Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/189 Esas, 2022/287 Karar Taraflar arasındaki davalı Hazine aleyhine tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 1007 nci maddesi uyarınca, davalı ... hakkında zapta karşı tekeffül hükümleri gereğince tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davalı ... hakkında davanın reddine, davalı Hazine yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında karar verilmiştir....
Satıların zaptı nedeniyle satıcının zapta karşı tekeffül hükümlerine göre sorumlu olduğu mahkemenin ve sayın çoğunluğun kabulündedir. Ancak, davacının zararını belirlerken taşınmazın rayiç değerinin mi yoksa ödenen paranını denkleştirilmesi suretiyle belirleneceği hususu üzerinde durulmalıdır. Dairemizin süreklilik kazanan inançlara göre denkleştirici adalet ilkeleri ancak geçersiz satışlarda söz konusu olabilir. Oysa somut olayda davacı bir kamu kurumu tarafından oluşturulan tapuya ve tapu siciline güvenerek taşınmazı resmi ve geçerli bir şekilde iktisap etmiştir. Tapu kaydının yolsuz oluşturulması ile taşınmaz satışının resim ve geçerli şekilde yapılması ayrı kavramlardır. Davacının, yörenin coğrafi durumunu en iyi bilmesi gereken ve idari yoldan tapu oluşturmaya yetkili belediyeye ve oluşturulan tapu kaydına güvenmesinden daha doğal birşey yoktur. Böyle olunca davalı zaptedilen taşınmazın rayiç değerinden sorumludur. Aksinin kabulü Devlete ve hukuka olan güveni zedeler....
Maddesine göre tam zapt için satış sözleşmesinin kurulduğu anda 3.kişinin zaptı sağlayan üstün bir hakkının varlığının gerektiğini, 3.kişilerin satılan üzerinde ayni nitelik taşımayan bir hakka sahip olduğu durumda zapta karşı tekeffül hükümlerinin uygulanamayacağını, olay itibariyle yani satış sözleşmesinin kurulduğu anda zaptı sağlayan 3.kişinin hakkının söz konusu olmadığını, müvekkilinin , mahkemenin satıştan sonraki tarihte verebileceği ihtiyati tedbir kararından haberdar olmasının beklenemeyeceğini, üstelik ihtiyati tedbir kararının geçici nitelikte olup ayni hak üzerinden verilen karar sayılmayacağını, tam zaptın alıcının satılandan yararlanmasını tamamen engelleyeceğini oysa somut vakıada aracın zilliyetliğinin kullanılmasında ve araçtan yarar sağlama noktasında trafikte kullanılmasında bir engel bulunmadığını, dolayısıyla zapt halinin mevcut olmadığını, davacının zapta karşı tekeffül hükümleri uyarınca dava açtığını, kabul etmemek koşuluyla olayda zapta karşı tekeffül hükümleri...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2017/606 Esas KARAR NO: 2022/567 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 29.05.2017 KARAR TARİHİ: 22.06.2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının davacı şirketin -----ortağı olduğunu,---- dosyası ile ortaklıktan çıkarma davasının ikame edildiğini, davalının şirketin ortağı olduktan sonra ve hisse oranının artmasını takiben kasasından aşırı derecede harcamalar yaptığını, şahsına ait borçlarını ve kredi kartı borçlarını sürekli şirkete ödettiğini ve paralar aldığını, kendisinin aldığı paraların bir kısmını --- tarihli genel kurulda beyan ederek zapta geçirttiğini, davalı yanın haksız saldırısı neticesinde taraflar arasında gerginlik oluştuğunu, davalı yanın hakaretleri neticesinde ----- sayılı kamu davasının açıldığını, daha sonra davalı yana ---- yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek üzerinde...
Tarafların delilleri toplanarak, tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı ile mahkememizce yapılan ön inceleme duruşmasında zapta geçen beyanlar ve uyuşmazlık tespiti dikkate alınarak davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için dosya üzerinde inceleme yapmak suretiyle bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir....
Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, itirazın iptalini, icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ayıba karşı tekeffülden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, bu nedenle husumet itirazları olduğunu, işbu olayda iki tacir arasında alışveriş söz konusu olup tüketici talebinin sorumluluğunun müvekkile yüklenemeyeceğini, ayıptan sorumlu olması gereken kişinin üretici firma olduğunu, müvekkil şirketin bu konuya dahil edilmesi hakkaniyete aykırılık teşkil etmekte olduğunu, olayın müvekkili şirketin de mağduriyetine neden olduğunu, müvekkil şirketin davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, tüm izah olunan sebeplerle müvekkili şirket aleyhine ikame edilmiş olan davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir....
Davacı vekilinden soruldu: Zapta geçen ıslah dilekçemizi ve önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, harç ikmali için süre istiyoruz, ıslah dilekçemize karşı verilen cevaplar yönünden cevapları kabul etmiyoruz, zaman aşımı itirazı da yerinde değildir zira bize göre taraflar arasında sözleşme ilişkisi olduğu için 10 yıllık zaman aşımına tabidir, zaman aşımı süresi dolmamıştır, ayrıca 27/09/2022 tarihli dilekçemizde belirttiğimiz gibi davamız kısmi davadır ve bu nedenle ıslah ederek harç yatırdık, dedi. Davalı ----- Vekilinden soruldu: Zapta geçen dilekçemizi ve önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, zapta geçen dilekçemizde, rapora itiraz dilekçemizde ve cevap dilekçemizde ileri sürdüğümüz bütün itirazlarımızı tekrar ediyoruz, dedi. Davalı -----Vekilinden soruldu: Zapta geçen dilekçemizi ve önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, zapta geçen dilekçemizde, rapora itiraz dilekçemizde ve cevap dilekçemizde ileri sürdüğümüz bütün itirazlarımızı tekrar ediyoruz, dedi....
İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
ın davaya dahil edilmemiş olması ve sonradan vefat etti ise mirasçılık belgesi dosya kapsamına sunulmadan ve mirasçıları davaya dahil edilmeden yargılamanın bitirilmiş olmasının usule aykırı olduğunu, davalı murislerin zapta karşı tekeffüle konu satışa ilişkin verdikleri vekaletnamenin, dava konusu satıştan önce başka satışa da konu olduğundan, aslında dava konusu satışın hükümsüz olduğunu, vekilin yaptığı ilk satıştan sonraki satışların müvekkileri açısından sonuç doğurmayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, zapta karşı tekeffül nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.Dava konusu uyuşmazlık bakımından dava tarihinde yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 189 uncu maddesinde; "Bayi, satılan şeyin bir üçüncü şahıs tarafından bey'in akdi zamanında mevcut bir hak sebebi ile tamamen veya kısmen zaptedilmesinden müşteriye karşı mesul ve zamındır....
HMUK 186 ya (HMK 125) göre, davanın açılmasından sonra davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı isterse dava konusunu devralmış kişiye karşı davaya devam eder, isterse davasını devredene karşı tazminata dönüştürür. Mahkeme, dava görülmekte iken dava konusunun temlik edildiğini öğrenirse, re'sen davacı taraftan HMUK 186 ya (HMK 125) göre tercihini sormalı ve sonucuna göre hareket etmelidir. Davacı mahkemenin sorusunu cevapsız bırakırsa, davayı takip etmek istemediği sonucuna varılmalı ve 1086 sayılı HMUK 409 a (6100 sayılı 150) göre işlem yapılmalıdır. (KURU, Prof. Dr. Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, cilt: IV, sayfa: 3813 ve devamı) Eldeki davada, davalı müddeabihi daha tensip yapılmadan devrettiği halde mahkemece, beş yıla yakın süre Ağır Ceza Mahkemesindeki yargılama beklendikten sonra, yukarıda iktibas edilen zapta göre, davacı tarafa usulüne uygun tercihi sorulmadan husumet nedeniyle davanın reddi cihetine gidilmiştir....


