Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde; davalının davacıya en son 06.12.2010 tarihli irsaliye ile mal teslimi yaptığı, davalıdan alınarak boya ile tezyin edilen ... eşyaların Şişecam'a satıldığını, Şişecam'ın da işbu emtiayı yurt dışına sattığı, yurt dışındaki müşteri firma tarafından satılan malların bulaşık makinasında yıkanmasından sonra mallarda lekelenmeler oluştuğundan bahisle ayıp ihbarında bulunulduğu ve Şişecam tarafından malların tümü mahallinde imha ettirilerek davacı tarafa zararın fatura edildiği, davacının da bu bedelin davalıdan tahsilini talep ettiği, davacının usulüne uygun süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı kaldı ki, malın en son teslim edildiği 06.12.2010 tarihinden itibaren 6 ay geçtikten sonra bu davanın açıldığı bir başka ifade ile ticari alım satım akdinden doğan ayıba karşı tekeffülden mütevellit tazminat davasının zamanaşımına uğradığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....
Davalı-karşı davacı vekili, davacının 04/01/1993 tarihinde işe başladığını, usulsüz işlemleri sebebiyle iş sözleşmesinin müvekkili işverence haklı olarak feshedildiğinden tazminat alacaklarına hak kazanmadığını, fesih tarihi itibariyle işe iadesini mümkün kılacak bir mevzuat düzenlemesinin de bulunmadığını, fazla çalışma ile tatil çalışmasının olmadığını, taleplerin zamanaşımına da uğradığını ileri sürerek, işçi tarafından açılan davanın reddini savunmuştur. Karşı davasında ise, işçinin usulsüz şekilde tahsil ettiği sağlık harcamaları, faizleri ve kasa açığından kaynaklı olarak müvekkiline borçlu olduğunu ileri sürerek, söz konusu alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle işçi tarafından açılan asıl davanın ve işveren tarafından açılan karşı davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir....
Mahkemece davacıya yapılan araç satışından davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı yanca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık geçerli satıştan kaynaklanan BK. 189 ve sonraki maddelerinde düzenlenen zapta karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmıştır....
dosyada zapta karşı tekeffül hükümlerine iyi niyetli olmayan malik tarafından dayanılamayacağından davanın reddinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir....
CEVAP Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı müvekkil firmaya karşı başlatılan icra takibine ------tarihinde müvekkili firmanın davacıya böyle bir borcu olmadığından dolayı taraflarınca itiraz edildiğini, davacı ile davalı müvekkilinin karşılıklı ticari ilişkilerde bulunmuş olup, son olarak davacıya yapılan ticari ilişkiler sonucunda alacaklarına karşılık------bedelli çek verilmiş olup davacıya olan tüm borçların ödendiğini, davacı tarafından daha önce davalı müvekkili firmaya karşı gönderilen ödeme emrine davacıya karşı davalı müvekkilin herhangi bir borcu bulunmadığından itiraz edildiğini belirterek müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkindir....
Öte yandan davacı tarafça davalıdan icra inkar tazminat talebinde bulunulmuş olup 245.200,08 TL asıl alacağın likid olması karşısında 2004 sayılı İİK'da yer alan İcra İnkar Tazminatının yasal koşulları oluştuğundan talebin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Satım sözleşmesinde satıcının zapta karşı tekeffül borcunu düzenleyen Borçlar Kanununun 189. maddesinde, satıcının, satılan şeyin bir üçüncü şahıs tarafından satım akdi zamanında mevcut bir hak sebebi ile tamamen veya kısmen zapt edilmesinden, alıcıya karşı mesul ve zamin olduğu açıklandıktan sonra, devamındaki maddelerde de, (BK.189-193 mad.) bu yükümlülüğün koşulları ve zararın kapsamı konusunda açıklamalar getirilmiştir. Borçlar Kanununun 192. maddesinde, satılanın tamamen zaptı halinde, satımın münfesih addolunacağı ve alıcının, satıcıdan aynı maddenin 1, 2, 3 ve 4. bentlerinde yazılı zararları isteyebileceğini hükme bağlamıştır. Bu hükümlere göre, satılanın tamamen zaptı halinde alıcı, satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği semereler düşülmek suretiyle, ödemiş olduğu semenin faizi ile birlikte iadesini isteyebilir. Satım bozulduğuna göre, satıcının 2013/4679-11871 mal varlığında satım bedeli nedensiz kalır....
Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 16/09/2014 NUMARASI : 2013/541-2014/849 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak ve tazminat davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. Z.. K.. ve Av. B.. Y.. ile davalı vekili Av. H.. Ö.. geldiler. Hazır bulunanların sözlü beyanları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Müdürlüğüne ödediği bedeli BK.nun satılanın ayıpları ve zapta karşı tekeffül hükümleri çerçevesinde davalıdan talep edebilir.Açıklanan nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalının adının yazılı olduğu mahkeme ilamı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dava, leasing sigorta poliçesine istinaden sigortalı emtiada meydana gelen hasardan kaynaklanan tazminatın satıcıdan rücuen tahsili ilişkindir. Mahkemece, sigortalı eskavatörün garanti kapsamındaki 2000 saatlik çalışmayı aşmış olması nedeniyle davalı satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun sona erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, gizli ayıp, emtianın teslimi sırasında açıkça belli olmayan ve ayrıca alıcının tesellümünden sonra sekiz gün içinde yapılacağı veya yaptıracağı muayene ile de anlaşılması mümkün olmayan ve fakat zamanla ve malın kullanılması sırasında ancak ortaya çıkacak olan bir ayıptır. BK. 207. maddesi hükmüne göre, ticari mahiyet taşımayan adi satışlarda ayıba karşı tekeffülden mütevellit her türlü dava, ayıp, daha sonra meydana çıksa bile, malın alıcıya teslimi tarihinden itibaren bir senede zamanaşımına uğrar. TTK 25/4. bendi hükmüne göre, bu süre tacirler arasındaki ticari satışlarda "altı aydır"....


