Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, 231 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir. Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından, 231 inci maddenin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır.” hükmü, 255 inci maddesinde; “(1) Aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda, ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır.” hükmü yer almıştır....
devam etmesi halinde müvekkilinin çok büyük maddi ve manevi kayıplarının olacağını, davacı tarafın kendisinden kaynaklanan nedenlerle edimlerini yerine getirmediğinin açık olduğundan dolayı müspet ve menfi zarar talep etme hakkının bulunmadığından bahisle davanın reddine, tedbir kararının devamına yönelik verilen tedbir kararının kaldırılmasına, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin karış tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir....
(M) KARŞI OY YAZISI Dava, İdari Yargı kararlarının kasten yerine getirilmemesi nedeniyle uğranılan zararlarla ilgili açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Bu davaların yani İdari Yargı kararlarının kasten yerine getirilmemesi nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davalarının yasal dayanağı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28/4. maddesindeki düzenlemedir. Aslında bu düzenlemedeki “Kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabilir.” Hükmü, Anayasamızın “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydı ile ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.” hükmünü içeren 129/5 maddesine açıkça aykırıdır. Ancak, Anayasa Mahkemesi verdiği 27/09/2012 tarih E. 2012/22 – K. 2012/133 sayılı kararı ile bu düzenlemeyi Anayasa aykırı bulmamış ve iptal etmemiştir....
Anayasa’nın 138/4. maddesi gereğince; yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28/1. maddesi gereğince de; idare, idare mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereklerine göre gecikmeksizin işlem yapmak ve eylemde bulunmak zorunda olup bu süre hiçbir biçimde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Aynı maddenin, dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 4. fıkrası gereğince, mahkeme kararlarının otuz gün içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi durumunda ilgili kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi hakkında tazminat davası açılabilir. Kamu görevlilerinin, yargı kararını yerine getirmemesi kişisel kusur oluşturur ve hiç bir biçimde görevle ilişkilendirilemez. Bu sava dayanan davaların, Anayasa m.129/5 kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir....
Dosya kapsamından, davacının yargı kararının uygulanmaması nedeniyle manevi tazminat istediği anlaşılmaktadır. Yargılama esnasında yürürlüğe giren 21/2/2014 tarih ve 6526 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile İYUK m.28/4'te değişikliğe gidilmiş, mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi halinde tazminat davasının ancak ilgili idare aleyhine açılabileceği öngörülmüştür. Ancak, her dava açıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemelere tabi olduğundan, bu yasa değişikliği yürürlük tarihinden sonra açılan davalar için uygulanabilecektir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan İYUK 28/4. maddesi gereğince yargı kararını uygulamayan kamu görevlileri aleyhine de tazminat davası açılabilir. Şu halde, mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken, davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir....
Dosya kapsamından, davacının yargı kararının uygulanmaması nedeniyle manevi tazminat istediği anlaşılmaktadır. Yargılama esnasında yürürlüğe giren 21/2/2014 tarih ve 6526 sayılı Kanun'un (yürürlük tarihi 06/03/2014) 18. maddesi ile .. m.28/4'te değişikliğe gidilmiş, mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi halinde tazminat davasının ancak ilgili idare aleyhine açılabileceği öngörülmüştür. Ancak, her dava açıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemelere tabi olduğundan, bu yasa değişikliği yürürlük tarihinden sonra açılan davalar için uygulanabilecektir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan .. 28/4. maddesi gereğince yargı kararını uygulamayan kamu görevlileri aleyhine de tazminat davası açılabilir. Şu halde, mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken, davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir....
temyiz eden davalıların tüm, temyiz eden davacılar ..., ... ve ...’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Temyiz eden davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince: Asıl ve birleşen dava, mahkeme kararının yerine getirilmemesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen tazminat davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 01.03.2016 gün ve 2014/7275 Esas, 2016/1271 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Davacılar, davalı ile aralarında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğunu, sözleşmeden kaynaklı edimlerin davalı tarafça süresinde yerine getirilmemesi üzerine ....02.2010 tarihli taahhütnamenin taraflarına verildiğini, bu taahhütnamede, eksikliklerin süresinde yerine getirilmemesi durumunda aylık ....000,00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ayrıca eksik işler bulunduğunu ileri sürerek, ....04.2010-06.03.2011 arası 200.000,00 TL kira tazminatının davalıdan tahsili ile eksik işlerin giderilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kısmen aynı konu ile ilgili derdest dava bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 31/07/2013 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumet nedeniyle reddine dair verilen 26/03/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, mahkeme ilamının yerine getirilmemesi nedenine dayalı maddi ve manevi tazminat ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece dava husumet nedeni ile reddedilmiş; karar davacılar tarafından temyiz olunmuştur....
Maddesinde temerrüt hususu açıkça düzenlendiğini, 14.1... ' Müşterinin bu sözleşmeye göre ödemesi gereken ana para, faiz, komisyon masraf ve mali yükümlülükler ile diğer ödemelerin süresinde ödenmemesi, sözleşmede ver alan ve müşteri tarafından kabul edilen, beyan ve taahhüt edilerek yerine getirilmesi üstelenilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ya da sözleşmeye aykırı hareket edilmesi, müşteri tarafından verilen Kredi KullandırımTalimat'ında veya Yatırım Planında ya da Teşvik Belgesinde belirtilen hususlara aykırı hareket edilmesi hallerinde, borçlar muacceliyet kazanacaktır....


