"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.02.2002 gününde verilen dilekçe ile tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi ve kal, davalı ... vekili tarafından açılan karşılık davada, taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı ... hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakanı ...'un maliki olduğu 260 parsel sayılı taşınmazını ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile davalıya temlik ettiğini, sözleşmenin muvazaalı olduğunu ileri sürerek muvazaa nedeniyle tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına kayıt ve tescilini, olmadığı takdirde başkasının arsasına iyiniyetle bina yapan malik olması nedeniyle bedeli karşılığı taşınmazın adına tescilini istemiştir. Davalı, sözleşmenin muvazaalı yapılmadığını, ayrıca taşkın inşaat nedeniyle tescil şartlarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin geçerli olduğu, taşkın inşaat nedeniyle tescil şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu, düşüncesi alındı....
Somut olayda, davacı davalı ...’e ait taşınmazlara bedelini ödeyerek bina yaptığını, bina değerinin zemin değerinden fazla olduğundan taşınmazın adına tescilini istemiştir. İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının inanç sözleşmesine dayanmadığı, TMK’nun 724. maddesinde tanımlanan temliken tescil nedenine dayalı tapu iptal ve tescil talep ettiği anlaşılmaktadır. Dava konusu binanın bulunduğu arsa niteliğindeki 88 parsel sayılı taşınmaz 07.09.1995 tarihinde satış nedeniyle davalı ... adına kayıtlıdır. ......
Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı-karşı davada davalı vekili tarafından, davalı-karşı davada davacı aleyhine 18.01.2016 tarihinde verilen dilekçeyle asıl davada temliken tescil 2. kademede irtifak hakkı tesisi, karşı davada elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, karşı davanın dava şartı yokluğundan reddine dair verilen 14.01.2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi taraf vekillerince talep edilmiştir. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Asıl dava temliken tescil. 2. kademede irtifak hakkı tesisi, karşı dava elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemlerine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.05.2005 gününde verilen dilekçe ile meni müdahale ve kal karşı dava ile taşkın inşaat nedeniyle temliken tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacının meni müdahale talebinin kabulüne, kal talebinin reddine ve karşı davanın da reddine dair verilen 06.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Yerel mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun olduğu gibi özellikle hükmü temyiz edenin sıfatına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 18.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar...
Böyle bir irtifak hakkı yoksa zarar gören malik taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde itiraz etmediği, aynı zamanda durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde, taşkın yapıyı iyi niyetle yapan kimse, uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devrini isteyebilir" şeklindedir. Böylece, muhdesatla arasındaki bağlantı kesilmiş bina sahibine aşağıdaki koşulların oluşması halinde ayrılmaz parça niteliğindeki taşkın yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bunun için: 1-Tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır. 2- Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır....
Bilahare dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Asıl dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım; birleştirilen dava 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 725’inci maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Asıl davada davacı-birleştirilen dava davalı vekili, müvekkilinin 390 ada 9 parsel sayılı taşınmaza 26.04.2007 tarihinden itibaren kayden malik olduğunu, müvekkilinin 27.08.2013 tarihinde yaptırdığı ölçüm sırasında davalıların maliki olduğu 390 ada 10 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın müvekkilinin taşınmazına taşkın olduğunun tespit edildiğini, davalılara yapılan ihtarnamelere rağmen davalılar tarafından taşkınlığın giderilmediğini, taşkın yapı nedeniyle müvekkilinin taşınmazına inşaat yapamadığını belirterek, 390 ada 10 parsel sayılı taşınmazdaki yapının müvekkiline ait taşınmaza müdahalesinin önlenmesine ve taşkın yapının yıkılmasına karar verilmesini talep etmiştir....
Böyle bir irtifak hakkı yoksa zarar gören malik taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde itiraz etmediği, aynı zamanda durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde, taşkın yapıyı iyi niyetle yapan kimse, uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devrini isteyebilir" şeklindedir. Böylece, muhdesatla arasındaki bağlantı kesilmiş bina sahibine aşağıdaki koşulların oluşması halinde ayrılmaz parça niteliğindeki taşkın yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır. Bunun için: 1-Tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır. 2-Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır....
Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayalı temliken tescil, birleşen dava ise Çaplı mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal istemlerine ilişkindir. Mahkemece temliken tescil talebiyle açılan davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile davacı ve davalı kooperatifin 206 ada 18 parsel sayılı taşınmaza bina yaparak oluşan elatmasının kal suretiyle önlenmesine karar verilmiştir. Hükmü davacı ve birleşen davanın davalısı kooperatif temyiz etmiştir. İddia, savunma ve tüm dosya içeriğine göre, davalı ve davacı kooperatifin 206 a6a 18 parsel sayılı taşınmaz üzerine bina yaptığı sabittir. Gerçekten kayıt maliki davalı ve davacılar Türk Medeni Kanunun 683.maddesinden yararlanarak arazi üzerindeki her türlü haksız elatmanın kaldırılmasını isteyebilirler....
Görülüyor ki, dava konusu bina taşınmaz maliki olan davalı ...'in izni ile yapılmıştır. Bu durumda, temliken tescil isteyen davacıların iyiniyetli olduklarının kabulü gerekir. Somut olayda temliken tescil isteminin öncelikli koşulu olan iyiniyet koşulu gerçekleşmiştir. Hükme esas alınan 18.03.2015 günlü fen bilirkişi raporunda taşınmazın bulunduğu alanın 253,12 m2 olduğu tespit edilmiştir. İnşaat bilirkişisinin 30.03.2015 günlü raporunda taşınmazın 253,12 m2 bölümünün değerinin 15.187,20 TL; binanın ise 153.310,00 TL değerinde olduğu belirlenmiştir. Temliken tescil talebinin ikinci koşulu olan yapı kıymetinin taşınmazın değerinden açıkça fazla olması koşulu da gerçekleşmiştir. Dava konusu 2 sayılı parselin...,....,... Köyü sınırlarında bulunduğu anlaşılmaktadır....


