleşmediği belirlendiğine, diğer taraftan TMK'nun 724. maddesi gereğince ancak müstakil bir dava yolu ile istekte bulunabileceği, eldeki davada ve bu şekilde açılmış dava bulunmadığına göre yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik olmadığına göre; davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 29.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 990.00....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM VE ECRİMİSİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 1684 ada 23 parsel sayılı taşınmaza, komşu 16 parsel maliki olan davalının taşkın bina yapmak suretiyle müdahale ettiğini, işgalin çok uzun süredir devam ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur. Davalı, 16 parsel sayılı taşınmazın 1972 yılında alındığını ve üzerindeki binanın 1973 yılında yapıldığını, iyiniyetli olduklarını belirterek, davanın reddi ile temliken tescil talebinde bulunmuştur. Mahkemece, davalının üstün bir hakkı olmadığı halde çaplı taşınmaza elattığı, bu durumda iyiniyetli olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesi ile elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinin kabulüne, ecrimisil isteğinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir....

Böyle bir irtifak hakkı yoksa zarar gören malik taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde itiraz etmediği, aynı zamanda durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde, taşkın yapıyı iyi niyetle yapan kimse, uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devrini isteyebilir" şeklindedir. Böylece, muhdesatla arasındaki bağlantı kesilmiş bina sahibine aşağıdaki koşulların oluşması halinde ayrılmaz parça niteliğindeki taşkın yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bunun için: 1-Tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır. 2- Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; asıl dava elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil, birleştirilen dava elatmanın önlenmesi, kal, karşı dava temliken tescil talebine ilişkindir. 2....

Somut olayda; Gülşehir Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı savunma yoluyla tescil istemiştir. Gerçekten Türk Medeni Kanununun 725. maddesi hükmü gereğince taşkın yapıyı iyiniyetle yapan kimse uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için irtifak hakkı kurulmasını isteyebilir. Ancak bunun mahkemeden savunma yoluyla değil, dava açarak talep edilmesi gerekir. Açılacak davanın da yargı harcına tabi olacağı kuşkusuzdur. Bu saptama ışığında davacının daha evvel temliken tescil istemli bir dava açtığı kabul edilemez. Buna göre, Gülşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/225 E. 2006/123 K. dosyası ile açılan davada davalı elatmanın önlenmesi ve kal istemiş,; eldeki davada ise, o davada kal'ine karar verilen balkon ve merdivenin değerinin arzın değerinden fazla olması nedeniyle temliken tescil isteminde bulunmuştur. Kesin hüküm olgusunda aranması gereken dava sebepleri (dayanılan vakıalar) ilk dava ile sonradan açılan bu davada farklı olduğundan, kesin hüküm söz konusu değildir....

Davalılar, davacıların açmış olduğu davanın reddini, kendi açmış oldukları dava konusu 159 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın değerinin arzın değerinden fazla olması nedeniyle, temliken tescil istemlerinin kabulünü talep etmişlerdir. Mahkemec, asıl davanın 159 ada 8 sayılı parsel yönünden kabulüne, 159 ada 7 sayııl parsel yönünden reddine, karşılık davanın ise kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davacılar/k.davalılar vekili temyiz etmiştir. ./.. 2011/8316 - 2011/9694 -2- Davacılar, 159 ada 7 ve 8 sayılı parsellerin murislerinden kendilerine intikal ettiğini, davalıların bu parselleri işgal ederek üzerine bina inşa etmiş olduklarını belirterek davalıların haksız müdahalelerinin önlenmesini ve yapıların kal'ini talep etmişlerdir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.01.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 03.06.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, TMK'nın 725. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması halinde daimi irtifak hakkı tesisi isteğine ilişkindir. Davalı davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dava konusu taşkın kısmın ana taşınmazdan ifrazının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir....

(Muhalif) (Muhalif) KARŞI OY Dava, temliken tescil; mümkün olmadığı takdirde yapı bedelinin tahsili isteğine ilişkindir. Davacı, 204 ada 3 parsel sayılı taşınmazda bulunan evinin kapsadığı alanın temliken tesciline, olmadığı takdirde tazminata karar verilmesini istemiştir. Temliken tescil koşulları çaplı taşınmazda mümkün olmadığından ancak bina kadastro tespitinde beyanlar hanesinde yer aldığından ikinci kademe talep olan tazminat hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekir. Davacının evinin kadastro tutanağında ve tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesi nedeniyle 3402 sayılı Kanunun 12/3 maddesine göre hakdüşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Bu nedenle sayın çoğunluğun onama görüşüne katılamıyoruz....

UYAP Entegrasyonu