Dava elatmanın önlenmesi ile kal; karşı dava ise temliken tescil istemine ilişkindir. Tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi ile birlikte taşınmaz üzerindeki taşkın inşaatın yıktırılması davasında mahkemenin görevi, taşkın kısmın zemin değeri ile birlikte binanın taşan kısmının değerlerinin toplamı üzerinden belirlenir. Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan 14.02.2007 tarihli fen bilirkişi raporunda, davalıya ait 19 parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın davacıya ait 18 parsel sayılı taşınmaza tabanda 1,40m² tecavüzü olduğu; 06.06.2007 tarihli mimar ve hukukçu bilirkişi raporunda da, zemin değeri 760,00YTL, binanın tecavüzlü kısmının değeri ise 717,00YTL olarak belirlenmiştir. Bu değerler toplamı mahkemenin görevini belirlediğine göre, HUMK.nun 8/1. maddesi gereğince, dava ve karşı davanın açıldığı 2005 yılında Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu açıktır....
Hukuk Dairesinin 2014/17655 Esas, 2016/5801 Karar sayılı ilamıyla çaplı taşınmaza taşkın inşaat yapılması halinde iyiniyetten söz edilemeyeceğinin kuşkusuz olduğu, davacıya ait taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın taşkın yapılanmak suretiyle müdahale ettiği gözetilerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne, savunma yoluyla ileri sürülen temliken tescil isteminin ise reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile infazda sorun yaratacak biçimde yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Davalı tarafça yapılan karar düzeltme isteği de reddedilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde açılan davanın kabulüne, 21 parsel üzerinde bulunan binanın 22 parseldeki gayrimenkule olan müdahalesinin men'ine ve müdahale olan kısmın kal'ine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1....
Somut olayda; davacının malik olduğu 415, 416 ve 423 parselleri davalıların bina ve bahçe duvarı yaparak taşkın kullanıldığı bilirkişinin 18.12.2004 günlü rapor ve krokisiyle sabittir. Böylelikle davalıların davacıya ait çaplı taşınmazlara elattıkları ortaya çıkmış bulunmaktadır. Her ne kadar düzeltilmesi istenen Dairemiz ilamında, temliken tescil istemiyle açılmış bir karşı davanın varlığından söz edilmiş ise de; davalıların karşı davaları olmadığından maddi hataya düşülmüştür. Diğer yandan, İdare Mahkemesine açıldığı bildirilen dava konusunun eldeki davayı etkilemeyeceği verilen dava dilekçesinin incelenmesinden görülmektedir. Kaldı ki, davalılar lehlerine bir idari karar sağlarsa, bunun sonuçlarından yararlanmak için her zaman dava açabilir. Bütün burlardan dolayı, mahkeme hükmünün onanması gerekirken yanılğılı değerlendirmeyle bozulduğu, bu defa yapılan incelemede anlaşılmıştır. Davacının karar düzeltme istemi kabul edilerek hüküm onanmalıdır....
... ve ... tarafından açılan dava temliken tescil isteğine ilişkindir....
nin eşi olup iyiniyet iddiasında bulunamayacağını, el ve işbirliği içerisinde olduklarını, davanın terditli olup taşkın inşaat hükümleri gereğince tapu iptali ve tescili talepleri de bulunduğunu, ne yerel mahkemede ne de istinaf mahkemesinde terditli talep hakkında bir karar verilmediğini, Bölge Adliye Mahkemesince kararın kesin olduğuna işaret edilmesinin HMK'ya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; harici satın almaya dayalı tapu iptal ve tescil, ikinci kademede temliken tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Bilindiği üzere, elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet, yasa veya yasada belirtilen sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin, bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olma durumudur....
Sulh Hukuk ve asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, karşılık olarak açılan tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi ve taşkın ... nedeniyle temliken tescil istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davanın 13.01.2005 ve 30.05.2005 tarihinde ayrı ayrı açıldığı dosyaların sulh hukuk mahkemesinde birleştirildiği, yapılan keşifte taşınmazın değerinin 9.010.00.- YTL., tazminat bedelinin 6.711.00.- YTL. olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır. H.Y.U.Y.nın 1. vd. maddesine göre taşınmazın aynına ilişkin uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, taşınmazın dava tarihindeki değerine göre belirlenir. H.Y.U.Y.nın 8/1. maddesine göre dava tarihi ve değeri esas alındığında davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlanması gerekir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.08.2001 gününde verilen dilekçe ile TMK'nun 725. maddesine dayalı taşkın yapı nedeniyle temliken tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 27.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 17.05.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av.... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki taşkın yapı nedeniyle temliken tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 26.12.2017 gün ve 2015/16847 Esas - 2017/9711 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemece verilen karar, Dairemizce yasal ve hukuki dayanakları gösterilmek suretiyle bozulmuş olup, karar düzeltme istemi HUMK’nun 440. maddesindeki nedenlerden hiçbirisine dayanmamaktadır. Bu nedenle yerinde olmayan istemin reddi gerekmiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/03/2014 NUMARASI : 2009/962-2014/210 Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.09.2009 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i kal ve ecrimisil, birleştirilen davada taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 12.03.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ve birleştirilen davanın davacıları Levent ve B.....
Davacının temyiz itirazlarına gelince; 25.12.2013 tarihli fen raporuna göre 27 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın 4.43m2 taşkın olduğu ve mevcut binanın kadastro paftasındaki bina olmayıp sonradan yapıldığı sabit olup yukarıda açıklandığı üzere çaplı taşınmaza taşkın inşaat yapılması halinde iyiniyetten söz edilemeyeceği kuşkusuzdur. Hâl böyle olunca, davacıya ait taşınmaza davalıların haklı ve geçerli bir neden olmaksızın taşkın yapılanmak suretiyle müdahale ettiği gözetilerek yıkım isteği yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, infazda sorun yaratacak biçimde ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir....


