Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. (1086 sayılı HUMK.md.76, HMK.md.33) Dosya kapsamına göre davacı, doğrudan gelir desteği verilmesine ilişkin talebinin reddine dair karar üzerine idari yargıda açtığı davayı kazanmasına rağmen kurum yetkilisi olan davalının mahkeme kararını kasten yerine getirmemesi nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini talep etmiş, dava dilekçesinde açıkça belirttiği bu hususu 17.11.2009 tarihli duruşmada tekrarlamıştır. Bu haliyle dava, dosyadaki bilgi ve belgeler ile ileri sürülüşe göre, mahkeme kararının kasten yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkin olup ödenmeyen doğrudan gelir desteği ile ilgili değildir. Bu durumda, dava tarihinde alacak miktarının Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırı olan 7.080,00 TL’den az olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir....
DAVA TÜRÜ : Mahkeme kararının yerine getirilmemesi DOSYANIN DAİREYE GELİŞ TARİHİ: 03.12.2015 DURUŞMA İSTEMLİ K A R A R Mahkeme tarafından yapılan nitelendirmeden de anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık, imar uygulamasına ait parselasyon planlarının eski hale getirilmesine ilişkin İdare Mahkemesi Kararı'nın uygulanmamasından dolayı açılan maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkin bulunduğuna göre, Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 19.01.2015 tarih 2015/8 sayılı Kararı ile hazırlanıp, 22.01.2015 tarihli ve 29244 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (4.)...
Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, mahkeme kararının yerine getirilmemesi nedeniyle 502.451,91 TL maddi, 10.000-TL manevi tazminat verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ......
a yönelik tüm, davalı ... ile ilgili maddi tazminat istemine yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının, davalı ... ile ilgili manevi tazminat istemine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava, mahkeme kararlarının hiç yahut gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28/4. maddesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, müvekkilinin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mezbahalar Müdürlüğü görevini yürüttüğü sırada, dönemin belediye başkanı ve genel sekreter yardımcısı olan davalıların onayı ile yapılan müteaddit atama işlemlerine karşı, idare mahkemelerinde açtıkları davalarda verilen yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarının, davalılarca hiç veya gereği gibi yerine getirilmediğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur....
"İçtihat Metni"Daire : BEŞİNCİ DAİRE Karar Yılı : 1992 Karar No : 983 Esas Yılı : 1989 Esas No : 199 Karar Tarihi : 16/04/992 SAVUNMA VERİLMEMESİ VE ARA KARARI GEREĞİNİN YERİNE GETİRİLMEMESİ HALİNDE MAHKEMENİN 2577 SAYILI YASANIN 20/2.MADDESİ GEREĞİNCE YAPTIRIMI DA BELİRTMEK SURETİYLE İKİNCİ BİR ARA KARARI VERMESİ VE ANCAK BU ARA KARARI GEREĞİNİN DE YERİNE GETİRİLMEMESİ HALİNDE DOSYADAKİ BİLGİ VE BELGELERİ DEĞERLENDİREREK HÜKÜM KURMASI GEREKTİĞİ HK. İL Müdürlüğünde şoför olan davacı, sıra tahsisli olarak tahsis edilen lojmanı oturma süresini doldurduğundan bahisle, yolunda tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açmıştır....
Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, mahkeme kararının yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan 3.854.190,22 TL maddi zararın idareye başvuru tarihi olan 11/09/2017 tarihinden, talep edilen 100.000,00 TL manevi tazminatın ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istenilmektedir....
Mahkemece, Anayasa’nın 129/5 ve Devlet Memurları Kanunu’nun 13. maddeleri gerekçe gösterilerek kamu görevlilerine husumet yöneltilemeyeceğinden, davanın husumetten reddine dair verilen karar, Dairemizce, yargılama esnasında yürürlüğe giren 21/2/2014 tarih ve 6526 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile İYUK'un 28/4 maddesinde değişikliğe gidildiği, mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi halinde tazminat davasının ancak ilgili idare aleyhine açılabileceği ancak, her davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemelere tabi olduğundan, bu yasa değişikliğinin yürürlük tarihinden sonra açılan davalar için uygulanabileceği, dava tarihinde yürürlükte bulunan İYUK'un 28/4. maddesi gereğince yargı kararını uygulamayan kamu görevlileri aleyhine de tazminat davası açılabileceği gerekçesiyle davacı talebi de açıklatılmak üzere bozulmuştur....
günlük süre içerisinde yerine getirilmemesi üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin yürütmenin durdurulması kararının uygulanmaması nedeniyle uğranılan manevi zarar karşılığı 100.000.YTL nin tazmini istemiyle bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır....
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 158,10 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 10.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır." hükümleri; "İtiraz olunabilecek kararlar" başlıklı 267. maddesinde, "Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir." hükmü yer almaktadır. Türk Ceza Kanunu'nun "Bileşik suç" başlıklı 42. maddesinde, "Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir....


