Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. .." hükmü yer almaktadır. Kanunun açık hükmü uyarınca davacının dava açma hakkı olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Hal böyle olunca; davalı borçlu ...’a hükmün tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması, tebliğ edilmiş ise tebligat parçalarının dosya arasına konulması; tebliğ edilmemiş ise, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca tebliğ edilerek temyiz sürelerinin beklenmesi, bu kez de geri çevirme kararının gereğinin yerine getirilmemesi durumunda ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulacağının bilinmesi,bizzat mahkeme Hâkimi tarafından geri çevirme gereğinin yerine getirildiğinin kontrol edilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 02.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki mahkeme kararının yerine getirilmemesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 22/06/2020 gün ve 2020/2199-2020/2157 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’un 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü....
Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 02.03.2009 gün ve 490-45 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Taraflar arasındaki uyuşmazlık yargı kararının yerine getirilmemesi nedeniyle tazminat istemine ilişkin bulunduğundan kararın temyizen incelenmesi görevi Yargıtay Yüksek 4.Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 4.Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 29.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dava dilekçesinden açıkça idare mahkemesinin kararının uygulanmaması sebebine de dayanıldığı anlaşılmaktadır. İdari Yargılama Usulü Kanununun 28/4. maddesinde de; "Mahkeme kararlarının (otuz) gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgilinin kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine tazminat davası açılabileceği" belirtilmiştir. Mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 31/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Aynı maddenin 4. fıkrası gereğince, mahkeme kararlarının otuz gün içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi durumunda ilgili kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi hakkında tazminat davası açılabilir. Somut olayda davacı, davalıların yargı kararını uygulamadığı gerekçesiyle zarara uğradığını iddia ettiğine göre davacının istemi ve yukarıdaki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde davalılara husumet düşeceğinin kabulü ile işin esasına girilmek gerekirken yanlış değerlendirmeye dayalı olarak verilen kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 990.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 21/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Ancak fıkranın dava tarihinde yürürlükte bulunan hâli “Mahkeme kararlarının (otuz) gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi hâlinde ilgili, idare aleyhine dava açılabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabilir.” şeklindedir. Bu hüküm uyarınca idari yargı kararının yerine getirilmemesi durumunda kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine adli yargıda manevi tazminat davası açılması mümkün bulunduğundan, mahkemece uyuşmazlığın esasının incelenmesi sırasında bu maddi olgu hakkında da değerlendirme yapılarak bir hüküm kurulması gerekirken mahkemece bu talebin daha önce İdare Mahkemesinde ileri sürüldüğü gerekçesiyle davacının dayandığı bu olgu hakkında bir karar verilmemiştir....
İdarenin mahkeme kararlarını yerine getirmekten kaçınması veya icrada gecikmesi yolundaki davranışı süregelen bir tutumu ifade ettiğinden ve mahkeme kararı zamanın geçmesi ile uygulanması gerekliliğini ve etkisini yitirmeyeceğinden bu halin doğurduğu zararların talep ve dava edilmesini bir süreyle sınırlamak mümkün değildir. Her ne kadar 2577 sayılı Yasanın 28. maddesinde otuz günlük bir yerine getirme süresi öngörülmekte ise de, bu sürenin doğrudan kararı uygulamakla görevli olan idareye yönelik olduğu açık olup anılan maddeye göre açılacak davaların tabi olacağı süre gösterilmemiştir. İptal kararlarının yerine getirilmemesi hali ne kadar uzun sürerse sürsün, bu durum iptal kararının idare tarafından yerine getirilmesi sorumluluğunu sona erdirmez....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/04/2023 KARAR TARİHİ : 13/04/2023 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında İzmir İli, ... İlçesi, ... Mevkiinde bulunan ... ada, ... parselde bulunan ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi HÜKÜM : Mahkumiyet Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun 30.11.2022 tarihli ve 2022/Bşk-46 Esas, 2022/175 Karar sayılı kararı ile; "Mahkeme sanığın eyleminin yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçunu oluşturduğu kabulüyle TCK'nın 98/2. maddesi gereğince mahkûmiyet hükmü kurmuş olup 27.03.2019 olan tebliğname tarihi itibarıyla uygulanması gereken 30.01.2019 tarihli ve 2019/1 sayılı iş bölümüne göre bu suçun da Yargıtay 4. Ceza Dairesinin görevinde bulunduğu anlaşılmakla temyiz incelemesinin yetkili ve görevli olan Yargıtay 4. Ceza Dairesince yapılması gerekmektedir. Bu itibarla, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin görevsizlik kararı isabetli bulunduğundan, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli ve 5233-29832 sayılı görevsizlik kararının KALDIRILMASINA, dosyanın temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay 4....


