Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin davalılardan ..., ... ile Kalkan Belediye Başkanlığına ilişkin temyiz itirazları yönünden; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca açılan tazminat davalarında yasal hasımın Hazine olduğuna, ... ile Kalkan Belediye Başkanlığının pasif taraf sıfatının bulunmadığına, davacı ile ... arasında sözleşme ilişkisi olmadığından davacının ayıba karşı tekeffül ve sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ... aleyhine tazminat davası açamayacağına göre davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi ile davalılar ..., ... ile Kalkan Belediye Başkanlığı hakkında verilen usul ve yasaya uygun bulunan hükmün onanmasına, davacı vekilinin davalılardan ... ve Hazineye, davalı Hazine vekilinin ise davacıya yönelik temyiz itirazlarına yönünden ise mahkemece, davalı ... yönünden zapta karşı tekeffül hükümlerinin uygulanması gerekirken bu yönde inceleme, araştırma ve değerlendirme...
B.K.’nun 207. maddesine göre, satıcı daha uzun müddet için kefalet etmemiş ise, satılanı ayıba karşı tekeffülden mütevellit her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra meydana çıksa bile alıcıya teslim vukuundan itibaren bir sene geçmekle sakıt olur. Anılan hükümdeki bu sürenin ticari satışlar yönünden altı ay olduğu TTK.’nun 25/4. maddesinde hükme bağlanmıştır. B.K.’nun 207/son maddesi uyarınca, satıcı, alıcıyı iğfal etmiş ise, bir yıllık zamanaşımından yararlanamaz. Somut olayda, araç 16.01.2004 tarihinde sigortalı tarafından “0” km. olarak davalı ... Ltd. Şti.’nden satın alınmıştır. 19.08.2004 tarihinde ve garanti süresi içinde meydana gelen hasarın, araçtaki üretim hatasına bağlı olarak teknik yönü ağırlıklı (elektriksel) hata, kusur ve bir ayıba bağlı olarak gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu oluş şekline göre satıcının, alıcıyı iğfal etmiş durumda bulunması karşısında, zamanaşımından yararlanma olanağının bulunmadığı B.K.’nun 207/son maddesi hükmü gereğidir. Davalı ... Tic....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/501 Esas KARAR NO : 2021/981 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/10/2020 KARAR TARİHİ : 22/12/2021 Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin,-----ve kullandırmasına rağmen davalı taraf aldığı hizmetten kaynaklı borcunu ödemediğini, müvekkili şirketin, ödenmeyen fatura bedellerinin tahsilinin sağlanması amacıyla ---- dosyası İle davalı aleyhine icra takibi başlattığını, borçlunun aboneliğe itiraz etmediğini, fatura borcuna ilişkin itirazda bulunduğunu, işbu itiraz üzerine ilgili icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulduğunu borçlunun borcunu ödediğine ilişkin herhangi bir belge sunmadığını, bu sebeple borçlunun yapmış olduğu itiraz ve iddialarının hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve asılsız olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, davalarının...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Davacı-karşı davalı vekili tarafından, davalı-karşı davacı aleyhine 18.02.2009 gününde verilen dilekçe ile kira alacağı ve karşı davacı-davalı vekili tarafından karşı davalı-davacı aleyhine 18.05.2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava ve karşı davanın reddine dair verilen 07.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 2289 ada 90 sayılı parselin 09.05.1999 başlangıç tarihli sözleşmeyle davalıya kiraladığını, kiranın günlük hasılatın %15’i oranında ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının 2000-2001 ve 2002 yıllarında 6.909,83 TL kira borcu bulunduğunu, 2003 yılının ocak ayında ödenmesi gereken kiranın da ödenmediğini ve mecurun terk edildiğini, toplam 7.309,83 TL...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/608 Esas KARAR NO: 2021/637 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 30/11/2020 KARAR TARİHİ: 22/09/2021 Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ---- satışının gerçekleştiğini, bu mal satışları için müvekkili şirket tarafından faturalar düzenlenmiş olup taraflar arasındaki ----- işlendiğini, ancak davalı şirket tarafından söz konusu mal satışlarına ilişkin ödemelerin yapılmaması üzerine İadeli taahhütlü mektupla ihtarname gönderildiğini, bunun üzerine bir kısım ödeme yapılmış olup borcun tamamının ödenmemiş olduğunu, Müvekkili Şirket'in, haklı alacak talebi dolayısıyla davalı Borçlu ------ tutarında icra takibi başlatılmış olduğunu, İşbu takibe davalı şirket tarafından süresi içerisinde borcun bulunmadığı iddiasıyla asıl alacağa itiraz edildiğini, Davalı...
e 25.08.2008 tarihinde dairelerin anahtarını teslim ettiğini, dairelerden birinin davacı adına kiralandığını ve ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin dairelerin kabul edildiğini, davacının, ayıba ilişkin bildirimde bulunmadığını, dairelerin boş kalmasından kaynaklanan yıpranmaların davacının hatası olduğunu, davacının müvekkiline verdiği vekaletnamede projede değişiklik yapma yetkisinin yer aldığını, müvekkilinin bu yetkiye dayanarak inşaatta gerekli değişiklikleri yaptığını, bu nedenle projenin sözleşmeye aykırı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tazminat-Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat ve alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılardan .... tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde temyiz eden davalılar vekili Av. ... geldi. Davacı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, alt kiracı tarafından, asıl kiracı ve asıl kiraya verenler aleyhine kira sözleşmesinin süresinden önce sona erdirilmesi nedeniyle oluşan davacı zararının tazmini amacıyla açılan tazminat ve alacak istemlerine ilişkindir....
Özelleştirme işlemine konu 30/10/2009 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi hükümleri incelendiğinde, HDS 9.3 maddesi ile 9.4. maddesinde; alıcının ilgili gerekli gördüğü her türlü teknik, hukuki, fınansal ve diğer bütün incelemeleri yaparak ve şirketin sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığı, hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında her hangi bir fiili ve/veya hukuki nedene dayanarak, idareden veya ...'tan talepte bulunmayacağı, ihale konusu hisseleri devraldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla, şirkete yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi şirketin sorumlu olduğu, bu hususlarda alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak kendisinin veya şirketin idare ve ...'...
Satılanın zaptı nedeniyle satıcının zapta karşı tekeffül hükümlerine göre sorumlu olduğu mahkemenin de kabulündedir. Somut olayda tapu kaydı, yörenin 2011/14942 2012/1651 coğrafi durumunu en iyi bilmesi gereken belediye tarafından ve imar uygulaması ile idari yoldan oluşturulmuştur. Mahkemece, ...K.'nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen "... kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.'...
Davacı şirketler tarafından davalı Rahpmi Güneş'in Borçlar Kanunun 189 ve devamı maddelerinde düzenlenen satıcının zapta karşı tekeffül hükümlerine göre sorumlu tutulduğu, Hazinenin ise Medeni Kanunun 1007. maddesi gereğince tapu sicilinin tutulması nedeniyle sorumlu tutulduğu, iddiaya göre tazminat alacağı farklı nedenlerden kaynaklandığı için, Hazine ve ...'in, davacı şirketlerin zararlarından müteselsil olarak sorumlu olduğuna karar verilemeyeceği gibi, Hazine hem davacı şirketlere hem de davalı ve karşı davacı ...'e ayna anda tazminat ödemeye mahkum edilemez. Mahkemece, davalı ...'in zapta karşı tekeffül hükümlerine göre sorumlu olup olmadığı araştırılarak, sorumluluğu var ise, tapu maliki şirketlerin zararının bu kişiden alınarak davacı şirketlere verilmesine, ...'...


