DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı iş sahibinin yükleniciden sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası UYAP üzerinden getirtilerek incelendiğinde; davacı-karşı davalının .... İnş.Gıda Tur.Ltd.Şti., davalı-karşı davacının ... San.ve Tic.Ltd.Şti., asıl davanın 02/01/2018 tarihinde açılan eser sözleşmesinden kaynaklı yüklenici sahibine olan eser bedeli alacağının tahsili, karşı davanın 17/04/2018 tarihinde açılan aynı sözleşmeden kaynaklı iş sahibinin yükleniciden sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle maddi tazminat davası olduğu, dosyanın derdest olup duruşmasının 28/02/2023 tarihine atılı bulunduğu anlaşılmıştır....
Vakıflar Bölge Müdürlüğü görevinden yargı kararına rağmen alınması, hakkında verilen yargı kararının yerine getirilmemesi nedeniyle, uğradığını öne sürdüğü ...- lira maddi, ...- lira manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesini istemektedir. Savunmaların Özeti: Yargı kararların süresinde yerine getirildiği, tazminat şartlarının gerçekleşmediği öne sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: Anayasanın 138. ve 2577 sayılı Kanunun 28. maddesine göre, idarelerin yargı kararlarını yerine getirme zorunluluğuna uymamaları nedeniyle davacının uğradığı maddi ve manevi zararın yasal faiziyle birlikte "ağır hizmet kusuru" ilkesine göre tazminine hükmedilmesi gerektiği düşünülmüştür. Danıştay Savcısı: ... Düşüncesi: Davacı, yargı kararının yerine getirilmemesi nedeniyle uğradığı ...-TL. maddi, ...-TL. manevi zararın yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesini istemektedir....
ile dava hakları saklı kalmak kaydı ile , hukuka aykırı tedbirlerin kaldırılması, Sayın Mahkeme Heyeti tarafından ivedilikle davaya ilişkin red kararı verilmesini talep etmiştir....
KARŞI OY Davacı işe iade kararının keşinleşmesinden sonra süresi içinde işverene işe başlamak için başvuruda bulunduğunu, davalı işverence işe davet edilip işe başlatıldığını, ancak boş bir odaya alınıp iş verilmediğini, bilgisayar şifresinin açılmadığını, yemek kartının yüklenmediğini, satış için müşterilerinin devredilmediğini, daha önce imzalamadığı için işvereninin iş akdinin feshine konu ettiği iş koşullarını değiştiren ve cezai şart koşulu bulunan “Rekabet Yasağına İlişkin Sözleşme”nin işverence imzalanmasının istendiğini, bu sözleşmeyi imzalamayı kabul etmediği için yeniden iş akdinin feshedildiğini böylece yargı kararının uygulanmadığını bildirerek manevi tazminat talep etmiştir. Mahkeme kararlarının uygulanması bir hukuk devletinde o kadar önemlidirki, mahkeme kararının yerine getirilmemesi kanuna aykırı davranıştan daha ağır bir kusur olarak kabul edilmektedir. Yargı kararını yerine getirmeme hukuka aykırı bir eylemdir....
KARŞI OY Davacı işe iade kararının keşinleşmesinden sonra süresi içinde işverene işe başlamak için başvuruda bulunduğunu, davalı işverence işe davet edilip işe başlatıldığını, ancak boş bir odaya alınıp iş verilmediğini, bilgisayar şifresinin açılmadığını, yemek kartının yüklenmediğini, satış için müşterilerinin devredilmediğini, daha önce imzalamadığı için işvereninin iş akdinin feshine konu ettiği iş koşullarını değiştiren ve cezai şart koşulu bulunan “Rekabet Yasağına İlişkin Sözleşme”nin işverence imzalanmasının istendiğini, bu sözleşmeyi imzalamayı kabul etmediği için yeniden iş akdinin feshedildiğini böylece yargı kararının uygulanmadığını bildirerek manevi tazminat talep etmiştir. Mahkeme kararlarının uygulanması bir hukuk devletinde o kadar önemlidirki, mahkeme kararının yerine getirilmemesi kanuna aykırı davranıştan daha ağır bir kusur olarak kabul edilmektedir. Yargı kararını yerine getirmeme hukuka aykırı bir eylemdir....
Dolayısıyla senet üzerindeki imzanın ... ait olduğu mahkeme kararıyla tescillenmiştir. Yine davacı taraf aynı iddiaları, -----İcra Hukuk Mahkemesinin -----Esas ve ----- Karar sayılı dosyasında ileri sürmüş ve yerel mahkeme davacının taleplerini reddetmiş ve bu karar Yargıtay tarafından onanmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki mahkeme kararının yerine getirilmemesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 02/04/2019 gün ve 2018/4882-2019/1953 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’un 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü....
Bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilir.” hükmünü haizdir. Anılan emredici düzenlemeye göre taraflar, delil olarak dayandıkları belgeleri dilekçelerine ekleyerek vermek ya da başka yerden getirilecekse, bunu belirtmek zorundadırlar. Şayet taraflar, bu konuda yapmaları gereken işlemleri eksik bırakmışlarsa, tahkikata başlamadan önce taraflara son kez kısa bir süre verilerek bu eksiklikleri tamamlamaları düşünülmüştür....
Taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca yapılan inşaatın geldiği seviye nazara alındığında sözleşmenin feshi talebinin reddi isabetli ise de davacı birleşen dosya davalısının edimlerini süresinde yerine getirmediği yapılan yargılama sonucu belirlenmiş bulunduğundan, mahkemece hüküm altına alınan kira tazminat bedeli ve yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesi sağlanmadan teminat dairesi tapusunun müdahil lehine tescili doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken mahkeme veznesine depo edilmesine karar verilen eksik iş bedeli yanında kira tazminatı ve yapı denetim ücretininde ödenmesi sağlanarak veya birlikte ifa kuralı göztilerek bir karar vermekten ibarettir....
Bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28/1 maddesi gereğince de; idare, idare mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin işlem yapmak ve eylemde bulunmak zorunda olup, bu süre hiçbir biçimde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Aynı maddenin 4. fıkrası, mahkeme kararlarının otuz gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde, ilgili idare aleyhine dava açılabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabilir hükmünü getirmiştir. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın husumetten reddi doğru olmadığından işin esasına girilerek hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir....


