GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: A) Destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminat davasının zapta geçen şekilde konusuz kaldığı hususunun gözetilmesine; B) Manevi tazminat davası yönünden : 1-Davanın niteliğine ve dosya kapsamına nazaran hukuki yarar görülmediğinden keşif yapılmasına ve tanık dinlenmesine yer olmadığına, 2-HMK....
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali davası olup, takip konusu olan alacak trafik kazasından kaynaklanan araç hasarına ilişkindir. Her ne kadar dava dilekçesinde bu makineyi kullanamamaktan dolayı doğan zarar açıklanmış ve-------- kazada -------- kırıldığından dolayı zarardan bahsedilmiş ise de, gerek yapılan icra takibinin---- yönelik olması ------ celsemizde zapta geçirilen davacı vekili beyanından takibe ---- --- sadece-----gördüğü hasara ilişkin olduğu belirlenmiştir....
İcra Dairesi olarak hükmün zapta geçmesi gerekirken Ankara 1. İcra Dairesi olarak sehven zapta geçtiği anlaşıldığından gerekçeli kararda bu husus düzeltilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile Ankara 11....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/367 Esas KARAR NO: 2021/768 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 01/09/2020 KARAR TARİHİ: 03/11/2021 Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının sahibi olduğu, sürücü ---- tarihinde karıştığı tek taraflı kazada---- olduğu; ---- rayiç değeri ile davalı sigorta şirketinin ---teminatı altında olduğu ve pert olduğu için sigorta şirketi tarafından rayiç değerinin ödenmesi gerektiği; kazanın ve hasarın -----tarihinde davalı sigorta şirketine ihbar edildiği ancak ödeme yapılmadığı; ---- tahsili için başlatılan icra takibinin haksız itirazları ile durdurulduğu açıklanarak; ------plakalı ---- rayiç değerinin takip tarihi itibariyle yasal faizi ile tahsili için ----- tarihinde başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra yapılan itirazın iptali ile takibin...
Kök rapordan farklı tazminat hesabı yapılmasını gerektirecek yeni bir belge sunulmadığını ve kök rapordaki tazminat hesabının aynen geçerli olduğu , görüş, tespit ve kanaatini bildirilmiştir....
Karşı davalı asıl davada davacı vekili, müvekkilinin sözleşme şartlarına riayet etmediği ve davalı karşı davacının haklı feshi iddiasıyla alacak ve tazminat ile uğranılan zarar taleplerinde bulunmuşsa da söz konusu iddiaların ve taleplerin taraflarınca kabulü mümkün olmadığını itirazın iptali davasına karşılık karşı dava olarak iş bu alacak ve tazminat davası açılamayacağını, karşı tarafın dava davası zamanaşımına uğramış olup zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu ileri sürerek karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir....
'ye sattığını, ilgili bölgedeki dağıtım faaliyetlerinin davalı ... tarafından yürütüldüğü 2000 yılında meydana gelen olay neticesinde .... kişilerce müvekkil şirkete karşı açılan dava neticesinde icra yolu ile ....604,... TL ödemek zorunda kaldıklarını, görülen bu davaya dayanak olayın .../07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncesinde gerçekleştiğini, söz konusu olaydan kaynaklanan sorumluluğunun davalı ... 'ta olduğunu belirterek ....604,... TL'in ödeme tarihi olan 27/03/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir....
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, davalı gerek zapta karşı tekeffül hükümlerine ve gerekse tapu kaydının düzenli oluşturulup tutulmamasından dolayı davacının gerçek zararından dolayısı ile dava tarihindeki rayiç değerden sorumludur. Ne var ki somut olayda mahkemece tazminat denkleştirici adalet ilkelerine göre hesaplanmış. Ancak bu husus davacı tarafından temyiz edilmemiştir. Bu durumda yukarıda açıklanan ilkeler ışığında hüküm altına alınan tazminat miktarından her iki davalı müteselsilen sorumlu olup mahkemece de bu husustaki ilkeler doğru şekilde takdir ve isabet ile değerlendirilmiştir. O halde mahkemece verilen hükmün onanması gerekirken aksi yöndeki sayın çoğunluk kararına katılamıyoruz....
Ayrıca aynı Kanunun 253. maddesinde kiralayanın zapta karşı sorumluluğu düzenlenmiştir. Davalı kiralayan bir üçüncü kişinin kiralananda kiracının hakkıyla bağdaşmayan bir hak ileri sürmesi durumunda kiraya veren, kiracının bildirimi üzerine davayı üstlenmek ve kiracının uğradığı her türlü zararı gidermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Nitekim yeni Türk Borçlar Kanunu 309. maddesi ile paralel bir düzenleme getirilmiştir. Olayımızda, davalı belediyece yapılan imar parselasyon işleminin idare mahkemesince iptali üzerine dava konusu büfenin bulunduğu parsel üzerindeki mülkiyet hakkı son bulduğundan sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh etmiştir. Davalı belediyenin zapta karşı tekeffül borcu bulunduğundan haksız fesh edilen sözleşmeden dolayı davacı kiracının zararlarının tazmin edilmesi gerekir....
Aynı surette davacının söz konusu malzeme ve ekipmanların yeniden yapımı için geçecek süreden dolayı uğramış olduğu kâr mahrumiyeti (yoksun kalınan kâr) niteliğindeki 50.000,00-TL'lik maddi tazminat talebinin ise ayıba karşı tekeffülden doğan tazminat talepleri kapsamında bir zarar ve ziyan talebi olduğu gözetilerek ve yukarıda belirtilen gerekçeler çerçevesinde yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiştir....


